Selcen Doğan Ağakay

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

Hayal gücünüzü sınırlamayın

Pazar, 30 Mayıs 2010 - 01:38

Bir uçta ‘Bal tutan parmağını tutar’ modeli, bir uçta ‘dürüst, tasarruf odaklı, halktan biri’ modeli. Bir uçta ‘ihalelerde götüren ama icraat da yapanlar’, bir uçta ‘çarşıya çıkıp, elde file, normal bir vatandaş gibi alışveriş yapması olay olanlar’.

Bir uçta ‘şatafatlı düğün dernek düzenleyenler’, bir uçta ‘kırmızı ışıkta duranlar’. Bir uçta ‘yarı-tanrısal lider’ler, bir uçta ‘Gandi’ler... Bugüne kadar ya ‘o’, ya ‘öbürü’nden ibaret sandık siyasetçileri. Ya ‘dürüst ama icraatçı değil’diler, ya ‘icraatçı ama dürüst değil’diler... İcraatçılık da, dürüstlük de marifet sayıldı. Oysa ikisi de zaten olması gerekendi. Şimdi yeni biri var sahnede. Onu da şimdiden koyarsak Gandi/Ecevit/Ahmet Necdet Sezer kadrosuna, yetinmek zorunda kalacağız dürüstlükle, tasarruflulukla, romantizmle... Hayallerimizi korkak alıştırmamalı, çok şey beklemeliyiz oysa. Tamam, ‘sol’laşsın CHP, dar gelirliyi, ezilmişi, dışlanmış, uçta kalmışı kazansın. Güçlü bir sosyal güvenlik politikası oluştursun. Ama büyümeyi, icraatı da ikinci plana atmasın. Biz de artık iki uç siyasetçi modelinden biriyle yetinmek zorunda kalmayalım, hayal gücümüzü sınırlamadan, ‘zaten olması gereken’i talep edelim.

Müzikal bir kriter olarak ‘camış’

Hadiseyi nerden ele almalı? ‘Vurun abalıya’ misali, her temsilinde yerden yere vurmayı alışkanlık haline getirdiğimiz Hadise’nin bu kez de İstiklal Marşı’nı seslendirmesinden dolayı düştüğü durumdan mı? Yoksa müzik otoritelerinden gelen acımasız eleştirilerin seviyesizliğinden mi?

Hadi, müzik otoriteleri ezel ebet böyle, ağzınla kuş tutsan yaranamazsın da, Hadise’nin meslektaşı Işın Karaca’ya ne oluyor peki? Yok ‘Mikrofonu ağzının içine sokmuş’muş. Yok ‘Duymuyordum’ demesinmiş, ‘Her şeyi camış gibi duyarsın oradan’mış... Camış!!!

Camış, yani büyükbaş hayvan. Manda. Su sığırı.

Bu mudur?

Demek ki, Işın Karaca’nın her daim bağıra çağıra şarkı söylemesi, şarkı söylemeyi bağırmak zannetmesi bundandır. Kadıncağız, kendi ifadesiyle ‘camış gibi du-ya-ma-mak-tadır’ işte. Müziği duyabilse, bu kadar bağırmak zorunda kalmaz, bizi de ciyak ciyak söyleyerek mahvettiği arabesk şarkılardan oluşan albümünü aldığımız için pişman etmezdi...

Camiyle mini etek arasına sıkışma klişesi

Almanya’da yaşayan 18 yaşındaki Türk kızı Melda Akbaş, Almanca olarak kaleme aldığı ‘Mini Etek ve Cami Arasındaki Hayatım’ adlı kitabında Alman ve Türk kültürü arasında yaşadığı gelgitleri yazmış. Tam da Almanlar’ın ‘bayıldığı’ cinsten, Almanlar’a ‘satılabilir’ cinsten bir kitap olmuş: ‘Cami ile mini etek arasında kalmış Türk kızı’. Klişe! Tam Batılının ‘görmek istediği Türk kızı’ tiplemesi.

Ve ‘bayat’. Aynı konular, aynı sığlıkta anlatılmış. Bekaret, evlilik, din, aşk vs. hep aynı ‘düz’lükte işlenmiş. Sanki hayat ya camidir ya da mini etek. İkisi arasında başka bir şey yoktur sanki. Oysa ortada tam anlamıyla ‘sentez’ bir hayat var. ‘Sentez’ bir dil var. ‘Sentez’ bir kültür var. Yaşantılar içinde bin türlü ‘geçişkenlik’ var, ‘dönüşüm’ var. ‘İçebakış’ ise bunun adı, sırf Almanlar’a kitap satabilmek uğruna çok basite indirgenmiş, ‘basmakalıp’ bir ‘içebakış’ bu. Keşke hayatın ‘onların bizi görmek istediği düşünce kalıpları içinde’ yaşanmadığını gösterebilen, derinlikli, melez, yeni şeyler anlatan bir kitap yazabilseymiş.

Hiç değilse birkaç Fatih Akın filmi izleyip, sonra bu yola çıksaymış...

Altın yerine ‘Hoş geldin Bebek’ takılır mı?

‘Hoş geldin Bebek’ özel bir sağlık sigortası paketi. Benzerlerinden farkı, bebeği, daha doğduğu ilk günden itibaren güvenceye alması. Herhangi bir bekleme süresine ihtiyaç duymaması. Annesinin, babasının sağlık sigortası sahibi olup olmadığına bakılmaksızın, bebeğin ismine özel olarak düzenlenebilmesi.

Groupama Sigorta çıkarmış bu ürünü. Yatarak tedaviden, yoğun bakım ünitesine, hastane sonrası tedaviden yurt içi acil yardım ve tıbbi danışmanlığa kadar birçok hizmeti kapsam dahilinde tutmuş. Doğum sonrası anneye yardımcı olmak amacıyla uzman bir hemşirenin evde vereceği eğitimi de hediye etmiş.

Daha güzeli, bu poliçe hediye de edilebilsin diye çok şık bir paket hazırlamış. İçine, sevdiklerinize özel not yazabileceğiniz nazar boncuklu bir kart ve bir de bebek müzikleri CD’si konmuş.

Altın değerinde bir hediye vermek isteyenler, www.groupama.com.tr den bilgi edinebilirler.