Gözyaşlarımızı bitti mi sandın?

a
a
Çarşamba, 21 Temmuz 2010 - 05:00

Başbakan’ın konuşmasından anladığım kadarıyla referanduma “evet” deyince otomatikman “darbeye hayır” demiş oluyoruz!

Haliyle bütün evetciler demokrat, bütün hayırcılar da darbeci...

Hem “hayırcı” hem “demokrat” olunamıyor! (Ben bu sözü bir yerden hatırlıyacağım ama nereden?)

***

Madem demokrat olmak bir kuru bir “evet” demeye bakıyor...

Diyelim o zaman!

***

Velev ki “evet” dedik...

12 Eylülcülere hesap sorulabilecek mi?

Hayır.

12 Eylül’ün kalıntılarından kurtulanabilecek mi?

Hayır.

YÖK kalkacak mı?

Hayır.

Cumhurbaşkanının elindeki ‘kral’ yetkileri alınacak mı?

Hayır.

***

Eeee? Bu nasıl “evet” demekse sonu hep “hayır”a çıkıyor!

***

Başbakan’ın duygusal konuşmasına gelince...

Erdal, Hüseyin, Mustafa ve Necdet 12 Eylül’ün demokrasi şehitlerinden sadece dördü...

7 yıldır hiçbir 12 Eylül isimlerini anmayıp, bir temmuz sabahı gözyaşları içinde hikayelerini anlatıp referanduma bağlamak siyaset yapmak değil midir?

Pardon!

Ben yanlış hatırlıyorum herhalde...

“Şehitleri siyaset malzemesi yapmayın” diyen Papandreu muydu?