Hayal gücünü zorlayan Google evi

İşinizden mi sıkıldınız? Çalıştığınız ofis üstünüze mi geliyor? Dünyada bir fenomen olan Google ofislerine, özellikle de Zürih'tekine dair bu yazıyı okuyun, hayallere dalın...

a
a
Pazar, 04 Nisan 2010 - 05:00


Hayal gücünü zorlayan Google evi

Haber: Merve Özaytekin
mozaytekin@posta.com.tr

1995’te kurulan Google’ı bugün çocuklar bile biliyor. Bilgisayara oturduklarında açtıkları ilk sayfa o oluyor. Dünyanın bilgisini önümüze sunan internetin müthiş arama motorunun evini biliyor musunuz? 1995 yılında iki üniversite öğrencisi olan Sergey Brin ve Larry Page’in California Malo Park’ta ufak bir garajda kurdukları Google, bugün dünya üzerinde çalışılması en rahat, en konforlu iş yeri.
Dünyaca ünlü ekonomi dergisi Forbes’a göre Google Amerika’da - eminim dünyada da- çalışılabilecek en iyi şirket seçildi. Ana binası California-Mountain View’da olan Google evine ‘Googleplex’ deniyor. Dört ana bölümden oluşan Googleplex, 47.038 metrekare üzerine kurulmuş. 20 bin civarında kişinin çalıştığı bu binaya ister oyun parkı, ister tatil köyü deyin... Çünkü çalışanlar Googleplex’te bisikletle dolaşabiliyor, havuza giriyor, masaj yaptırıyor, bilardo oynuyor.

Bu kadarla kalmıyor; istedikleri an rahat yataklarına çekilip uyuyabiliyorlar, hem de mesai saatlerinde! Bunun için binada odaların yanı sıra konforlu özel uyuma yerleri bile var. Çalışanların sağlık riskini düşünen Google’da her zaman uzman doktorlar hazır bekliyor. Ayrıca çalışanlara istedikleri zaman ücretsiz check up yapılıyor. Fitness salonunda ter atan çalışanlar dilerlerse dalga havuzunda zaman geçiriyorlar. Orada da çalışanları ‘cankurtaranlar’ gözlerinden bir dakika olsun ayırmıyor.

Dünyada 10 bin kişiye istihdam sağlayan Google’ın bu merkezinde 15 kafe bulunuyor. Çalışanlar dilediklerinde ücretsiz olarak bu yerlerde yemek yiyebiliyor. Binadaki içecekler, atıştırmalıklar, meyveler hepsi her an çalışanların ellerinin altında... Scooterlarla rahatça gezilen googleplex’te kimse takım elbise veya kravatla dolaşmıyor.

İsteyen pijamasıyla bile binada rahatça dolaşıyor, kimse de kafasını çevirip bakmıyor! Sabit bir masası olmayan google mühendisleri onlar için yapılan özel çadır ofislerde çalışabiliyor. Telekonferans odalarında diğer ülkelerdeki google ofisleriyle görüntülü görüşme yapabiliyorlar. Açık havada vakit geçirmek isteyenler için çeşitli alanların bulunduğu google binasına çalışanlar evcil hayvanlarını da getirebiliyor!

Avrupa’daki de googleplex’i aratmıyor!

Google yalnızca Amerika’daki googleplex’te bu imkanları sunmuyor. Google Amerika’daki çalışanlarından iyi verim almış olmalı ki; benzer bir çalışma sistemini Avrupa’ya da taşımış. İsviçre- Zürih’te bulunan merkez de, Google’ın California’daki devasa yerini aratmıyor. Hatta daha yenilikçi ve daha sıradışı! Zürih’teki bina için Camenzind Evolution isimli mimarlık ve tasarım şirketiyle çalışan Google, Avrupa’da da fark yaratmış.

Mimarlık şirketi işe Google ile işbirliği yaparak başlamış. Tasarım sürecinde şirketin 350 çalışanıyla teker teker görüşmüş. Onların isteklerini, fikirlerini öğrenmiş. Böylece birçok şirketin düştüğü hatayı yapmayıp gereksiz mobilya ve dekorasyon için yüksek harcamalarda da bulunmamış. Sonuçta önemli olan Google çalışanlarının rahatı öyle değil mi?

İkinci etapta ise tüm Google çalışanlarını temsil eden kişiler seçilmiş. Bu kişiler iç mekan tasarımını her yönüyle kabul edip etmediklerine dair oy vermiş. Tasarım sürecinde ilgi çeken bir diğer noktaysa psikologların işin içinde olması... Psikologlar, çalışanların duygusal ve işleriyle ilgili gereksinimlerini saptamak üzere her çalışana teker teker test uygulamış.

İster kar havası, ister deniz havasını yaşayın...

Gelin Zürih şehir merkezine yürüme mesafesinde olan Google’ın Zurih-EMEA Mühendislik ofisini daha yakından inceleyelim. Zürih-Hurlimann Areal bölgesinde bulunan Google binası eskiden bir içki damıtım eviymiş. Yedi kattan oluşan bu bina, 12 bin metrelik bir alan üzerine konumlandırılmış. 800 kişinin çalıştığı bu yerde işlevselliğin ön plana çıktığı hem grup çalışmalarının hem de bireysel çalışmaların rahatça yapılabileceği alanlar yaratılmış.

Her katı farklı tema ve farklı renkte tasarlanmış olan binanın tarih bölümü olan beşinci katı eski bir kütüphane salonuna benzetilmiş. Buradaki toplantı odasında kabarık minderli kanepeler, koltuklar, koyu renk kadife perdeler, şömine ve bir de geleneksel avize var. Dördüncü kat ise çevreci kat olarak düşünülmüş ve bu katın rengi yeşil olarak belirlenmiş.

Buradaki ortak kullanım alanlarına ağaç gövdeleri konulmuş ve koza benzeri toplantı noktaları yapılmış. Uzaya meraklılar içinse üst kattaki direkten kayarak uzay alanına gidiliyor. İsviçre temasının uygulandığı üçüncü kat için de kar görüntüsü veren zemin örtüsü kullanılmış. Kayak gondolları toplantı noktaları olarak düşünülmüş. Karı sevenler burada İsviçre manzarasına karşı uzunca vakit geçirebiliyor.

Karı sevmeyenler de sahil havasına uygun olarak yapılmış, hamaklı, sandal ve tekne tasarımlı alanlarda çalışabiliyor. Uydu kabinleri ise çalışma grubundan kendilerini soyutlayarak video konferans yapmak isteyenler için tasarlanmış. Zürih ofisin en dikkat çekici ortak kullanım alanı ise akvaryumun yer aldığı su salonu...

Çalışanlar burada tuğlaya benzer köpük parçalarıyla dolu banyo küvetlerinde serinleyebiliyor, masaj yapılan spa odalarını kullanabiliyor, langırt ve video oyunlarını oynayabiliyorlar. İtfaiye borusuna benzer spiral bir alandan kayılarak inilen Milliways adlı kafede şeflerin hazırladığı yerel taze malzemelerden hazırlanan yemekler sunuluyor.

Yoga ve pilates kurslarının bulunduğu ofiste çalışanlar her katta vakit geçirebiliyor. Bina içinde istedikleri yerde çalışabiliyorlar. Böylece farklı çalışanlarla bir araya geliyor, etkileşim ve iletişim alanlarını güçlendiriyorlar. Tüm bunlardan sıkıldınız mı? Ses geçirmeyen özel odalarda istediğiniz kadar uyuyabilirsiniz... Ya siz? İş başvurusu yapmak için hala bekliyor musunuz?