Güzin ve Baha: Başkalarını zengin ettik

'Gençlik başımda duman' diyince aklınıza ne gelir? Tarık Akan ve Gülşen Bubikoğlu'nun tatlı flörtleşmeleri gelir. Necla Nazır'ın kırmızı bir elmayı iştahla ısırdıktan sonra 'Kovaladıkça kaçan ateş böceğim misin?' diyerek dansetmeye başlaması gelir. 'Hababam Sınıfı'nda Adile Naşit ve Kemal Sunal'ın şen yüzleri gelir. Günümüze doğru gelince şarkıyı yeniden yorumlayan Atilla Taş gelir belki ama 'Güzin ve Baha' ikilisi gelmez

Cumartesi, 08 Temmuz 2017 - 05:00

Güzin ve Baha: Başkalarını zengin ettik
Röportaj: OYA ÇINAR
Fotoğraflar: Muzaffer Kantarcıoğlu


Onları 1970'lerin popüler müziğine hakim olanlar biliyor. Haklı olarak bu durumun canlarını çok yaktığını söylüyorlar. Çünkü günümüzün aksine ürettiklerinin şöhreti kendilerini aşmış iki gerçek müzisyen onlar. Geçtiğimiz 3 Temmuz'da 'Güzin ve Baha'ya Saygı Gecesi' kapsamında Beşiktaş, Abbasağa Parkı'nda sahne alan ustalarla 'Hababam Sınıfı'nın çekildiği Adile Sultan Kasrı'nda buluştuk.



■ 1971’den bu yana devam eden bir müzik yolculuğunuz var.  46 yıl geçmiş aradan. Neredeyse yarım asır....

Baha: Evet, o gün bu gündür Güzin ve Baha ikilisi olarak müziğin içindeyiz. 1975'te ilk ünlenen şarkımız 'Gençlik Başımda Duman' ı yaptık. Öncesinde üç tane 45'liğimiz vardı. Onlar yeterli ilgiyi görmedi. Müzik adına biz de bir arayış içindeydik. Sonra o arayış bizi Şat Yapım'la ve Attila Özdemiroğlu ile buluşturdu. Oradan bu günlere kadar geldik.  

■ 'Gençlik Başımda Duman' şarkısı nasıl çıktı ortaya?

Güzin: Müzikle tiyatroyu bir arada götürüyorduk. Tiyatronun tiyatro olduğu, zamanlar. Matine suareler müthiş eğlenceliydi. Aysel Gürel ile birlikte çalıştığımız bir oyun sonrası çıktık, üçümüz benim eve gidiyoruz... Şimdiki gibi bir ışık kirliliği yok tabii. Minibüsten indik, eve yürürken yeşilliklerin arasında o ateşböceklerini gördük. İnci çiçeklerinin güzelliği diğer yanda. Bunları konuşa konuşa eve girdik. Aysel ozan ruhuyla hemen kağıda kaleme sarıldı. Sözleri o yazdı. Biz besteledik.

■ Ondan sonra mı Aysel Gürel'in söz yazarlığı öne çıktı?

Baha: Aysel abla zaten müthiş bir söz yazarıymış ama bunları paylaşmadığı için bilmiyorduk. Bir gün bir tiyatro arasında keyfi geldi. Bana, "Git şu sigaramı getir bakayım" dedi.  Baktım çantada arası hafif aralık bir defter var. İçinde şiirler görünüyor. Merak ettim. Kendimi tutamayıp deftere göz gezdirdim. Kafiyeli çok güzel şiirler... Beste yapmak için kafiyeli sözleri severdim. İstedim deferi. Önce vermek istemedi. Gel zaman git zaman ikna ettim, aldım defteri.

Güzin: Aysel gerçek bir ozandı. Bir tren yolculuğunda yazdığı bir şiirden üç ayrı şarkı yapıldı. 'Yörük Yaylası','Aslan Pınarı'... O seyahatte o şiire kendini akıtmış tamamen. Yazdı mı öyle yazardı. 



Baha: Sonra biz ağırlıklı olarak onunla çalışmaya başladık. Götürdüm plakçılarla tanıştırdım Aysel'i. "Bakın, böyle şahane bir şarkı sözü yazarı var" diye. Birlikte Şat Yapım'a gittik. Derken Aysel zamanla Sezen Aksu ile tanıştı. Harika yıllar anılar paylaştık.

■ O zaman öncesinde sizin Sezen Aksu ile dostluğunuz vardı...

Baha: OImaz olur mu! İzmir'den geldiğinde direk Şat Yapım'a geldi Sezen. Uzun yıllar aile gibiydik.


ARTIK SEZEN'E ULAŞAMIYORUZ  


■ Sezen Aksu'nun ilk dönem plaklarında prodüktör olarak imzanız var. Şu an dostluğunuz devam ediyor mu?

Güzin: Bizim dostluğumuz herkesle devam ediyor da bazı insanlara ulaşamıyoruz artık. Yani ulaşıyoruz da zor ulaşıyoruz.

Baha: Sağ olsun. Sezen'in bu dünyadaki varlığını biliriz. Belki o da bizim varlığımızı bilir ama bu iş karmaşası içinde onun günlük yaşantısını planlayan insanlar bizim onunla yakınlığımızı bilemeyebilirler. Başıma bir şey gelse belki ilk o koşar gelir. Bilemiyorum. Ama hani iyi günümüzde şöyle sarılıp, "Dostum, kardeşim" demek var ya... Onu yaşayamıyoruz. O bizim içimizi yakan.

■ En azından konserlerde buluşmuyor musunuz?

Konseri olduğunda da keşke, "Benim arkadaşlarım var, Güzin gelsin, Melike (Demirağ) gelsin, Ercan (Turgut) gelsin" diye düşüne. Ama o konserlere de biz çağırılmıyoruz. Hep güncel şarkıcılar çağırılıyor. Biz ancak paramızla bilet alıp arkalardan izleyebiliyoruz. Ne diyelim...


■ 2015' te 46 yılın kısa bir özeti olan 18 şarkınız ünlü isimler tarafından yeniden yorumlandı. O fikir nasıl doğdu?

Baha: İnternet sayfalarını açın, 'Gençlik Başımda Duman' şarkısının Beyaz Kelebekler'in olduğu yazıyor pek çok yerde. Daha yeni nesile gelince Atilla Taş'ın sananlar var. Kimse şarkının bize ait olduğunu bilmiyor. Bu beni yaralıyordu. Baktık hiçbir yerde Güzin ile Baha ya da Baha Boduroğlu yazmıyor. Oradan yola çıkarak her dönem bestelerimizi okumuş sanatçı arkadaşlardan rica ettik. Güzel bir iş çıktı ortaya.

■ Yoldan çevirdiğimiz herkes bu şarkıyı bilir. 15 yaşındaki de bilir 70 yaşındaki de. Bu nasıl bir duygu?

Baha: Büyük mutluluk. Artık yeni dönemde prodüktörler besteci kardeşlerimizi slogan sözlere yönlendiriyor. Teknoloji bestecinin işini çok kolaylaştırdı. Bir ritim bulunup onun üstüne, 'Lay lay lom' sözler yazılıyor.

■ Sizin döneminizle en büyük fark ne sizce?

Baha: Biz yüreğimizi ortaya koyuyorduk.


BAHA: CAN BONOMO'YA BAYILIRIM


■ Varlığıyla sizi heyecanlandıran, müziğini çok beğendiğiniz genç isimler var mı?

İşini hakkıyla, kalbiyle yapan tüm genç arkadaşlarımızı çok beğeniyorum. Çelik'in özgün bir tarzı vardır. Bora Öztoprak'ı beğenirim. Kenan Doğulu'yu çok severim. Can Bonomo var bir de. Bayılıyorum mesela.  

■ Peki sizce hakettiğiniz yerde misiniz?

Güzin: Hiç öyle şeyler düşünmem. Bizi bilen biliyor. Sevenlerimiz yetiyor. Gerisi derdim değil.

Baha: Hiçbir zaman ünlü olmak gibi bir derdimiz olmadı. Her zaman işin mutfağında olduk zaten.


MÜZİSYEN KENDİ YERELİNDEN YOLA ÇIKMALI


■ Yaşadığımız dönem bir şey üretse de üretmese de bir şekilde meşhur olan insanların dönemi. Sizde durum tersi. Ürettikleriniz sizden daha şöhretli...

Baha:  Başkalarını zengin ettik. Bizim ürettiklerimizi tuhafiyeciler alıp çoğaltıp sattı. Korsan dediğimiz olay yüzünden çok sömürüldük. Telif hakları hukuki güvence altında değildi. Zaten öyle olsa şimdi sekreterlerle geziyor olurduk.

Güzin: Ben gene sekreterlerle gezmezdim. Halimden son derece memnunum. 

■ Peki zamansız müzik nasıl yapılır? Bunun bir matematiği var mı?

Baha: Bir bestecinin kendisine besteci diyebilmesi için hem dünya müziklerine, hem de kendi yerel müziklerine, özellikle Türk Halk Müziği'ne ve Türk Sanat Müziği'ne iyi hakim olması lazım. Bob Dylan, The Beatles grubu bu yüzden bu denli başarılı olmuştur. Kendi yerelinden yola çıkarak batı ritmini birleştirirsen ortaya her zaman kalıcı şeyler çıkar.


 

BAHA: GÜZİN'LE BOŞANMA NEDEDİMİZ BENİM ALKOL PROBLEMİMDİ 


■ 90' lardan sonra müzikten uzaklaşmışsınız. Neden?

Baha: Maalesef o dönem benim alkol bağımlılığım ortaya çıktı. İşleri toparlayamaz oldum. Güzin ile evlilik yaşantımıza da sirayet etti. O dönem çok iyi giden şirketimiz Arı Yapım benim alkol bağımlılığım yüzünden dağıldı. Şu an 22 yıldır içmeyen bir bağımlıyım. Ağzıma sürmüyorum çünkü sürersem başa dönerim. Onun bilincindeyim. Hatta şimdi Balıklı Rum Hastanesi'ne yatanlara yardımcı olmaya çalışıyorum. O dönemde evliliğimiz de bitti. 2001'e kadar bu nedenlerle ara verdik.

■ 2001'de geri nasıl döndünüz?

Baha: Hurşit Yenigün, 'Eski Dostlar' diye bir grup kuracaktı. Aradılar bizi. 'Eski Dostlar' topluluğuyla yeniden döndük.

Güzin: Ama nasıl bir dönmek. 12 kişilik bir gruptuk. Sonra 10 oldu ama müthiş ses getirdi. Televizyon programlarına, konserlere yetişemiyorduk.

■ Şimdi nelerle meşgulsünüz?

Baha: Ben Pop Sav'ın (Popüler Müzik Sanatı Vakfı) başkanlığını yapıyorum. Güzin de yönetim kurulunda. Bizim dönem arkadaşlarımızı, 'Hey Gidi Günler' konseptinde toparlamaya çalışıyoruz.

Güzin: Maalesef gençler Pop Sav'a bizim gibi gönül vermiyorlar. Erol Evgin onursal başkanımız. Gene bizim neslimiz sahip çıkıyor.

Baha: Prodüktörler yeni neslin örgütlenmesine engel oluyorlar. Örgütlenirler, haklarını öğrenirlerse onları istedikleri gibi sömüremeyecekler çünkü.

■ Ve 'Ustalara Saygı Gecesi' kapsamında geçtiğimiz hafta Beşiktaş, Abbasağa Parkı'nda sahne aldınız...  

Güzin: Çok güzel geçti. Belediyenin desteğiyle düzenlenen harika bir geceydi. 'Biz bize' tabiri vardır ya hani. Tam anlamıyla öyle bir geceydi. Yakın dostlarımız sağolsun yalnız bırakmadı. Ercan Turgut, Melike Demirağ, Şener Yurdatapan hep birlikte sahne aldık. Herkes çok mutlu ayrıldı.


YENİDEN EVLENMEMİZ SÖZ KONUSU DEĞİL


■ Gençlik başımda duman şarkısının sözleri şöyle devam ediyor: "İlk aşkım ilk heyecan, kovaladıkça kaçan ateş böceğim misin?" Birbirinizin ilk aşkı mısınız aynı zamanda?

Güzin: Yok canım. Öyle şey olur mu? Daha neler! Hahaha! Biz tanıştığımızda ikimiz de başkalarıyla evliydik. Sonra kendi kişisel hayatlarımızda mutsuz olup ayrıldıktan sonra birbirimizle yakınlaştık. Beraber şarkı söylerken işi ilerlettik!

■ Baha Bey, Güzin Hanım'dan nasıl etkilendiğinizi hatırlıyor musunuz?

Ürettiklerimiz bizi yakınlaştırdı. Benim zaten bir hayranlığım vardı kendisine. İlk ben açtım galiba duygularımı.

■ İki kez evlenip ayrıldınız. Yeniden evlenme ihtimaliniz var mı?

Baha: Hayır.

Güzin: Biz artık çok başka uğraşlar içindeyiz. Gelmişiz kaç yaşına. Dostluğumuz her zaman baki. Ama oraları geçtik. 


 

GÜZİN VE BAHA'YI TANIYALIM

*Güzin Sokullu ve Baha Boduroğlu'nun Güzin ve Baha olarak müzik yolculuğu 1971'de başladı.

*'1975'te Gençlik Başımda Duman' adını verdikleri, sözlerini Aysel Gürel'in bestesini Baha Boduroğlu'nun yaptığı şarkıyla Türk popunun altın klasikleri arasına giren bir esere imza attılar.

*'Gençlik Başımda Duman' namı diğer 'Ateş Böceği', 'Hababam Sınıfı' dahil altı uzun metrajlı filmin ve 10 televizyon dizisinin müziği oldu.

*'Eski Çamlar Bardak Oldu', 'Nidem Nidem', 'Düş' ve 'Meyhaneye Gömün Beni' gibi pek çok klasiğe besteci olarak imza atan Baha Boduroğlu aynı zamanda Sezen Aksu ve Semiha Yankı gibi pek çok ismin ilk dönem albümlerinin prodüktörlüğünü yaptı.

*Çift bugün 70 yaşında. Güzin ve Baha olarak müzik yolculukları ve dostlukları  devam ediyor.