Mehmet Ali Birand

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

Hayır Sayın Başbakan, o Ermenilere dokunmayın, aksine onları korumaya alın

Perşembe, 18 Mart 2010 - 05:00

Haberi duyduğum zaman inanamadım. Nasıl olabilir, Türkiye Başbakanı nasıl olur da böyle bir şey söyleyebilirdi?
Kendi aklına mı geldi, yoksa başka biri mi bu fikri verdi? Yoksa, bir yanlış anlama mı?
Veya Başbakan başka bir şey söylemek isterken, ağzından başka kelimeler mi döküldü?
Hayır, Başbakan açıkça BBC’ye bunları söylemiş. Yani bütün dünyanın izlediği bir TV ile söyleşisinde, çok net şekilde, altını çizerek ortaya koymuş.
Ermenistan vatandaşı olan ve fakirliklerinden dolayı, sırf biraz para kazanabilmek için, Türkiye’ye turist olarak giren ama izinsiz çalışan 100 bin Ermeni’nin, açılım bir işe yaramazsa, sınır dışı edilebilineceğini açıklamış. Ermenistan’a bir nevi gözdağı vermek istemiş olabilir. Aklıma ilk önce CHP’nin ağır topu Onur Öymen geldi. Hani geçenlerde “Türkiye Ermenistan’a unutamayacağı bir ders vermeli” demiş ve Ak Partililer tarafından eleştirilmişti ya, işte Başbakan’ın son açıklamasının da emin olun ondan hiç farkı yok... Bundan daha kötü bir zamanlama, bundan daha talihsiz bir söz olamazdı.

Herkes Türkiye’yi soykırımcı diye damgalamaya kalkışırken

Ermeni soykırımıyla ilgili olarak uluslararası kamuoyunda, Türkiye’yi damgalayan akımın giderek arttığı bir süreç yaşıyoruz. İsveç parlamentosu yeni bir karar aldı. Amerikan Kongresi Dışişleri Komitesi “Türkiye soykırım yapmıştır” dedi. İngiliz Avam Kamarası’nın ve Amerikan Kongresi’nin konuyu ele alma olasılığı var. Amerika Başkanı Obama’nın 24 Nisan günü yapacağı açıklamada “soykırım” kelimesini kullanmaması için Ankara büyük bir çaba harcıyor. Ermenilere soykırımın söz konusu olmadığını anlatmaya çabaladığımız bir dönemde, Başbakan’ın kalkıp, izinsiz çalışan 100 bin Ermeni’yi sınır dışı edebileceğini söylemesini nasıl yorumlayabileceğimi bilemiyorum.
Acaba bir dil sürçmesi mi?
İyi düşünülmemiş bir strateji mi?
Ermenistan’ı veya başta Washington soykırım tasarılarını kabul etmeye hazırlanan diğer ülkeleri korkutmak mı?
Bir danışmanının dahiyane bir buluşu mu?
Hangi şıkkı kabul edersek edelim, bu sözler ülkemizi yaralayacak ağırlıktadır.
Başbakan uzun vadeli bir olasılıktan söz etmiş olsa dahi, şimdi, “soykırımcı Türklerin bu defa zavallı fakir Ermenilerin, üç kuruş kazanmalarını dahi istemediği” propagandası başlayacak, “dün milyon kişiyi kestiler, şimdi 100 bin Ermeni’yi açlığa mahkum edecekler” edebiyatı yapılacak. Oysa, kısa bir süre önce Başbakan izinsiz çalışan bu Ermenilere göz yumulmasını, Türk alicenaplığının bir örneği olarak gösteriyordu. Doğru bir saptamaydı.
Ermenistan’da iş bulamadıklarından dolayı aç kalma tehlikesindeki Ermeni vatandaşlarının, Türkiye’de risk alıp çalışmalarına göz yummak, onlara toleranslı davranmak, hatta bir anlamda sahip çıkmak bize yakışan bir tutumdu.

Hiçbir hükümet, 100 bin Ermeni’yi sınır dışı edemez

Hele Ermenistan ile aramız bozulsa, protokoller iptal olsa dahi, Türkiye’nin 100 bin Ermeni’yi sınır dışı etmesi imkansız denecek kadar zordur. Düşünebiliyor musunuz, kameraların önünde binlerce Ermeni vatandaşı polis tarafından toplanacak, adeta sürgüne gönderilir gibi sınır dışı edilecekler. Bizler istediğimiz kadar bunların yasa dışı, kaçak işçi olduklarını söyleyelim, kimseyi inandıramayız.
“İşte Türkler Ermenileri yine sürüyor” denecek. Buna da “ikinci tehcir” damgası vurulacak...
Oysa bu insanlar yaşam kavgası vermektedirler. Ermenistan veya diaspora ne kadar düşmanlık ederse etsin, bu insanları korumak, sadece Türkiye’yi yüceltmektedir.
Onlar bizim en güçlü ve inanmış lobimiz niteliğindedirler. Onlar artık bizim kardeşlerimizdir.
Tam aksine kapıları açalım, gelip bizlerin canavar olmadığını görsünler. Şimdi bizim beklentimiz, Başbakan’ın bu yarayı tamir etmesidir. 100 bin Ermeni’nin sınır dışı edilmeyeceğini söylemesi ve insanları rahat ettirmesidir. 100 bin Ermeni’ye dokunmayalım, hiç değilse bu insanları kucakladığımızı gösterelim.
Bir Türk başbakanına, özellikle de Erdoğan’a böyle bir tutum çok daha fazla yakışır.