HDP Figen Yüksekdağ yerine yeni eş genel başkan Serpil Kemalbay oldu

HDP 3. Olağanüstü Kongresi, milletvekilliği ve parti üyeliği düşürülen Figen Yüksekdağ’ın yerine yeni eş genel başkanı belirlemek üzere bugün toplandı. Yüksekdağ'ın yerine yeni eş genel başkanı Serpil Kemalbay oldu.

20 Mayıs 2017, Cumartesi 16:42
HDP Figen Yüksekdağ yerine yeni eş genel başkan Serpil Kemalbay oldu
HDP’nin yeni eş genel başkanı Serpil Kemalbay oldu.

HDP eski eş genel başkanı Figen Yüksekdağ hakkında ‘toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet,’ ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ ve ‘suç işlemeye tahrik’ suçlamasıyla 30 yıldan 83 yıla kadar hapis istemiyle dava açılmıştı.

Yüksedağ’ın 21 Şubat’ta milletvekilliği, 9 Mart’ta parti üyeliğini düşürülmüştü.

Bunun üzerine olağanüstü kongreye giden HDP, Yüksekdağ’ın yerine Kemalbay’ı yeni eş genel başkan olarak seçti.

Böylece Kemalbay, tutuklu bulunan eş başkan Selahattin Demirtaş ile birlikte görevini yürütecek.

Kemalbay, daha önce eş genel başkan yardımcılığı görevini yürütüyordu.


SERPİL KEMALBAY KİMDİR?


Ardahan doğumlu olan Serpil Kemalbay, İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünden mezun oldu. Kemalbay, Sosyalist Dayanışma Platformu içinde yer aldı. 1997 yılında Dayanışma Evlerinin kurucuları arasında yer alan Kemalbay, 2007’de güvencesiz işçilerin örgütlenmesi ve hakları için çalışan BATİS’in (Bağımsız Tekstil İşçileri Sendikası) İstanbul’da ve Trakya’da çalıştı. Sendikalarda iş güvenliği ve işçi sağlığı üzerine, özellikle kadın işçilerin hakları konusunda danışmanlık yapan Kemalbay, 7 Haziran 2015 seçimlerinde HDP’nin İstanbul 1. Bölge Milletvekili Adayı oldu. 


YÜKSEKDAĞ'DAN MESAJ


Kongre, Yüksekdağ’ın cezaevinden gönderdiği mesaj ile başladı. Yüksekdağ, KHK ile ihraç edilen ve 73 gündür açlık grevinde olan akademisyen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ile çocuğunun kemiklerini alabilmek için 85 gündür açlık grevinde olan Kemal Gün’e destek mesajı yolladı.Kongrede Yüksekdağ’ın mesajını Serpil Kemalbay okudu.



Yüksekdağ’ın gönderdiği mesajın bir bölümü şöyle:

“Eminim ki, yasal zorluklar nedeniyle toplanan Olağanüstü Kongremiz, aynı zamanda yeni döneme daha güçlü hazırlığın da platformu olacaktır. Milletvekilliğimle birlikte parti üyeliğimin de gasp edilmesi sadece Eş Genel Başkanlık görevini yasal olarak devretmeme yol açabilir. Partiye, halklarımıza, barış, emek, özgürlük davamıza karşı görevlerim kesintisiz devam ediyor. Bu zorlu dönemeçten de maharetle geçeceğimize olan inancım tam. Zorunlu olarak ama yürek ferahlığıyla Eş Genel Başkanlık görev ve pozisyonunu devrediyorum.

Tutsaklığım ve siyasi haklarımın gasp edilmesi sürecinde, temsili iradesine sahip çıkan ve dava arkadaşlarım, yoldaşlarım olarak beni-bizleri bir an olsun yalnız bırakmayan halkımıza, tüm özgürlük güçlerine sonsuz teşekkürlerimi, sevgilerimi sunuyorum. Başta Van halkı olmak üzere, Kürdistan coğrafyasının vefalı, direngen, asil evlatlarını, değer ve birikimlerine sahip çıktıkları için saygıyla selamlıyorum.



Türkiye'nin dört bir yanında zulme karşı demokratik direniş hakkını kullanan halk, emek, özgürlük ve barış güçlerinin yolunun açık olmasını diliyorum. İşi ve emeği için bedenini açlığa yatıran Nuriye Gülmen, Semih Özakça'nın ve oğlunun mezar hakkı için grevde olan Kemal babanın direnişini selamlıyor, vicdan sahibi tüm yurttaşları sahiplenmeye çağırıyorum.

Kongrede seçilecek Eş Genel Başkanımıza, Parti Meclisi üyelerimize sonsuz başarılar diliyorum.

Umutla, inançla, yoldaşça selamlarım hepinizi..."

Figen Yüksekdağ


DEMİRTAŞ DA MESAJ GÖNDERDİ


HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, partisinin 3’üncü Olağanüstü Kongresi’ne gönderdiği mesajda, ’ortak vatan’ ve ’cumhuriyet değerleri’ vurgusu yaparak, şunları kaydetti:

"İnançlarımız, ibadetlerimiz, ideolojilerimiz, türkülerimiz, halaylarımız, horonlarımız, dualarımız, rüyalarımız hep ortak yaşam ve toplumsal barış üzerineyken, bizler bunlar için daha somut, daha sonuç alıcı adımlar atmaktan çekinmeyelim. Siyasette cesaret budur. Binbir emekle gerçekleştirdiğimiz, ama bir türlü nihayete erdiremediğimiz, en son Dolmabahçe Sarayı’na gömülen barış umutlarımızı yeniden ve daha güçlü bir şekilde haykırma zamanıdır. Cumhuriyet’in demokratik değerlerine sahip çıkmak, eksiklerini gidererek, yanlışlarını düzelterek, Cumhuriyeti demokratikleştirerek mümkün olur. Ortak vatanda birlikte, eşit ve kardeşçe yaşamak için, demokrasisi güçlü bir Cumhuriyet’in onurlu eşit yurttaşları olarak korkmadan, birbirimize dostlukla sarılabilmek için hepinizi cesarete davet ediyorum"