Dr. Ceyda Şener

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

Harekete geçme zamanı!

Cumartesi, 09 Ocak 2010 - 05:00

Yeni yıl yeni umutlar, beklentiler, heyecanlar getirir beraberinde. Geçen bir yılın muhakemesi yapılır, yeni yılda yapılması gerekenler listelenir ve umutla, mutlulukla yeni bir yıl karşılanır. Tabii zaman akıp geçiyor, hayat aynı hızıyla ve yoğunluğuyla devam ediyor ve beklediğimiz her şey gerçekleşmeyebiliyor. Hayal kırıklıkları ve kalp kırıklıkları, ümitsizlikler, yoğun stres ve hala yerinde duran fazla kilolar! Hangimiz yeni yıla su üzerimdeki 3-5 fazla kilodan yeni yılda kurtulmak istiyorum diyerek girmedi ki? Önemli olan bu isteği duymak gerisi halledilmez değil. Hem zaten canınızı sıkan ne olursa olsun, önemli olan kendinize olan güveninizi, sevginizi ve saygınızı yitirmemeniz, unutmayın! Bunun dışındaki her şey zamanla yoluna girecektir...

Bu haftaki yazımda, ağır iş temposu ve stresli ofis ortamında ne kendine ne sevdiklerine yeterli zamanı ayıramadığını düşünen çalışanlara yer vermek istiyorum. Günümüzün rekabet ortamında, zaman yönetimi çok önemli bir hale gelmiştir çünkü bir işi sadece çok iyi yapmak yeterli değildir, bunu en kısa sürede yine aynı performansla yapabiliyorsanız öne çıkabilirsiniz. Bu da, yoğun çalışma saatleri, geç saatlere kadar süren toplantı ve mesailer ve sonucunda da stresi beraberinde getirmektedir. Böyle bir ortamda çalışırken spora zaman kalmadığını düşünüyorsanız, sporu ofisinize taşıyabilirsiniz. Sürekli oturarak çalışılan bir işte, fazla kalori yakımı olmayacağı için zamanla kilo almak, göbek bölgesinde yağlanma ve basen genişlemesi kaçınılmazdır. Bunu önlemek için 40’ar dakika aralıklarla işinize ara verin ve ayağa kalkıp dolaşın. Bu hem vücudunuzun duruşu için yararlıdır hem de hareket ettiğiniz için daha çok kalori yakmış olursunuz.

Eğer işiniz çoğunlukla telefon başında geçiyorsa, kulaklık alabilir ve konuşurken yürüyerek de kalori harcayabilirsiniz. Her gün atılacak 500 fazla adımla, fazladan 25 kalori harcayabilirsiniz. İş yerinde yapılan hatalardan birisi de, beslenme alışkanlığıyla ilgilidir. İşiniz ne kadar stresli ve yoğun olursa olsun, sabah güne başlarken yapılacak iyi bir kahvaltı, sizi öğlene kadar tok tutacaktır. Öğle yemeğini masa başında çalışmaya devam ederken değil, yemekle randevu ayarlar gibi bir kaçamak yaparak ve ayrı bir yerde yiyerek geçirin, böylece hem yediklerinizin tadına ve keyfine vararak beslenirsiniz hem de bu farkındalık, gün içindeki atıştırma ihtiyacının da önüne geçerek gereksiz kalori alımını engeller. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki; görüş açımızın sağ tarafında kalan nesnelere karşı daha duyarlıyız. Bu nedenle, ofiste çalışırken masanızın sağ tarafında tutacağınız elmalar, öğün aralarında açlık hissettiğinizde yardımınıza koşacaklardır. İçecek tercihinizi de çay ya da kahve yerine yeşil çaydan yana kullanmanız, gün içinde daha çok kalori yakmanızı sağlayacaktır çünkü yeşil çay metabolizmayı hızlandırarak yağ yakımını arttırır. Bu gibi küçük önlemlere ofiste çalışırken bile sağlığınızı ve formunuzu korumak mümkündür.

? Kepekli ekmek içine konan salam ve kaşar peyniri: 300 kalori

? Tostla birlikte yenen iki yumurta: 250 kalori

? Kahvaltılık gevreği yarım yağlı sütle karıştırarak yapılan kahvaltı: 154 kalori

? Muffinlerle kahvaltı: Muffin başına 250 kalori

? Büyük boy cappuccino: 207 kalori

? Köpeğinizi dolaştırmak: 120 kalori

? Dans etmek: 140 kalori

? Çocuklarla zıplamak: 170 kalori

? Yüzmek: 200 kalori

? Badminton oynamak: 140 kalori

? Evi süpürmek: 110 kalori

? Alışveriş yapmak: 160 kalori

? Bisiklete binmek: 250 kalori

? Koşmak: 250 kalori

? Odayı temizlemek: 95 kalori