Harf inkılabındaki haltlar

a
a
Pazartesi, 29 Kasım 2010 - 05:00

Değerli okuyucum, Falih Rıfkı Atay’ın “Çankaya” adlı anı kitabından aldığım cümleleri, ibretle ve haberiniz olmamışsa, hayretle okuyunuz: “Komisyon alfabesini İstanbul’da Atatürk’e ben getirdim. Uzun uzun tetkik etti. Konuştuklarından bir takımı ‘q’ harfinde ısrar ediyorlardı. Hatta bir aralık Atatürk bu tavizde bulunmağa da karar verdi. Ertesi gün vazgeçirdik. Biz Türkçe kelimelerde ‘k’nın ince seslilerde daima ‘ke’, kalın seslilerde ‘ka’ okunduğunu düşünerek q-kü’yü alfabeye almamıştık. Ben yeni yazı tasarısını getirdiğim günün akşamı Kazım Paşa (Özalp) sofrada: -Ben adımı nasıl yazacağım? ‘Kü’ harfi lazım, diye tutturdu. Atatürk de: -Bir harften ne çıkar? Kabul edelim, dedi. Böylece Arap kelimesini Türkçeleştirmekten alıkoymuş olacaktık. Sofrada ses çıkarmadım. Ertesi gün yanına gittiğimde meseleyi yeniden Ata’ya açtım. Atatürk el yazısı majüsküllerini bilmezdi. Küçük harfleri büyültmekle yetinirdi. Kağıdı aldı. Kemal’in baş harfini küçük ‘kü’nün büyütülmüşü ile, sonra da ‘K’nın büyütülmüşü ile yazdı. Birincisi hiç hoşuna gitmedi. Bu yüzden ‘kü’ harfinden kurtulduk. Bereket Atatürk ‘kü’nün majüskülünü bilmiyordu. Çünkü o ‘k’nın büyütülmüşünden daha gösterişli idi.” Okudunuz. Biraz üzerinde düşününüz. Duygu ve düşüncelerinizi yakalayınız.

Ne hissettiniz?

[[HAFTAYA]]

Ben söyleyeyim: Her okuyuşumda içimi dayanılmaz öfke kaplar. Şimdi de oldu.

Şu adamın yediği haltlara bir bakınız: Bu milletin ‘abc’si değişiliyor ve bu efendi “Arapça sözleri Türkçeleştirmek saplantısı” uğruna çok gerekli olan bir harften dilimizi yoksun bırakıyor.

Atatürk “q harfini alın” buyruğunu iki kere veriyor ama bu adam ne yapıp edip onu yanıltıyor.

Ata’yı yanılttığı yetmiyormuş gibi, bir de onu Latin harflerinin majüsküllerini bilmemekle nitelendiriyor.

Sonra da olan oluyor ve biz “Bu harfler yetersiz, değiştirilmeli” deyince kendilerine "Kemalist" diyen atayistler ( F. R. Ataycılar) bekçiliğe soyunuyor. Yazıklar olsun. “Keşke” diyorum...

Keşke Atatürk, harf devrimini bu F. R. Atay gibilere bırakmasaydı da doğrudan kendisi yapsaydı... Bu yanlışlar olmazdı. Yine ısrarla söylüyorum ki kullandığımız harfler dilimizin seslerini karşılamıyor. Q (q) harfi mutlaka alınmalı ve kullanılmağa başlanmalıdır.

NE ÖNEMİ VAR?

Bakınız; kimi siyasetçilere, televizyonda konuşup duranlara, hatta konuşma eğitimi almış sunuculara... Dikkatle bakınız ve dinleyiniz. Lütfen. Doktorasını yaptığı bilim dalının adını yanlış söyleyenleri mi ararsınız (ekonomi yerine eqonomi)?.. Bütün ‘q’leri ‘k’, bütün ‘k’ları ‘q’ yapanları mı?.. Dahası diğer Türk Cumhuriyetlerinde “Atay” gibi atanlar olmadığı için Q (q) harfi alındı. Arada bizimle ayrılık oldu. Aslında daha başka eksikler de var. ‘E’ ile ‘E’ sesini, “geri”deki ‘g’ ile ‘gri’deki ‘g’yi belirginleştirmeye ne dersiniz? Korkmayın canım... Ğ (ğ) harfini de sonradan katmadık mı? Geliniz Ata’ya bağlılığı bir de böyle anlayalım; “Atay alfabesi"nin ebedi bekçiliği olarak değil. İnkılapçılığı da böyle anlasak olmaz mı? Bekçilik değil de bahçıvanlık olarak...