Güler: Hakim kararı olmadan eve girilemez

İçişleri Bakanı Güler, “Hakim kararı olmadan kimse bir eve giremez” dedi

11 Kasım 2013, Pazartesi 21:54
A A

İçişleri Bakanı Muammer Güler, öğrenci evleri tartışmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

NTV’de ‘45 Dakika’ programına katılan Güler, "Hakim kararı olmadan kimse bir eve giremez" dedi.

"Özel hayatın korunması, konut mahremiyeti, bireysel haklar hukukun teminatı altındadır. Anayasanın, kanunun, evrensel hukukun ve tabiki bu yasaları uygulamakla mükellef olan devlet kuruluşlarının teminatındadır" diyen Güler şunları söyledi:

"Özel hayata müdahale anlamında eskisine nazaran alabildiğine özgürlüğe doğru bir gidiş var. AK Parti hükümetleri döneminde, bireysel özgürlüklerin geliştirilmesi anlamında çok köklü reformlar yapıldı.

Son dönemdeki tartışmalara gelince, özel hayatın gizliliğini; yani hem konut dokunulmazlığı hem aile mahremiyeti hem de kişilerin kendi tercihleri... Önemli olan farklılıklarla bilikte yaşamalktır. Bunları içinize sindiremiyorsanız, bunlara tahammülünüz yoksa o zaman ortada hoşgörü yok demektir. Kaldı ki kanunlara teminzat altına alınan bir durumdan bahsediyoruz.

Öğrenci evlerine girilmesi meselesine gelirsek... Konu o kadar karmaşık ele alındı ki. İçişleri Bakanı olarak, ben olaya ilk olarak konut dokunulmazlığının korunması anlamında bnakarım. Vatandaşlara şunu söylüyorum: Kimsenin evine hiç kimse kimse; hangi yetkili olursa olsun hakim kararı olmadan giremez. Bu açık...

"HAKİM KARARI ŞART"

Mehmet Barlas: Televizyonlara görürüz. Polis kapıyı koçbaşı ile kırarak içeriye girer. Bu da hakim kararıyla mı olur?

Arama kararı gereğince, polisin aç uyarısının dikkate alınmadığı hallerdir. Malumunuz uyuşturucu ve terör evlerine girilmemesi için alınan tedbirler vardır. Biz 11 kapının olduğu evler gördük. Onların hepsi hakim kararı olmadan girilemeyecek yerlerdir.

Türk hukukunda, önleyici kolluk olarak polis ve jandarmanın görevleri bellidir ve kanunda bunlar sayılır. Bunların hangisi olursa olsun hakim kararı olmadan eve girilemez.

MANİSA VE AFYON'DAKİ OLAYLAR

Son iki günde iki olay gazetelere yansıdı. İnceledim ve valilere de 'açıklama yapın' talimatı verdik. İlki, ‘Manisa’da bir eve girildi, kimlik soruldu’ dendi. Oradaki olay şöyle. Aynı apartmanda oturan kişiler ‘gürültü yapılıyor’ ihbarında bulunmuşlar. Polis gelmiş ve dışarıdan dinleme yaparak gürültü yapıldığını tespit etmiş. 'Gürültü yapıyorsunuz' denmiş ve idari para cezası uygulanmış. Asla kimlik sorma, içeriye girme, burada kim oturuyor, kız mı erkek mi şeklinde sorgulama yok...

Afyon'dan intikal eden diğer konu. Önleme aramasını polis umuma açık yerlerde yapar. Kimlik sorarak yapar. Ama kimlik sorduğu kişiden şüphelendiğinde, bir arama yapması gerekiyorsa hakim kararıyla bunu yapabilir. Nitekim Afyon Sulh Ceza Mahkemesi'nden alınmış karara göre yapılmış bir aramadır ve neticesinde ele geçirilen birçok suçlu vardır.

Şunu söylemeye çalışıyorum. Kimse kimsenin kapısını açıp, 'burada kız, erkek mi oturuyor yoksa beraber mi oturuyorsunuz' diyemez...

"GENÇLERİ KORUMAK ZORUNDAYIZ"

Mehmet Barlas: Bir valimizin vatandaşın yanlış davranışına gösterdiği tepkiyi gördük. Her bürokrat yasalara uymak durumunda değil...

Uymayışı o sistemin geçerli olduğu anlamına gelmez. O görevlinin yanlış uyguladığı anlamına gelir...

Anayasada gençlerin korunmasına ilişkin hüküm var. Suçtan, cehaletten, uyuşturucudan... Türkiye'de apart daire diye bir olay var. İnternetten bakın sayıları binlerce. Bunların birçoğunun suç işlemek amacıyla kulanıldığı ortada. Açık söylüyorum, yapılan operasyonlardan ortaya çıkan, fuhuş amacıyla kulanılıyorlar. Ben bir şey daha söyledim. 'Öğrenci evleri terör evleridir' demedim ama. Terör örgütlerinin taban kazanırken kız-erkek ilişkilerini kullanmada çok mahir olduğunu söyledim. Biz gençleri korumak durumundayız. Bu apart dairelerin bir kısmı ama hepsi değil, yurt veya pansiyon gibi sürekli kulanılan bir yer durumuna sokuluyor. Bunun zararı ne diyeceksiniz. Eğer yurt-pansiyon gibi çalıştırırsanız bir takım kurallara uymak zorundasınız. Sağlık, imar, yangından korunma, nöbetçi öğretmen gibi...

BAŞBAKAN'IN HER SÖZÜ TALİMAT MIDIR?


Mehmet Barlas: Bütün bu söylediklerinizle, özel hayat, evlerin dokunulmazlığı yasalarla belirlenmiş durumda. Ama bazı idarecilerin öyle söylemleri var ki... Bir vali 'Başbakan’ın sözleri talimattır, gereğini yapacağım' dedi ve ortalığı karıştırdı. Bu tür ölçüsüz ve kamuoyunun kafasını karıştırıcı davranışlar sizi etkilemiyor mu?

Ben bir genelleme yapmak istemem ama bu konuda Başbakan’ın sözü tabi ki talimattır da (Mehmet Barlas: Başbakan’ın her sözü talimat mıdır? Bir siyasi söylem talimat olabilir mi?) Efendim hukuk devletindesiniz. Zaten Sayın Başbakan da hangi sözleri talimat, hangi sözleri düşünce ve görüş ifadesi, hangi sözleri siyasi tercihi ifade ediyor... Bunlar farklı şeyler. Sayın Başbakan 'Biz muhafazakar demokrat bir partiyiz' dedi. 'Üniversite öğrencilerinin aynı evde kalmasını tecih edemeyiz' dedi.Tercihtir ve buna kimsenin diyecek bir şeyi yok. Bu, orada kalan insanları bas, götür diye bir şey yok. Ayıpla, günahla uğraşmak başka suçla, kabahatle uğraşmak başka...

Şunu söylemeye çalışıyorum.  Gençlerin korunması devletin görevi. Anne ve babaların çocuklarının nerede kaldığını bilme hakkı var. Biz onlara diyoruz ki; çocuklarınız bir takım terör örgütlerinin ve başka amaçların aleti olabilirler. Bunlarla ilgili önlem alın, devlet de alacak. Zaten önümüzdeki günlerde İçişleri Bakanlığı'nın çıkaracağı genelgede apart daire dediğmiz veya ruhsata bağlandırılmamış yurt ve pansiyon gibi kullanılan yerlerle ilgili düzenleme yapacağız...

Bakın! Önlem aramasının konutta, yerleşim yerinde, özel ofiste yapılamayacağına dair kanunda açık hüküm var...

BAKAN TEMİNAT VERDİ

Mehmet Barlas: Başbakan'ın ya da herhangi bir siyasi görevlinin siyasal söylemleri idari talimat değildir. Bir valinin Başbakan’ın siyasi söylemlerini alıp, 'bunu aldım, gereğini yapacağım' demesi yanlıştır değil mi?

Zaten kanunsuz emirle ilgili anayasa da düzenleme var. Zaten Sayın Başbakan’ın da böyle bir talimatı yok. Sayın Başbakan da hukukun dışında talimat vermiş değil. Siyasi tercihi ifade etmek demokrasinin bir gereğidir...

Vatandaşlarımız rahat olsunlar. Bu konuda İçişleri Bakanı ve hükümetin bir üyesi olarak teminat veriyorum. Sayın Başbakan’ın da aynı kanaat içerisinde olduğunu bilerek söylüyorum. Özel hayatın dokunulmazlığı, bireysel hakların ve özgürlüklerin korunması esastır. Hukuk devleti kuralları içerisinde, kanun neyi emretmişse o yapılır. Asla konutlara, özel hayata dokunma olmaz. Polisin denetim yetkisi içerisinde ve kanunda sayılan özel haller dışında bir şey yapılması söz konusu değildir. Kolluk kuvvetleri de bunun bilincindedir...
 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;