Güzelleşmenin doğal yöntemi: Yağ transferi

Yağ dolgusu operasyonları vücudun hemen her bölgesinde kullanılıyor. Böylece popo doldurmak, meme büyütmek, ayak bileği kalınlaştırmak, bacaklara şekil vermek sorun olmuyor. İşlem basit: Vücudunuzdaki fazla yağ alınıyor, yağın az olduğu yerlere enjekte ediliyor

Güzelleşmenin doğal yöntemi: Yağ transferi

Böylece fazla yağdan kurtulurken yağ azlığı yüzünden konturunu kaybeden bölgenizi şekillendiriyorsunuz. Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Y. İlker Manavbaşı yağ dolgusu işlemiyle ilgili merak edilenleri açıklıyor.

HABER: Esra ÖZÜBEK

eozubek@elle.com.tr

Fazla yağlarımızın gün gelip de sihirli değnek gibi etki edeceği kimin aklına gelirdi ki? Ama tam da böyle. Günümüzde, vücudun herhangi bir bölgesinden alınan fazla yağ, eksik yağ nedeniyle konturunu kaybeden sorunlu bölgelere enjekte ediliyor. Böylece bölgesel yağ fazlalığından kurtulurken ovalini ya da gerginliğini kaybetmiş bölgelerin yarattığı sorunları da gidermiş oluyorsunuz. Söz konusu olan işlem, yağ transferi. Bu yönteme, yağ şekillendirme anlamına gelen liposculpturing, liposhaping gibi isimler de veriliyor.

Baştan yarat beni

İşlemin detaylarına gelince: Yağ fazlalığı olan bölgelerden liposuction yöntemi ile alınan yağlar, özel kanüllerle, yağ eksikliği olan bölgelere veriliyor. Bu bölgeler genelde yüz, meme, basen arası, poponun üst kısmı, uyluk iç-orta kısmı ve baldırlar. Verilen miktar, liposuction ile alınan yağ dokusuna bağlı olarak toplamda 1 litreye yaklaşabilir. Verilen yağın yüzde 30-40’ı birkaç ay içinde vücut tarafından emilse de kalan miktar hastayı memnun etmeye yeterli oluyor. Alınan yağ miktarı da enjekte edilecek bölgenin durumuna göre değişiyor. Örneğin yüze ve ellere 15-45 cc yağ enjekte etmek yeterli olurken popoya ve memeye 600-700 cc enjekte edilebiliyor. Anestezinin lokal veya genel olması da alınacak yağın miktarına göre değişiyor. Sadece yağ enjeksiyonu yapılacak ise sedasyon ve lokal anestezi yeterli oluyor. Bu işlem başka bir ameliyat ile beraber yapılacaksa genel anestezi tercih ediliyor.

Yağ hemen kullanılmalı

Alınan yağ, o anda, özel santrifüj işleminden hemen sonra transfer ediliyor. Çünkü yağ, saklamaya pek de müsait bir doku değil. Bunu anlatmayı konunun uzmanına, Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Y. İlker Manavbaşı’na bırakalım; “Yağ dokusu çok hassastır. Sıcaklık, kuruma, fiziksel stres yüzünden canlılığını hemen kaybeder. Bu yüzden, sonradan kullanmak amacıyla yağı saklamamak gerekir. Saklayabilirsiniz tabii ama canlı yağ hücresi sayısını ciddi miktarda azaltmış olursunuz. Doğrusu, vücuttan alınan yağların en kısa sürede tekrar vücuda verilmesidir. Yaklaşık bir saat içinde bu işlemin tamamlanması gerekir.”

Hem doğal, hem risksiz

Yağ, liposuction kanülleri ile alınıyor. Bu kanüller çok ince olduğu için birkaç milimetrelik kesi yeterli oluyor. Bu küçük operasyonda yağ çekilen yer kendiliğinden iyileşiyor, yara izi kalmıyor. Hatta hastalar işlem yapılan yeri bile fark edemiyor. Operasyondan birkaç gün sonra, oluşabilecek morluklar geçtikten sonra denize ve havuza girebiliyorsunuz. Zaten birkaç gün içinde de normal hayatınıza dönebiliyorsunuz. Op. Dr. Y. İlker Manavbaşı yöntemin kesinlikle güvenilir olduğunu şu cümlelerle anlatıyor; “Enjekte edilen yağ, kişinin kendi dokusu olduğu için vücudunun kabul etmemesi, tepki vermesi gibi sorunlar yaşanmaz. Yağın verildiği yerlerde kalıcı dolgunluk elde edilir. Travma, yaşlanma, yanık, doğumsal sebeplere bağlı yumuşak doku azlığı durumlarında yağ enjeksiyonu ideal çözümdür. Enjekte edilen yağ dokusu, içindeki kök hücreler sayesinde, verildiği bölgede hücre yenilenmesine katkı sağlar. Yeter ki steril şartlar ve ek cerrahi aletler olsun, böylece yağın alımı ve enjeksiyonu sırasında iltihap riski önlensin.”

Botoks uygulaması, bir tür bakterinin ürettiği toksinin çok düşük dozlarda belli kasların içine verilmesi sayesinde o kaslarda geçici hareket kaybının olmasıdır. Estetik cerrahide, yüzde mimik oluşturan bazı kasları geçici fonksiyon kaybına uğratarak kırışıklıkları düzeltir. Bunlar çoğunlukla; kaz ayağı, alındaki çizgiler ve boyun altı bantlarıdır. Botoks ile yağ enjeksiyonunun etkileri tamamen farklıdır. Birbirinin yerine değil, birbirini tamamlayacak şekilde kullanılmalıdır. PRP ise, kişinin kendi kanından hazırlanan ve kan hücreleri tarafından üretilen bazı hormonların daha konsantre hale getirilerek o kişinin sorunlu bölgesine enjekte edilmesi işlemidir. PRP, dolgu yapmak amacıyla kullanılmaz. Söz konusu hormonların etkisi ile enjekte edilen deride; fibroblastlar ve saç kökü hücreleri uyarılarak cildin daha gergin, tonusunun daha artmış olması, lekelerin azalması ve saç köklerinin daha canlı hale gelmesi sağlanır. PRP, yağ enjeksiyonu ile beraber rahatlıkla kullanılır. Böylece o bölgedeki gençleştirici etkiyi artırır.