Hakkı ağabeyden nezaket çağrısı...

a
a
Salı, 04 Mayıs 2010 - 05:00


Medya Kralı (Kanal D) daha çok Hakkı Devrim ağabeyimizin koyduğu frenlerle renklendi önceki gece. Medya Arkası bölümünde Müge Anlı’ya ciddi bir tavrı vardı Devrim’in...
Stüdyoya getirilen konukları sözlü olarak haşlamasını yanlış bulduğunu söyleyip, zarafete davet etti Hakkı ağabey, Müge’yi...
Son zamanlarda öyle bir moda var hakikaten. Genelde kadın kuşaklarında sunucuların gadrine uğruyor stüdyo ahalisi. İçlerinde seviye fakiri olanı çok konukların da...
Ama ne olursa olsun, adı üstünde konuk. Manasız ağırlamanın da yerden yere vurmanın da alemi yok. İkisinin ortasından gitmeli; Hakkı ağabeyin dediği zarafet de bu olsa gerek... 

Survivor yarışmacıları neyin peşinde?

Survivor (Show TV), Acun Ilıcalı’nın sezon takvimini gözetmeden başladığı bir yarışma olarak yeniden girdi hayatımıza. Açıkçası başlarda çok temkinliydim yarışmaya karşı... Acun’un çıkış defterinde önemli bir yeri olduğunu bildiğimden sanırım. Bu ikinci versiyonda izleyicinin tanıdığı isimleri kullanması çok zekiceydi. Bunun ekmeğini de yedi bir yandan... Ama önceki akşam Var Mısın Yok Musun isimli yarışmada birbirine kenetlenip, “biz bir aileyiz” fotoğrafı veren yarışmacıların iş kendine yontmaya geldiğinde ne kadar bencilleşebileceğini görünce bir kalem daha yıkıldı... Acun, bir dönem çok kızıyordu “Yarışmacılar oyuncu hissi bırakıyor izleyende” diyenlere. Sanırım şimdi ne demek istediğimiz ortaya çıktı. Tüm o masalara kapanıp, heyecanla kutu açılmasını beklemeler, kutudan büyük rakamlar çıkınca neredeyse ağlamalar balonmuş yahu... İnsan, insanlığın en büyük katiliymiş bak. Eleme sırasında gözünü kırpmadan takım arkadaşını evine göndermeler, “Filan arkadaş takımı yavaşlatıyor, önce onu, sonra sıradakileri stratejiyle eleyerek birinci olacağım” demelermiş gerçek olan... Bunu da Acun sayesinde öğrenmiş olduk. Saatin doğruyu gösterdiği an budur kardeşlerim!
 

Dizilerde bitpazarı dönemi
Kanal 7, Acı Hayat’ın tekrarlarını (daha önce Show TV’de yayınlanıyordu) Star TV de Yabancı Damat’ın tekrarlarını (daha önce Kanal D’de yayınlanıyordu) yayınlamaya başladı...

İki dizinin de ortak yanı bölüm sayısının fazla olması. Gündelik bir yayın için yeterince malzeme veriyor kanallara bu tarz diziler... Şimdi yüz bölümün üstünde olmasına rağmen devam eden dizilerde bir şey kaçırırsanız üzülmeyin derim. En geç bir yıl içinde aynı kanalda ya da farklısında mutlaka başa sarılacaktır bant... Televizyonculukta bitpazarına da sıklıkla nur yağar çünkü!

TRT’nin reklamlarına ne oldu?
Bilmiyorum dikkatinizi çekti mi? Devletin, daha doğrusu kamunun kanalında reklam kuşaklarında gözle görülür bir azalma var... Bunu, reyting ölçümlerinden çekildikten sonra TRT’nin yeni bir pazarlama politikası geliştirerek reklamı daha pahalıya satıp, saniye sayısını azaltmasına da bağlayabiliriz. Tabii böyle bir durum varsa...
Duyduğum kadarıyla üst yönetimle en büyük medya planlama şirketlerinden birinin arası feci şekilde açılmış. Bu soğukluk nedeniyle bazı markalar kamu kanalının kuşaklarından çekmişler reklamlarını... Ben beyanı esas alan haberciliği önemsediğim için durumun aydınlatılmasını yine TRT kurumuna bırakıyorum. En doğruyu yine onlar bilir, kanalın gerçek sahiplerini de bilgilendirir sanırım; kamuyu yani... Malum kuşağa girmeyen her reklam, cebimize uzanan eli daha da saldırganlaştırabilir. Allah korusun diyelim...

Kamu kanalında koltuk boşaldı!
Dün bu köşe tatilde olduğu için haberi patlatmak mümkün olmadı. Ama cuma akşamı itibarıyla TRT 1 Genel Koordinatörü Kürşat Özkök’ün koltuğuyla ilişkisi noktalandı... Üstünde çok kulis yapılan bir ismin kamu kanalında sağlam durabilmesi için nelere ihtiyacı olduğunu bilemem. TRT kadroları değişse de gelenekleri aynı kalan bir kurum çünkü...
Bildiğim kadarıyla birbirini harcamaktan çekinmediği gibi, bundan özel bir lezzet alanlar bile var. Tıpkı güzel ülkemde yaşamın her alanında olduğu gibi... Neyse. Fotoğraf netleşince giden ne yaptı, gelen ne yapacak sorularını yanıtlarız bir şekilde. İlk duygu; herkes için hayırlı olsundur genellikle, öyle de olsun...

MUTFAK SAHNESİNE DİKKAT!
Çok Güzel Hareketler Bunlar (Kanal D), lezzetli bir bölümle karşısına çıktı izleyicinin. Yılmaz Erdoğan oyuncuların sahneye çıkışlarındaki çığlık sayısını azaltacak bir konuşma yaptıysa da, tribünle baş edemeyeceğini anlayınca koy verdi ipleri...
Yani bizim sessizlik ricamız yine tribünlere takıldı. Neyse. Bu bölümde skeçlerin neredeyse tamamında popüler TV işlerine gönderme vardı. Özellikle Türk Malı dizisine karşı Çin Malı göndermesine çok güldüm. “Neden Çin Malı?” diye sorulduğunda “Daha ucuza geldiği için” yanıtı muhteşemdi...
Bir de sahnede Kürtçe diyaloglara girişilmesi ilginç geldi bana. Sanırım Yılmaz Erdoğan açılıma göz kırpıp rüzgarı arkasına alarak bu hareketlere girişti. Bir adımdır; saygı duyarım. Toparlarsak, daha yerli yerinde hareketlerle çıktı BKM Mutfak ekibi sahneye...
Bu arada kendi kilomdan da hareketle bir uyarıda bulunmak isterim hacim olarak gitgide genişleyen genç kardeşlerime. Aynı anda sahneye çıkmayın aman, sonuçta adı üstünde sahne; çökebilir!