Hem ağlarım hem giderim...

Cumartesi, 30 Kasım 2013 - 05:00

“Arkadaş eş bulmaya mı geldin, hayatını anlatıp iki gözün iki çeşme ağlamaya mı?”. “Esra Erol’la” isimli Fox TV programı bana bu soruyu her seferinde daha şiddetli halde sordurmaya başladı... Mesela gelin adayımız geliyor, başlıyor hayatından kesitleri anlatmaya. Ardından gözyaşına bağlıyor. O gözde o damlayı gören orkestra “Yedi Karanfil” olarak andığımız Yeşilçam müziklerine abanıyor... O gözyaşı stüdyoda sele bağlayıp ekran karşısında su taşkınına dönüyor vallahi. “Haydi açıp biraz neşemizi bulalım” dediğimiz yegane program da damara bağlayınca o selde boğulup gidiyoruz vesselam...

[[HAFTAYA]]

Su akar yatağını bulur

“Merhamet” (Kanal D) isimli dizi bir parça toparlanmaya başladı. Benim için sorun yoktu ama reyting karnesi yeni sezonda sorunlu çıkıyordu... Ne zaman ki aşk meselesi Narin’in öznesinden çıkarılarak Sermet ve Deniz ikilisinin etrafında örülmeye başladı, dizide de bir aksiyon belirdi... Sermet geçtiğimiz yıldan beri “Merhamet”e tebessüm getirebilen yegane karakterdi. Şimdi Deniz ile olan aşkları işin içine tatlı bir duygusallık da soktu. Sadece bu yüzden bile “Merhamet” için umut ışığı belirdi diyebiliriz...

*

Hepsi de örgüt adı gibi...

Yeni dizinin adı; “Aşk Ekmek Hayaller”. Virgül koymayınca anlam bütünlüğü diye bir şey yok. Virgül koyarsan şu an ekranda olan dizilerin alayının anlattığını üç kelimeyle özetleme hali var... Dizi isimlerinde yaratıcılık yeteneğimiz ortada. Birbirinden komik dizi adları var. Öyle ki artık izleyici izlediği dizileri kodlayarak tanımlıyor... SBSV’den (Sana Bir Sır Vereceğim/Fox TV) tutun da ZKFO’ya (Zengin Kız Fakir Oğlan/TRT 1) kadar dizileri örgüt isimlerini aratmayan kısaltmalarıyla anar olduk... Sanırım her meseleyi hızla tüketen sektör, kelimeleri de yerle yeksan etti. “Değse bari” diyerek tespitimizi noktalayalım...

*

Temcit pilavı misali...


Lig TV’de Ceyhun Yılmaz’ın sunduğu futbol-talk şov programı haftada bir çekilip haftanın dört günü yayınlanır oldu... En azından ben üç gecedir Lig TV ekranında ünlü futbol adamı Hagi’nin kendisini ve unutulmaz gollerini izliyorum... Hadi kaçıranlar için bir tekrar anlaşılabilir bir şey. Ama iş “ha bire” kıvamına gelince çekilir gibi değil... Bunun yerine Ceyhun’a günlük bir talk şov yaptırsalar tekrarlarla kaybolan itibar bir şekilde ayağa dikilebilir belki; ne dersiniz?

*

Haydi mendiller çıksın

Gündüz kuşağı programları içinde hiç sıkılmadan izlediğim birkaç tane iş var. Zaten bu köşenin sadık okurları neyi, niçin sevdiğimi iyi biliyorlar... Kanal D’de yayınlanan “Evim Şahane” de o programlardan biri. Ama nedense final sahnesinde olmazsa olmaz hale getirilen gözyaşları giderek gözüme batıyor... Sonuç itibarıyla evi değiştirilen insanın içi ferahlar. Ama arabesk kıvama bağlayıp işi gözyaşı seli haline getirince ne insanların evinin yenilendiğine seviniyorum ne de ağlayana “al şuna bir sümkür” diye mendil uzatmak istiyorum!

*

KURTLAR SES VERDİ!


İddia ilginçti. “Kurtlar Vadisi Pusu” (atv) bu hafta kolaj bölüm yayınlayınca 10 küsur yıllık senaryo grubunun dağıldığı ve senaryo yazımının bizzat Polat Alemdar olarak bilinen oyuncu Necati Şaşmaz’a yüklendiği söylendi... Açıkçası ne ayrıldığı söylenen Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan’dan ses çıktı ne de meselenin diğer isimleri ilk elden telefonlarına yanıt verdi... Hâl böyle olunca sorumuz da ortada kaldı; 10 sezondur büyük bir başarıyla süren dizide hakikaten büyük bir kopuş yaşandı mı ve yaşandıysa bundan sonra neler olacak? Neyse ki bir son dakika dertleşmesiyle Bahadır Özdener’den gelişmelerin tamamını öğrendim. Bu kıyametin nedeni 11 yıldır ara vermeden çalıştıkları projede küsme haklarını bile kullanamayacak kadar et ve tırnak olan ekibin basit bir nadasıymış... Senaristler işinin başında, “Kurtlar Vadisi Pusu” yola devam ediyor. “Küslük olsa ne olur, olmasa ne olur? Biz kardeşiz, ayrılabilir miyiz?” diye soran Bahadır’a ne denir ki; ayrılamazsınız kardeşim. Ayrılmayın da zaten. Yolunuz açık, vadiniz pussuz olsun.