'Hayır' demeyi bilmek gerek

a
a
Cumartesi, 11 Eylül 2010 - 05:00

'Hayır’ demeyi bilmek bir ilişkinin sağlıklı yürüyebilmesi için hayati önem taşıyor. ‘Hayır’ diyebilmenin yolu da birey olma özelliğini kaybetmemekten geçiyor. İlişkiye başlarken kendi kimliğinizi kaybetmemeniz gerekiyor. Başkalarının (ki bu başkası sevgiliniz oluyor) doğrularını yaşarken kendi doğrularınızı silerseniz, onun her istediğine ‘Evet’ deyip, kendi isteklerinizden, düşüncelerinizden, yaşam biçiminizden vazgeçerseniz emin olun bir süre sonra da sevgiliniz sizden vazgeçecektir. Çünkü sıkılacaktır. Çünkü her şeye ‘Evet’ diyen insan bir süre sonra sıkıcı hale gelir. Hem sormazlar mı insana, “Senin kendi düşüncen yok mu? Kendi kişiliğin yok mu?” diye...

***

‘Hayır’ diyemeyen insanların en büyük korkusu, bu kelimeyi kullandıkları zaman sevgiliyi kaybetmektir. Sanırlar ki onun isteğini kabul etmedikleri zaman sevgili gidecek. Bunu, yani ‘Giderim ha’ tehdidini bir baskı unsuru olarak kullananlar vardır elbette. Size öyle bir duygu aşılarlar ki, siz bir kez ‘Hayır’ derseniz sonsuza kadar bir daha onu göremeyeceğinizi düşünürsünüz. İşte bu ilişkide bir kişiliğin diğer kişilik üzerinde ‘tahakküm’ kurması, baskı oluşturmasıdır. Oysa sizin bir iradeniz var. Bu iradenizi hiçe sayamazsınız. Sevgilinizin istediği şeyi kabul etmiyorsanız iradenizi kullanarak ‘Hayır’ demelisiniz.

***

Sırf sevgilisi istiyor diye arkadaşlarıyla görüşmeyi kesenler, evden dışarı çıkmayanlar, giyim tarzını, yaşam tarzını değiştirenler, hatta işini, okulunu bırakanlar var. Bunların hepsi sırayla oluyor. Örneğin sevgili diyor ki önce; “Arkadaşlarınla görüşmeni istemiyorum.” O da sanıyor ki sevgilisi onu kıskanıyor, e kıskançlık da sevgi gösterisi ya, kabul ediyor. Hatta bununla övünüyor. Ama sevgili yetinmiyor, diyor ki; “Kot giyme popon çıkıyor, mini giyme bacağın görünüyor...” Bizimki yine kabul ediyor, ne yapsın... İstekler bitmiyor ve iş sonunda “Benden habersiz sokağa çıkamazsın”a kadar ulaşıyor. Meşhur bir deney vardır. Hani kurbağayı kaynar suya atarsan birden zıplar ve kendini kurtarır. Ama suyu yavaş yavaş ısıtırsan kurbağa bunu anlamaz ve sonunda haşlanır ölür... Bu da öyle bir şey işte... İlk ‘Evet’ dediğiniz andan itibaren diğerlerinin de yolunu açmış olursunuz.

***

Ben ilişkilerde özveriden yanayım elbette. Ama bu özveri sizin kişiliğinize, yaşam biçimiminize zarar vermemeli. Üstelik özveride bulunan taraf hep siz olursanız bunun da bir anlamı yok. İlişki dediğiniz şey ortak noktada buluşmadır. Bir tarafın dayatmasını, diğer tarafın mecburen ya da korkuyla kabul etmesi uzlaşma değildir. Uzlaşmanın olmadığı yerde de birleşmeden değil ancak ayrışmadan söz edilebilir. Bu yüzden ‘Hayır’ diyebilmek çok önemlidir. Size uzlaşmayla değil dayatmayla gelen her sevgiliye ‘Hayır’ demelisiniz. “Bak benim dediğimi kabul edersen ilişkimiz çok daha güzel olacak” demesine de kanmayın. Çünkü onun için güzel olan şey, sizin için güzel değildir. Hatta “Yaptıkları yetmez ama ben yine de onun dediğini kabul edip ‘Evet’ diyeyim” de demeyin. Daha iyisini yapabileceğine inanıyorsanız onu ‘Evet’ ile değil ‘Hayır’ ile motive edersiniz.