'Hayat bir fantezidir'

Geçtiğimiz günlerde 43.8 milyon dolara sattığı eseri ile adından sıkça bahsettiren Andy Warhol'un 1987 yılında verdiği röportajı şu sıralar dünyanın çeşitli dergilerinde yeniden yer buluyor.

Pazar, 16 Mayıs 2010 - 13:21

'Hayat bir fantezidir'

‘Son Yemek’ temalı eserleriniz bu yıl Milano’da sergilenecek. Bu eserleri ne zaman yaptınız?

Bütün yıl onlar üzerinde çalıştım. Aslında aralık ayında sergileneceklerdi. İpek baskı tekniğiyle yapılmış olanları kullanacağız. ¦ Bazı eserler kamuflaj deseni ile kaplı, neden? Elimde fazla kamuflaj vardı. Kendi portrelerimde kullandıklarımdan arttı.

Genelde tablolarda sadece bir tane İsa görmeye alışığız. Ancak sizin ‘Son Yemek’ temalı çalışmalarınızda iki İsa figürü göze çarpıyor. Bunun sebebi nedir?

Çünkü sınırları zorlamak istiyorum.

Popüler bir sanatçı olmayı nasıl tanımlarsınız?

Bilemiyorum. Eserlerini satabilen bir sanatçı işte. Bütün sanatçılar popüler, sadece seviyeleri farklı...

Yani bütün sanatçılar eşit mi size göre?

Ben ayrım yapamıyorum. Jasper Johns’un eseri üç milyon dolara satılırken, diğer sanatçıların dört yüz dolara parçalarını satmasını anlamıyorum. Benim için ikisi de güzel eserler. Zaten bu aralar sanat eserlerlerini alanlar çok parası olan gençler bence...

Röportajın devamı sonraki sayfada!

Sanatçı nedir, tanımlayabilir misiniz?

Bence sanat bir şeyi iyi yapmaktır. Örneğin iyi yemek pişirebiliyorsanız, iyi bir sanatçısınızdır.

Interview dergisinde işler nasıl?

Fena değil.Tirajımız 170 bin civarında seyrediyor ve her geçen gün artıyor.

Ne tür dergileri okumaktan hoşlanırsınız?

Sanat dergilerini takip ediyor musunuz mesela? Her şeyi okurum. Sanat dergilerinin de resimlerine bakarım.

Bazı fotoğrafları dergide izinsiz bastığınız gerekçesiyle mahkemelik oldunuz. Telif hakları konusunda düşünceleriniz neler?

Tüm bu durum bana ‘Coca- Cola’ şişesini çağrıştırıyor. Bence bir şişe kolayı aldığınızda sizin olur, onunla ne isterseniz yapabilirsiniz. Ama şimdi sanki depozitini vermemizi istiyor gibiler. John Wayne fotoğraflarında da aynı sıkıntıyı yaşadık. Bu konuyla çok da fazla ilgilenmek istemiyorum, çok sıkıntılı çünkü. Bence bir dergiye para ödediğinizde sizindir ve onunla ne isterseniz yaparsınız. Ben insanlara benim şeylerimi aldıklarında kızmıyorum. Bazıları kendi çalışmaklarına benim imzamı atıp, satmaya çalışıyor, sadece o zaman sinirleniyorum. 

Nelere bakmaktan hoşlanırsınız?

Güzel bir vitrin, güzel bir yüz. Güzel olan şeylere daha uzun bakarsınız. Mesela Çin Seddi’ni görmek için aslında çok da istememe rağmen Çin’e gittim. Ne de olsa yıllardır hakkında konuşuluyor. Açıkçası gerçekten muhteşemdi.

Röportajın devamı sonraki sayfada!

Spor yapıyor musunuz?

Evet. Yaklaşık 50 kilo ağırlık kaldırabiliyorum.

Bayağı ağır!

Aslında hafif... Tabii benden daha güçlü, yakışıklı ve gençseniz ve daha güzel giyiniyorsanız.

Gece hayatına ilginiz biliniyor. New York’un en gözde kulüplerinden birinin adını siz koydunuz örneğin...

‘Tunnel’ adlı gece kulübünün adını ben mi koydum, yoksa başka biri söylemişti ve benim hoşuma mı gitmişti, hatırlamıyorum ama güzel bir isim. Gece kulüplerinde resimler çekiyorum. Hatta senin de bir sürü resmini çektim.

Güzel çıkmışlar mı?

Daha bakmadım. Bir dahaki sefer daha yakın çekimler yapmayı planlıyorum.

Eğer hayatı sil baştan yaşama şansınız olsaydı, neleri değiştirirdiniz?

Bilemiyorum. Gerçekten çok çalıştım. Her şey bir fanteziymiş gibi geliyor.

Röportajın devamı sonraki sayfada!

Sizce hayat bir fantezi mi?

Evet, öyle.

Gerçek nedir? Bilmiyorum.

Sizce fanteziler ve dini düşünceler arasında bir bağlantı var mı?

Belki, bilmem. Kilise gitmek için eğlenceli bir yer.

Papa’nın resmini çekmiştiniz. Sizi kutsadı mı?

Portresini yapmamı istiyorlardı, onun için birlikte resim çektirmemiz gerekiyordu ama yapamadık. Önümden geçerken çektim ben de.

Milliyet

4