Hedef Türkiye'nin 'Yeni Osmanlı' görüntüsü mü?

Salı, 01 Haziran 2010 - 05:00

İsrail’in Gazze’ye yardım taşıyan gemilere yönelik barbarca baskını, yıllardır ateş altında olan Ortadoğu’yu görülmemiş bir felakete sürükleyebilir.

İşgal altında tuttuğu topraklarda kadın çocuk demeden yüz binlerce kişiye zulmeden ve insanları gözünü kırpmadan öldürebilen İsrail bu kez varlığını tehlikeye atacak bir adım attı.

Türk gemisi Mavi Marmara’ya İsrailli komandolar tarafından gerçekleştirilen saldırıda 9 kişinin ölmüş olması hiç öngörülemeyen gelişmeleri tetikleyebilir.

Çünkü İsrail’i siyasi açıdan hasta bir topluluk yönetiyor. Bu kadar sivilin ölümünün ardından İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu gelişmelerden üzgün olduğunu bile söyleyemedi. Görülmemiş rezillikte rezil bir davranış göstererek bu baskının arkasında olduğunu açıkladı. Ortadoğu barışı için yıllarca uğraşan Türkiye’yi artık düşman olarak gördüklerini ilan etmiş oldu. Bir anlamda Türkiye’nin temsil ettiği ileri sürülen “Yeni Osmanlı” kimliğine savaş açtı. Yaşanan bu olaylar İsrail’i yöneten aşırı sağcı ve ırkçı adamların, İran lideri Mahmud Ahmedinejad’dan bile daha tehlikeli olabileceğini ortaya koydu.

İran ve Arap ülkeleri öteden beri İsrail’in varlığını tanımıyor. Hatta birçok Arap ülkesi İsrail ile hala hukuken savaş halinde.

Türkiye ise Ortadoğu’da İsrail’in varlığını sorgulamayan tek ülkeydi.

Ancak İsrail, uzun yıllardır dile getirildiği gibi PKK’yı destekliyorsa o zaman çok vahim gelişmelere hazır olmak durumundadır.

Nefret dalgası tetiklendi

İsrail uyuşturucu kaçakçısı, bebek katili PKK’ya açıkça destek veriyorsa ve İskenderun saldırısının arkasında da varsa bu dolaylı yoldan Türkiye’ye savaş ilanı demektir.

Şili’den telefonla bir açıklama yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu eylem için “insanlık dışı devlet terörü” ifadesini kullandı. Buna karşın Erdoğan açıklamasının duygusal tonunu kontrol etmeye çalıştı ve dikkatli sözler seçti.

Muhtemelen bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki konuşmasında bu açıklamasının tonunu iyice sertleştirecek.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, İskenderun’da PKK tarafından gerçekleştirilen saldırı ile İsrail’in Türk gemisine yönelik baskınının zamanlamasına dikkati çekti. Benzer yöndeki vurguyu Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da yaptı.

Siyasetin ciddi isimleri böylesine önemli bir iddiayı somut delillere dayandırmadan ileri süremez. Hüseyin Çelik ve Kemal Kılıçdaroğlu acaba devletin bu konuyla ilgili bazı istihbaratlarına dayanarak mı konuştular? Böylesine kritik günlerden geçerken sokağa verilecek yanlış bir mesaj halkın tamamen infiale kapılmasına neden olabilir. Büyük kitleler bir kere harekete geçerse durdurmak çok zordur. Başbakan Erdoğan’ın da altını çizdiği gibi Türkiye İsrail ilişkileri bundan sonra ne yönde gelişirse gelişsin oluşan bu olumsuz havanın Türkiye’deki Musevi vatandaşlarımıza yönelik bir nefret dalgasını tetiklemesine izin veremeyiz.