Hassas bir konu

Pazartesi, 14 Haziran 2010 - 05:00

Herhalde şu havuzlu villa kelâmını, Kılıçdaroğlu da beğenmedi ki, konuya açıklık getirdi:

- Helâl parayla alınmış villalardan bahsetmiyorum.

İyi ki açıklık getirdi.

Zira helâl veya haram, bütün havuzlu villa sakinlerini üzmüştü bu laf...

Çoğu da - galiba - kendi seçmeniydi... Ve de kalabalık bir kitleydi bu.

Yarın daha da kalabalık olacaklar.

***

Liderlerin sivri söylemleri daima birileri tarafından dejenere edilmiştir.

Vaktiyle Ecevit bu düzen değişecek dedi, amigolar hemen lafa atlayıp apartman katlarında onlar değil artık biz oturacağız diye kapı kapı gezip terör estirdiler... Bir ilçe başkanlığına da şu pankartı astılar:

- Safa sürme sırası bizde.

Yakışıksız bir üsluptu bu... Ecevit müdahale etti ve konuya açıklık getirdi, kapandı gitti.

***

Kılıçdaroğlu iyi bir yolda ama yırtık pabuç’tan söz ederek berduşluğa prim vermek, çok eski bir yöntem.

Müşteri bulamaz mı?

Bulur.

Ama çok da müşteri kırar.

Herkesi potansiyel hırsız gibi görmek tek dürüst benim vehmindeki insanlara belki yakışır ama, Atatürk’ün koltuğunda oturan adama yakışmaz.

Baykal bunu hiç yapmadı.

Bence Kılıçdaroğlu da yapmasın...

Sicil Amirliği’ni başkalarına devretsin.

***

Bugün yüzbinlerce havuzlu-havuzsuz villa var.

Nedir ki?

Gazeteler ve televizyonlar modern sitelerin reklamlarıyla dolu...

Taksitli hayat sayesinde oralarda villa sahibi olmak artık zor değil. İnsanların hayalini de böyle şeyler süsler. Bu hayal, onları motive eder, ufuklarını açar.

Onun için, bâri hayallere ambargo koymayalım.

Kimin helâl, kimin haram parayla villa, köşk, yalı sahibi olduğunu tespit edemeyeceğinize göre, ne yapacaksınız? Zekeriya Temizelvâri bir üslupla nereden buldun mu diyeceksiniz?