Hamilelik ve kilolar

Perşembe, 30 Haziran 2011 - 05:00

İkizlere hamile olduğumu öğrendiğimde hamileliğimin sonunda bir hayli kilo alabileceğimi düşünmüştüm. Hatta o kadar emindim ki eşimle anlaşmalar yapmaya bile başlamıştım. “Ben üç kişilik yiyebilirim, çok kilo alabilirim, ikiz oldukları için zor bir hamilelik geçirebilirim ve sen benim kilolarımla dalga geçersen seni affetmem…” gibi biraz duygu sömürüsü biraz tehditle kendimi sağlama aldığımı düşünüyordum. Halbuki doktorumun ilk söylediği şey “kesinlikle üç kişilik yemek yememelisin” idi. Bana, annenin kilo almasının bebeğin gelişimiyle uzaktan yakından ilgisi olmadığı hatta doğumu zorlaştırdığı ve annenin sağlığını bozduğunu anlattı. Aslına bakarsanız ben tamamen hamileliğin bana verdiği yetkiye dayanarak tüm şımarıklık haklarımı kullanmayı ve o zamana kadar yemek isteyip de kendimi tuttuğum, kilo alırım diye dert ettiğim tüm yiyecekleri yiyebilme özgürlüğümü kazandığımı düşünüyordum.

İZMİR BOYOZU VE BARBUN

Bütün bir hamilelik boyunca saçma sapan şeylere aşerebileceğimi düşünürken canım sadece iki şeyi çok istedi. Bir gece ansızın canım İzmir’in meşhur boyozundan çekti ve haliyle İstanbul’da onu bulmamız mümkün değildi. Ertesi sabah eşim İzmir’den boyoz getirtmişti. Bir de barbun balığı istemiştim, onu da sevgili arkadaşımız Sezin taa Çeşme’den yolladı bize. İşte böyle çok fazla tatlıya aşermeden sürekli meyve tüketerek geçirdim hamileliğimi. Annelik iç güdüsü mü dersiniz yoksa zaten belli bir yeme alışkanlığından mı bilmiyorum, hamileliğimde çok daha sağlıklı beslenir olmuştum. Normalde zaten sık ve az yemek yerim. Hamileliğim boyunca da bu düzenimi korudum. Tek fark artık kola ya da kahve gibi zararlı şeyler yerine, o boşluğu meyve, süt , çeviz içi ve kuru kayısıyla dolduruyordum.

STRES YOK

Hamilelikte en önemli şey stresten kaçınmak ve sağlıklı beslenmektir. Anne ne kadar güzel bir hamilelik geçirirse bebeğin de o kadar sakin ve mutlu olduğuna inananlardanım. Ben doktorum izin verdiği sürece bol bol yürüyüş yapıp fırsat buldukça yüzdüm. Hamilelere özel hazırlanmış spor programlarına katıldım. Bunu kilomu dert ettiğim için değil sırt ve bel ağrılarımı hafifletmek, karın kaslarımı kuvvetlendirip doğuma hazırlanmak için yaptım. Haftada iki gün balık yedim. Her gün bir öğün salata yedim. Çantamdan meyvemi asla eksik etmedim. Hayatım boyunca yediğim meyvenin toplamı kadar hamileliğimde yemişimdir sanıyorum. Canımın istediği her şeyi yedim ama asla abartmadım. Sonuçta ben tüm hamileliğim boyunca toplam 12 kilo aldım. Doktorum beni örnek ikiz hamilesi olarak gösteriyordu diğer hastalarına. Bunun biraz da genetik olduğunu bilmek gerekiyor. Benim annem de bana hamileyken 10 kilo almış sadece. Siz kendinizi ve bebeğinizi en sağlıklı şekilde besleyin ve hamileliğiniz izin verdiği sürece imkanlarınız dahilinde egzersizlerinizi yapın yeter. Asla iki kişilik ya da çoğul gebeliklerde bebeklerinizi de dahil ederek yemek yemeyin. Bütün bunlara dikkat ettiğiniz halde kilo alıyorsanız bunu da sakın kendinize dert etmeyin. Nasıl olsa o kiloları emzirirken verirsiniz. Unutmayın, stres yok.

EŞ DAYANIŞMASI

Hamile bir kadın bazen dayanılmaz olabilir çünkü vücudu tam 8 ayrı hormon salgılamaktadır. Aşırı duygusal, aşırı sinirli ya da aşırı heyecanlı olabilir. Hangi duyguyu yaşıyor olursa olsun hepsi aşırıdır. Fakat bu onun elinde değildir. Bu noktada eşlerinin çelikten sinirlere ve sonsuz bir sabra ihtiyaçları vardır. Bu konuda dünyanın en şanslı kadınlarından biriyim. Herkesin sabrının bir sınırı vardır ama benim kocamın sabrının sınırı olmadığını gördüm. Hamileliğimi bana muazzam güzel yaşatan ve doğumdan sonra her an yanımda olup tüm zorluğu benimle paylaşan eşime ne kadar teşekkür etsem azdır. Büyük bir değişimi biz birlikte yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz. Tüm bebek bekleyen annelere sağlıklı bir doğum ve babalara da sabır diliyorum. Dünyanın en güzel duygusunu tatmanıza az kaldı.