Hayat sigortası vardır

Çarşamba, 21 Kasım 2012 - 05:00

Annem SSK emeklisiydi, bankadan kredi kullanmıştı, emekli maaşından ödüyordu, vefat etti. Banka bu parayı benden ister mi?  D.A.

Artık biliyorsunuz, biri vefat etti mi malvarlığı, alacakları, borçları hep birlikte mirasçılarına geçer. Kredi de bir borç olduğuna göre annenizin ölümü ile bankaya olan borç da size kaldı. Yani banka bu borcu sizden isteyebilecek. Ancak tatbikattan bir hususu hatırlatayım. Biliyorsunuz bankalar kendilerini teminat altına almadan hiç kimseye bir kuruş vermezler. Dolayısı ile annenizin aldığı kredinin de bir teminatı vardır. Bunların arasında kredi alanı hayat sigortası yapmak da var. Bu mecburi değil ama bankalar işlem yaparken mecburiymiş gibi hayat sigortası yapar, hem kendi kardeş kuruluşu olan sigorta şirketine iş çıkar hem de alacağını, borçlunun ölümü halinde dahi garantiye alır, üstelik poliçe bedelini kredi alana yükler. Bunu anlatmamın nedeni şu, annenizin de hayat sigortası bulunuyor olabilir. Var ise banka alacağını hayat sigortasından alacaktır, siz de rahat edersiniz. Olaya bu gözle bakın.

[[HAFTAYA]]

Tapuya başvurun

Babama dedemlerden Osmanlı tapusu ile arazi kalmış. Bugün devlet üretme çiftliği. Buraya padişahlık döneminde el konulmuş bu yakınlarda da 49 yıllığına kiraya verilmiş. Bir gazete haberinde padişahlık dönemi tapularına hak tanındığını gördüm. Acaba neye başvurmalıyım? S.B.

Padişahlık tapularına nasıl bir hak tanındığı konusunda bir bilgi sahibi değilim. Bu haklar olsa olsa yasalarla tanınır ve bu Resmi Gazete’de ilan olunur. Ancak sizin memnun kaldığınız haber sanırım Çevre ve Şehircilik bakanlığının bir açıklaması. Bu açıklamada “Tapu sahipleri dedelerinden kalma araziler için kadastro çalışması bittikten sonra 10 yıl içinde dava açıp haklarını alabilecek” deniliyordu. Bu çok büyük bir haber değil, zira kadastro çalışmasından sonra hak sahibi olduğunu iddia eden kişiler 10 yıl içinde mahkemelere başvurup dava açabilirler. Bu davalar öyle kolayca sonuçlanacak davalar değil. 10 yıl, 20 yıl sürenler olduğu gibi kaybedilen davalar da çoktur. Yani bu size tanınmış çok önemli bir hak değil. Şimdi nereye başvuracaksınız konusuna geleyim. Birincisi elinizdeki tapu senedi ile önce tapu dairesine başvurun bakalım kadastro durumu ne, sonra da dava açmak için mahkemeye başvuracaksınız. Bir hatırlatma, Osmanlı’da arazi kullanımı cumhuriyet dönemi gibi tek ve kolay esasa bağlanmamıştı. Muhtelif arazi kullanım tarzları vardı ki bunların altında mülkiyeti imparatorluğa ait ancak kullanım hakkı vatandaşa ait olan arazi esastı.