Hanefi Avcı: Son yaşananlar yazdıklarımı bir kez daha doğruladı

a
a
Cumartesi, 25 Eylül 2010 - 05:00

Eski İstihbarat Daire Başkanı ve eski Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, Fethullah Gülen’in lideri olduğu nur cemaatinin devleti ele geçirdiğini iddia ettiği “Haliç’te Yaşayan Simonlar Dün Devlet Bugün Cemaat” adlı kitabıyla olay yaratmıştı. Hanefi Avcı bu kitabı yazdığı için başına gelecekleri biliyordu! Kitabın piyasaya çıkışının üstünden 1 ay geçti ve Hanefi Avcı’yı yıpratma, itibarsızlaştırma kampanyası tüm hızıyla başladı. Belden aşağıya vuruşlar da devreye girdi!

[[HAFTAYA]]

Hanefi Avcı’nın, Edirne’de edebiyat öğretmenliği yapan Kezban Kerman ile ilişkisi olduğu nur cemaatine yakın gazetelerin önceki gün birinci sayfalarındaydı. Dahası; Kezban Kerman’ın, ‘Devrimci Karargah Örgütü’ tarafından yönlendirildiği, Hanefi Avcı’nın da bu örgüte yardım ettiği yazıldı. Ayrıca Hanefi Avcı’nın kitabında ‘Arkadaşım’ diye söz ettiği ve cep telefon hattını kullandığı Necdet Kılıç da aynı örgüte yönelik olarak hafta içinde düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Cemaat gazetelerinde yer alan haberlere göre; Hanefi Avcı hem Kezban Kerman’a hem de Necdet Kılıç’a telefonlarının dinlendiğine yönelik bilgiler sızdırıyordu.

EVET İLİŞKİM VAR BUNU SAKLAMADIM

Hanefi Avcı, “Evet Kezban Kerman ile bir ilişkim var. Ama bu bilinmeyen bir durum değil” diyerek beraberliğine sahip çıktı. Diğer iddiaların tamamının ise yalan ve iftira olduğunu söyledi. Hanefi Avcı ile dün konuştum. Bana bu konuda şunları anlattı: “Mersin’de görev yaparken tüm sol örgütleri takip etmiş, Necdet dahil birçok solcuyu içeri tıkmışımdır. Necdet de eski bir THKP-C üyesidir. Bu insanlar zamanla değiştiler. Necdet dahil birçoğu demokrat oldu. Necdet’in ‘Devrimci Karargah’ ile ilişkisi olması mümkün değil. Beni yıpratmayı kafaya koydukları için Necdet’i sanki örgüt üyesiymiş gibi dinlediler. Böylece beni dinlemelerine de hukuki zemin yaratmış oldular. Necdet’in evi İstanbul İstiklal Caddesi’nin üzerindeki Galatasaray Lisesi’nin yanındadır. İddiaya göre; benim telefonumla Necdet’in telefonu aynı bölgeden sinyal vermiş ve beni de bu yüzden dinlemeye almışlar! İstiklal Caddesi milyonlarca insanın olduğu bir yer. Milyonlarca telefon sahibinin bulunduğu bir bölgede yalnızca benim ve Necdet’in telefonunun aynı yerden sinyal vermesi tuhaf değil mi?! Bu son olanlar kitabımda yazdıklarımın en sağlam kanıtıdır. Kitabımla maskelerini düşürdüğüm cemaat polisleri bana karşı devreye girdiler! Devleti de emellerine yine alet ettiler. Bu cemaatçiler bana cehennemi yaşatacaklarını söylüyorlardı. ‘Devrimci Karargah Örgütü’, ‘Evlilik dışı ilişki’ haberlerinin ortaya atılması hep bundan. Benim özel hayatımda sorunlarım olduğunu zaten çevrem çok iyi biliyor. Boşanma aşamasındayım ve o hanımla ciddi bir ilişkim var. Bunu da saklamadım.

DEVLETİN İMKANLARI BABALARININ MALI DEĞİL

Çıkış noktası Müslümanlık olan bir cemaat beni yıpratmak için neler yapıyor, millet görsün işte. Ayrıca ben tüm bu oyunlara karşı kendimi savunabilecek güçteyim. Dinleme konusunda yüksek bilgi ve deneyime sahibim. Bana kurulan tuzakları ortaya koyabilirim. Ama bunu yapma imkanı olmayanlar ne yapsınlar? Cemaat bana bu son yaptığı ile benim kitabımda yazdıklarımı doğrulamış oldu. Polisin, askerin tüm kurumların içine sızdıkları için istedikleri kişiyi bir yol bulup dinliyorlar. Aldıkları bilgileri de cemaate sözüm ona hizmet için kullanıyorlar. Bu arada da devletin tüm imkanlarını babalarının Hanefi Avcı malı gibi kullanıyorlar.”