'Hayatımda çikolata yemedim'

20 yıldır vücut geliştirme sporunda pek çok başarıya imza atan Serdar Aktolga ile konuştuk

a
a
Cumartesi, 04 Eylül 2010 - 05:00


'Hayatımda çikolata yemedim'

Röportaj: Eylem Keskin

eylem.keskin@posta.com.tr

Herkes vücudunun güzel olması için uğraşır ama Serdar Aktolga bunun için yaşıyor. Onu gördüğümde kasları karşısında şaşırmadım desem yalan olur.

20 yıldır vücut geliştirme sporuyla uğraşan ve dünya çapında pek çok başarıya imza atan Serdar Bey’in işi vücuduna iyi bakmak. O bunu yaşam tarzı haline getirmiş ve böyle yaşamaktan çok mutlu. “Sürekli diyet ve spor yapıyorum ve bu duruma bayılıyorum” diyen Serdar Aktolga hiç çikolata yememiş!

Vücut geliştirme sporuyla nasıl tanıştınız?

1989’da başladım. Bir tesadüf sonucu oldu. Doğma büyüme Modalı’yım. Bizim oraya bir spor merkezi açıldı. İçeri girdim, manzara karşısında şoke oldum. Vücut geliştiren sporcular vardı; “Bir erkek böyle görünmeli” dedim. Hem sağlıklı hem bakımlı hem de karizmatik. Dışarıdaki herkes bir anda bana sıradan, sağlıksız, güçsüz ve çelimsiz geldi. 3-4 ay sonra da spor salonuna başladım.

Vücut geliştirmeye mi?

Hayır, spora başladım ama 3-4 ay sonra hocalarım vücudumun çok çabuk cevap verdiğini fark ettiler. Gözle görülür farklar olmaya başladı. 18 yaşındaydım. 6 ay sonra kendimi podyumda buldum.

Kaç kilosunuz?

İlk yarışmamda 70 kiloydum, şu anda 105 kiloyum. 20 yılda 35 kilo kattım. Sezon ağırlığım 120 kilo oluyor.

Ne yiyor, ne içiyorsunuz?

365 günü aynı şekilde geçirmeye çalışıyorum. 10 yıldır sürekli diyet halindeyim. Bunu yaşam tarzım haline getirdim. Sabah kalkıyorum 30 dakika yürüyüş yapıyorum, kahvaltım genelde yulaf, pirinç, tavuk, kırmızı et oluyor. Gün içinde de o anki form durumuma, yarışmanın uzak ya da yakınlığına göre belirlediğim bir kalori miktarı var. Genelde 1-1.5 kilo et yiyorum. 20-30 tane yumurta, bol sebze ve balık yiyorum. Haftada 2-3 porsiyon somon balığı yiyorum. Fındık badem, avokado yiyorum. Katı yağ kullanmam. Vücudumun eritebileceği yağları kullanırım. Ne yerseniz ona benzersiniz. Baklava börek yerseniz onun gibi olursunuz. Vücudun böyle bir özelliği vardır. Bu benim yaşam tarzım. Bu işin beni etkileyen tarafı sağlıklı yaşam tarzı.

Favori mönünüz nedir?

Somon balığı, brokoli ve kepekli pirinç. Bu üçlü karışımına bayılıyorum. Tabii hepsi buharda pişecek.

Hiç kaçamak yapmaz mısınız?

Canınız hiç mi mantı ya da tatlı istemez? Hayır asla yemem. Yılda bir kere pizza yerim. 3-4 defa da fast food tarzı beslenirim. Ispanaklı böreği çok severim ama 5 yıldır yemiyorum. Çikolatayı hayatım boyunca yemedim.

Gerçekten mi?

Evet genetik özellik sanırım. Çünkü çocukken de çikolata verdiklerinde yere atarmışım. Şekerli hiçbir şeyden hoşlanmıyorum. Doğuştan sporcuyum.

Bu sizin yaşam tarzınız olmuş...

Evet bu işi gerçekten severek yapıyorum, zaten severek yapmazsanız olmaz. Bir daha dünyaya gelsem daha erken yaşta başlamak isterdim. 20 yıldır bu işi yapıyorum. Balkan, Avrupa, dünya şampiyonu oldum. Dünya çapında birçok derecem var.

Vücudunuzdaki yağ-kas oranı nedir?

Dönemine göre değişiyor. Her zaman yüzde 100 formda gezemezsiniz. Mutlaka iniş çıkışlarınız oluyor ama yılda iki kere maksimum formu yakalıyorum. Tam bir anatomi atlası halini alıyorum.

Bu bazıları için bir çılgınlık!

Önyargılı davranıyorlar. Bizim nasıl bir özveri gösterdiğimize baksalar daha iyi olacak. Gerçi bu düşünce yavaş yavaş yıkılıyor. Vücudunuza getirdiğiniz kalite yaşam tarzınıza da kalite kazandırıyor. Yolda yürüyüşünüz, merdiven çıkışınız, yerden bir şey alışınız bile değişiyor. Her şeyi denge içinde yapıyorsunuz.

Güzel vücut tanımlamanız ne?

Önce bakımlı olmalı. Saçına, eline ayağına, giyimine dikkat etmeli. Sonra kendine fiziksel özellik kazandıracak hobiler içine girmeli. Siz istediğiniz kadar spor yapın. Bakımsız olun işe yaramaz. İnsanın önce kendine saygısı olması gerekir. Ben de bakım yaparım. Çünkü derimin kaliteli olması lazım. Benim vücudumdaki en önemli organım derim. Sürekli nemlendirici ve bakım jeli sürerim. Derimin kalitesi podyumda çok önemli. Bir erkek de bir kadın kadar derisiyle ilgilenmeli.

Aynaya baktığınızda ne hissediyorsunuz?

Ben egolarımı yenmiş bir insanım. Hiçbir zaman kendime bakıp “Vay be, nasıl bir adamsın” demedim. Ama tabii ki aynaya baktığımda bir şampiyon görüyorum ama kendimle gurur duyuyorum. Ama artık sadece eksiklerimi görüyorum. Hakem olarak bakıp eksiklerimi geliştirmeye çalışıyorum.

Eksik var mı?

Mutlaka, her sporcuda olduğu gibi benim de eksiklerim var. Aynaya bakıp kendimi motive etmeye çalışıyorum. Ama mutlaka günde 5 kere aynaya bakarım. Çünkü en büyük jüri ayna; asla yalan söylemez.

Merak ediyorum, hastalanıyor musunuz?

3 yıldır hastalanmıyorum.

Sokakta ilginç tepkiler alıyor musunuz?

Evet, “Siz gerçek misiniz?” diyenler ve dokunmak isteyenler çok oluyor. Dokunma ihtiyacını hissetmeleri bana çok enteresan geliyor. Özellikle kadınlardan gelince. Sonuçta her gün karşılaştıkları bir görüntü değil, doğal karşılıyorum; tabii belli bir kibarlık ölçüsünde olursa.

Eminim çocuklar size bayılıyordur...

Evet, çok seviyorlar. Çünkü süper kahramanlara benzetiyorlar.

Kadınlarla aranız nasıl?

Hayatım boyunca herhangi bir sorunum olmadı. Bakımlı, güzel kadın çok hoşuma gider. Kadınlar dünyadaki en değerli varlıklar. Kadınlarla ilgili bir sıkıntım yok ama evli değilim.

Evli olmamanız bu spora verdiğiniz özveri ve emekle ilgili olabilir mi?

Hayır, şu ana kadar evlenmediysem bu fırsatı yakalayamadığım için. Zamanı geldiğinde evleneceğim. Aile kurmak istiyorum.

Birlikte olacağınız kadın da sizin gibi sporcu mu olmalı?

Özellikle böyle bir tercihim olmaz. Bankacı da olabilir. Spor yapmayan kız arkadaşlarım da oldu ama benimle birlikteyken spora başladılar. Beslenme alışkanlıkları mutlaka değişir. Zaten değişmezse karşımdaki insanın aklından şüphe ederim. Sonuçta ben yarışmaya hazırlanırken patates yiyip bira içemezsiniz. Üzüm üzüme baka baka kararır. Yanımdaki kadın da kendine dikkat etmek zorunda kalıyor. Bugüne kadar “Ben böyleyim” diyen bir kadın olmadı. Beni taşıyacak bir kadınla birlikte olmak benim için önemli.

Şimdilerde ne yapıyorsunuz?

Özel müşterilerim var. Onlarla yaşam koçu gibi çalışıyorum. Benden beslenme konusunda, spor konusunda destek alıyorlar. Resmen birlikte yaşıyoruz. Onların hayat standardını yükseltiyorum! 

2