Hakan, Necip, Schuster

Cuma, 30 Temmuz 2010 - 05:00

erhaba... Bu sezon ilk kez Beşiktaş’ı yorumluyorum. Önemli notlar var. 3 sene öncesine gidersek maç Hakan’ın maçıydı. İlk devre 4, ikinci devre 1 toplam 5 gol kurtardı. Sadece kurtarmakla kalmadı kendini ve Beşiktaş yönetimini de kurtardı. Böylece 3 yıl önce 8 gol yediği Liverpool maçının sendromunu da üzerinden attı. Hakan’ın kurtardıkları şu anlama geliyor. Öndeki savunmadan bir şey anladınız mı arkadaşlar? İlk devre Ernst yalnız, Delgado hemen gitmeli, Hilbert şüpheliydi. Penaltı pozisyonunu ise Quaresma yoktan var etti.

Pahalı ve tecrübeli oyuncu alıyorsanız böyle pozisyonları hakemler size çalar. İki topun direkten dönmesi bir tesellidir. Şunu ifade etmekte fayda var İbrahim Toraman her derde deva bir oyuncudur. Şimdi asıl önemli konuya geliyoruz. Schuster ilk devre Ernst’i bir iyot gibi açıkta bırakmıştı. Hatasını anladı Necip’i yanına alarak olaya gayet güzel bir açıklık getirdi. Delgado için ilk yarı hemen gitmeli dedik ya o da bir adım öne çıkınca daha derli toplu bir Beşiktaş seyrettik. Schuster hala arıyor. Tabata’ya bakıyor, Hilbert’e bakıyor, Delgado’ya bakıyor, Necip’e bakıyor, Nobre ile Bobo’yu araştırıyor ve bunların altına bir yekün çizip Avrupa kupalarında bu denklemi çözmeye çalışıyor.

Zannediyorum Fink bu takımdan gidecek. Henüz Holosko ve Zapotocny sahne almadı. Ama Schuster’in oyun hamleleri ikinci yarıda kendini gösterince Beşiktaş Çek takımını durdurdu, Hakan da kalesinde rahat bir nefes aldı. Eğer maç ilk yarıdaki gibi devam etseydi sonuç şöyle bir şekilde ortaya çıkardı. Plzen-Beşiktaş: 7-1. Nobre-Bobo değişikliği elma ile armutun toplamı gibiydi. Ama şöyle bir pozisyon oldu ki Türkiye’de 1959-60’dan bu yana demarke pozisyonda sırtı kaleye dönük sağ ve sol dönüşlerle tek vuruş yapan tek Brezilyalı Bobo’dur. Bunların sağlamasını çok gördük. Schuster de bunun notlarını almıştır herhalde.