Haftanın ilk 5 olayı!

Posta yazarı Hamit Turhab, haftanın 5 önemli olayını yazdı

Haftanın ilk 5 olayı!

1- FENER’DEN HOUDiNi SiHRi!
Bu sezon 4’üncü kez 90+ golüyle kazanan Fenerbahçe’nin bu özelliği Avrupa’da da yankı bulmuş. Hollanda’nın Algmeen gzetesi Sarı- Lacivertliler’in bu başarısının sihirli olduğuna dikkat çekmiş. Gazete, ABD’li illüzyonist Harry Houdini’yi hatırlatıp, “Fenerbahçe Houdini gibi sihir yapmaya devam ediyor” ifadesini kullanarak ironi yapmış. Bu başarının bizdeki yansıması ise farklı elbette. Sarı Kanarya’nın ezeli rakipleri genelde durumu şansla açıklamaya çalışıyor! Arada bir hakemlere de dokunduruyorlar tabii! Oysa realite oldukça farklı. Her şeyden önce Fenerbahç ligin en çok koşan takımı. Takımın koşu mesafesi 111 ile 115 kilometre arasında değişiyor. Galatasaray’da ise bu rakam 100 ile 105 arasında! Yani Fenerbahçe ezeli rakibinden 10 kilometre daha fazla koşuyor! Ve boşa koşmuyor! Aynı zamanda ligin en fazla futbol değeri üreten takımı konumunda. Fenerbahçe halen ligin en fazla hücuma çıkan, en fazla şut atan, en fazla orta yapan, en fazla gol atan, en fazla galibiyet alan, en fazla puan toplayan takımı. En az gol yiyen takımlardan da biri. Bütün istatistikleri vermeye kalksam bu köşe yetmez. Meraklı okurlarımız mutlaka bulur! Takımdaki kazanma arzusu, yüksek konsantrasyon, pres gücü, yardımlaşma, oyundan hiç kopmama, maçı bırakmama, klas futbolcuların fazlalığı, Ersun Yanal’ın pozitif enerjisi ve adaleti gibi özellikler de cabası. İşin sihri de sırrı da budur. Çalışmak, çalışmak, çalışmak...

2- GALATASARAY’DA ŞARK ZiHNiYETi!

Batı’ya açılan pencere olmakla övünen Galatasaray anlaşılan bu pencereyi kapatıp, rotayı doğuya çevirmiş vaziyette! Sarı-Kırmızılılar, tarihinde hiç yaşamadıkları ilkellikleri son birkaç yıla sığdırmayı başardı. Başkan Adnan Polat’a karşı liseli darbesiyle başlayan, Fatih Terim’e yapılan Bizans oyunlarıyla devam eden süreç
taraftarın son Florya baskınıyla tavan yaptı. Biz basın mensuplarının, yılların emektar Galatasaray muhabirlerinin desturla girebildiği Florya’ya bir grup taraftar elini kolunu sallayarak giriyor, tribünlere oturuyor ve futbolcuları “Adam gibi oynayın lan, oynamazsanız biz sizi oynatırız!” diyerek tehdit ediyor. Bunun tek bir izahı vardır. Ya Terim sonrası Florya başı boş kaldı ya da o taraftar grubu yönetimin onayını alarak içeri girip futbolculara göz dağı verdi. Her ikisi de Galatasaray adına utanç vericidir. Başkan Ünal Aysal ve yönetim freni boşalmış kamyon gibi yokuş aşağı sürükleniyor. Beraberinde Galatasaray’ı da götürerek...

3- BEŞiKTAŞ LiGiN BAŞINDAKi GiBi
Lige muhteşem bir başlangıç yaptıktan sonra Galatasaray yenilgisi ve sonrasında çıkan olaylarla ‘Fetret Devri’ne giren Beşiktaş, Konyaspor karşısında ilk yarı oynadığı futbolla gönülleri fethetti. Oğuzhan, Fernandes, Gökhan Töre, Atiba başta olmak üzere tüm takım kusursuz bir futbol sergiledi ve ilk 45 dakikaya üç gol sığdırdı. Tek sorun aynı tempoyu ikinci yarıda da sürdürememeleriydi. Kim bilir belki de enerjilerini önümüzdeki hafta oynanacak derbiye sakladılar! Her ne olursa olsun Beşiktaş’ın yeniden yarışın içinde olması tüm futbolseverleri memnun etmiştir. Çünkü onlarsız olmuyor.

4- ONUR VE TOLGA’NIN KURTARIŞLARI
Trabzonspor kalecisi Onur Kıvrak, Eskişehirsporlu Tello’nun sol ayağıyla uzak direğe gönderdiği kavisli şutu mükemmel bir refleksle çıkardı. Bir gün sonra da Beşiktaşlı Tolga Zengin, Konyalı Mehmet Uslu’nun sert şutunu benzer şekilde kurtardı. Trabzon’da halef-selef olan iki kalecinin kurtarışları haftanın en güzel hareketlerindendi. Onlar birbirlerine nazire yapıyorlar, kazanan ise Türk futbolu ve milli takım oluyor.

5- BATALLA’NIN PROFESYONELLiĞi!

Bursaspor’un yıldızı Pablo Batalla durup dururken su kaynattı. Düzenlediği basın toplantısında da dişe dokunur bir şeyler söyleyemedi. Kulübüne rest çekti. “Daum varsa ben yokum” dedi. Doğal olarak da kadro dışı kaldı. Kurumsal yapıya sahip hiç bir kulübün kabul edemeyeceği şeyler bunlar. Bundan sonra affedilse bile Batalla’dan pek hayır geleceğini sanmıyorum. Taraftarla olan gönül bağı da önemli ölçüde kopmuş durumda. Bursaspor’un yapacağı tek şey
var. Bir ay sonra devre arası. Şimdiden alternatiflerini araştırıp bulmak ve Batalla’yı istediği lige ya da kulübe satmak.