Hani olmazdı

Pazartesi, 17 Mayıs 2010 - 05:00

Bu bir masal değil. Hikaye desen hiç değil. Romana da girmiyor. Bunun adına destan diyorlar. Ama onun da önüne bir Bursaspor koyduğunuz zaman şimdi oku bakiim oluyor: BURSASPOR DESTANI.

Sezon başında bir avuç gencin etrafında toplandıkları Ertuğrul Sağlam ve Mutlu Topçu’yla yola çıkan Yeşil-Beyazlılar, İstanbullu üç büyüklerin “Hadi canım olmaz” palavrasıyla mutlu sona ulaşıp, tarih yazdılar.

Komplo teorilerinin ayyuka çıktığı son haftalarda Bursaspor her tarafa kulağını tıkadı. Sadece top oynadılar. Sadece Ertuğrul Sağlam’ı dinlediler, düzenli disiplinli bir hayat yaşayıp, onurlu bir şampiyonluk kazandılar. Şikesiz, lekesiz, tertemiz bir kupayı tarihlerinde ilk kez müzelerine götürdüler. Her Bursalı dün geceyi arşivinde iyi saklasın. Bir daha olur mu bilmem, ama onlar olmazı olur yaptıkları için birer kahramanlık madalyasını da göğüslerine taktılar.

Maç kaybettiler, gol yediler, eleştirildiler, ama asla ve asla hiçbir güç onları şampiyonluk gibi yüce bir tacı giymelerine engel olamadı. Şimdi tahtta Bursaspor oturuyor. İstanbul’a uzaktan bakıyorlar. Bu bakış önemli bir mesajdır.

Bu yürüyüş “Timsah Yürüyüşü”nün ötesinde trilyonluk bütçelere tokat atan bir baş kaldırışın eseridir. Eğer hükümdar Bursaspor ise şu anda diz çökün beyler! Onlarda ne 8 milyon euroluk Tabata var, ne de 30 milyon euroluk Güiza. Elano yok, Dos Santos ve Jo da hiç yok. Onlarda mangal gibi bir yürek, Ozan İpek, Sercan Yıldırım, Volkan Şen, Ali Tandoğan; İvankov, Hüseyin Cimşir, Mustafa Keçeli, Ömer Erdoğan, Bekir Ozan, Ergiç, Battala, İglesias, Veli gibi karışık, ama her telden çalmayan onurlu bir futbol ordusu var.

Başkomutanları Ertuğrul Sağlam ne dediyse yaptılar bu günlere gelmek için. Bu şampiyonluk analarının ak sütü gibi helal olsun.