'Hem fiziğim hem ruhum güzel, beni ondan kıskanıyorlar'

Pazar, 11 Temmuz 2010 - 05:00

'Hem fiziğim hem ruhum güzel, beni ondan kıskanıyorlar'

Gerçekten güzel bir kadın... Hayranı olduğu Angelina Jolie’ye benzetildiği için mutlu. İç dünyası da güzel ve aydınlık onun. Türk Sanat Müziği’ne adamış hayatını. Kısa sürede, çok para kazanmak için popüler olma yolunu seçmemiş. Emin adımlarla yavaşça ilerlemek ve kalıcı olmak istiyor. Bu hafta konuğumuzu, evimde ağırlamak istedim. Umut’la keyifli bir öğleden sonra geçirdik... Sevgili Şahver ve Burçin’le çalışmak da ayrı bir mutluluk oluyor benim için... Umut’un, TV ve sanat dünyası ile ilgili yorumlarını dinlerken, biraz şaşırdığımı itiraf edeyim...

Oya Germen

oyagermen@hotmail.com

Güzelliğinin kıskanıldığını söylediğin doğru mu?

Biraz daha farklı bir şeydi anlatmak istediğim. Güzellik tek başına kıskanılan bir şey değil bu camiada. Sadece güzel olduğum için kıskanılan bir kişi değilim. Sahip olduğum diğer özellikler, ucuz ve şımarık olmamam, saygın duruşum ve başka özelliklerimle beraber, güzel olmam rahatsız ediyor olabilir. Sadece fiziksel olarak değil, diğer artılarımla birlikte kıskanılıyorum, evet!

Neden güzellik tek başına kıskanılmaz anlamadım?

Çok güzel kadınlar var ama etkili olmak için başka şeyler gerekiyor. İnsanları esas rahatsız eden şeyin, benim ruh güzelliğim olduğunu düşünüyorum. Biraz fazla geliyor herhalde, alışılmış bir durum değil çünkü.

Hak ettiğin yerde olmadığını düşünüyor musun?

Daha farklı bir yerde olabilirdim.

Neresi, o farklı yer?

Kendime çizdiğim yol, çok fazla emek harcamayı gerektiriyor. Kolay yollardan kısa zamanda şöhret olmak zor değil. Kalıcı şarkıcılar, aktörler, aktristler ağır ama emin adımlarla yürüyorlar. Hayat felsefemi bunun üzerine kurdum. Yavaş adımlarla ama sonuçtan emin, arkamdan dalga geçilmesine izin vermeden ilerliyorum.

Diğerlerinin arkasından dalga mı geçiliyor?

Derin konular bunlar. Artık toplum uyandı.

Neden uyandı, anlayamadım.

Kandırıldılar ve sömürüldüler yıllardır. Televizyon programcılığını kendi menfaatleri için silah olarak kullandı bu ünlü insanlar.

Çıkar dilinin altındaki baklayı!

Ben harikayım, dobrayım, insanlara yardım ediyorum diye kendini övüp, aslında hep aldılar bu ünlüler. Sanatçı demiyorum onlara.

Kim bunlar?

Belli kim oldukları. Bir de şunu yapanlar var; jet alıyor, Mercedes’den inmiyor, ama 30 yıldır, mağaradan geldiğini söyleyerek insanların duygularını sömürüyor. Ayıp bunlar!

Yapmakta olduğun TV programından bahseder misin?

TRT Müzik kanalında, müziği seven ve anlayan, bilinçli bir kitleye ulaştık. Yeni bir kanal. Dört aydır çok iddialı bir program sunuyorum. Her gün canlı yayın. Konuklarımız geliyor, onlar da canlı söylüyorlar.

Müziğin canlı söylenmesi, dinleyene de ayrı bir zevk veriyor.

Haftada bir gün, canlı performanslar var prime time’da, çok beğeniyorum. Ferhat Göçer yapıyor. Daha önce Kıraç’la, Funda Arar, Candan Erçetin yapıyordu, şimdilerde Volkan Konak da yapıyor. Hepsi son derece başarılı. Galiba benim işim biraz daha zor. Onların önünde hazırlanmak için bir hafta var. Ben her sabah 10.30 ile 12.15 arası, sadece müziğin olduğu ve canlı okunduğu bir iş yapıyorum. Yemek yok, dikiş yok yalnız müzik var. Şu ana kadar 400 eser okudum. Her tarz müziği okuyorum...

Nasıl yorumlar alıyorsun?

Çok güzel, kaliteli ve samimi bulduklarını söylüyorlar. Yorumların hepsi olumlu. Ramazandan sonra bu formatı daha büyük kitlelere ulaşabileceğimiz bir kanala taşımak istiyorum.

Evli olman, sade bir aile hayatının olması, magazine yönelik yaşamamanın, istediğin yerde olmanı engellediğini düşünüyor musun?

Magazinci arkadaşlarla aram gayet iyidir. Onlarla ilişkilerimizde, her zaman bir saygı çerçevesi vardır. Bana “Ne haber Umut?” demezler. Bu tarz konuşulanları da biliyorum. Magazine haber olmak başka bir şey, bu asla isteyeceğim bir şey değil. Hele özel hayatla ilgili. Utanmıyorlar bazıları, hayret ediyorum! Bir davette özellikle mi Angelina Jolie elbisesinin aynısını giymiştin? Özellikle yaptım. o dönem çok söyleniyordu bu benzetme. Bari tam olsun dedim. Bizim aptal moda eleştirmenleri de bir şey yakalamış gibi yazdılar! Beni komik duruma düşürmek istediler akıllarınca. Kadının bir ay önce Cannes Film Festivali’nde giydiği giysinin aynısıydı. Yakalanmakla ne ilgisi var, bilerek yaptım.

Ayrılıkların ardından konuşulmasını doğru buluyor musun?

Kirli çarşafların ortaya dökülmesi utandırıyor beni. Kadın ve erkek bir şekilde beraberlik yaşamışlarsa, evli veya sevgili olmuşlarsa, neden ayrılık olunca çirkinleşiyorlar? İki kişi arasında yaşananlar, onların mahremiyetidir ve öyle kalmalıdır. Bu insanlar beni rahatsız ediyor.

Başka neler var seni rahatsız eden?

İnsanlara yol, sıra vermek, görgü ve nezaketi elden bırakmamak aptallık olarak algılanmaya başlandı. Bankada, tuvalette, markette sıra kapmayı, arabalarını yayaların üzerine sürmeyi, otoparklarda atmacalık yapmayı akıllı olmak sananlar var. Kaba ve bencilleri sevmiyorum.

Nasıl bir eşsin?

Eşimle ilişkimde sevmediğim özelliğim, olaylar karşısında fevri, çabuk sinirlenen taraf olmam. Tezcanlı ve çabuk parlayan bir yapım var. Ama çabuk yatışırım ve hatamı kabul ederim. Daha soğukkanlı, sakin bir tabiatım olsun isterdim.

Mutlu evliliğin, ilişkinin formülünü bulabildin mi?

Bizim ilişkimizde en güzel şey nasıl başladıysak hala aynı devam etmesi. Yani artık evlendik, ben evin direğiyim, sen evin hanımısın gibi kimlik değişikliklerine izin vermedik. Hayatımıza klişe roller sokmadık, birbirimizi değiştirmeye çalışmadık. Umut ve Oktay önce birbirinin en iyi arkadaşı, kader arkadaşı oldu. Öyle güzel bir diyaloğumuz var ki; bırakın karıkoca rollerini, aramızdaki cinsiyet farkını dahi kaldırıp, birbirimizi önce insan olarak anlamaya çalışıyoruz. Hayattaki en iyi dostum ve beni kendimden sonra en iyi tanıyan kişi Oktay’dır.

Evlilikler zaman içinde monotonlaşmaya mahkum mu?

İtiraf etmek zorundayım, bizim ilişkimizde sürprizler hazırlayan, monotonluktan nefret eden taraf Oktay’dır. Ben de ona güvendiğim için biraz hazıra konmaya alıştım. Beni biraz şımartıyor sağolsun. Ben de hep hoş ve bakımlı görünmeye çalışırım. Ona olan sevgim, saygım kendimi salmama engel olmuştur. Bir de beni öyle bir havaya sokuyor ki; Hollywood starlarıyla falan kıyaslar, artık taktik mi yapıyor bilemiyorum ama ona güzel görünmeye mecbur kalıyorum! Herkesin aksine beni Angelina Jolie’ye değil Megan Fox’a benzetir. Bu beyaz yalanlar hoşuma gidiyor doğrusu.

Eşinin başka ne marifetleri var?

Organizasyon yapmak konusunda harikadır. Tatil, seyahat planlarını harika yapar. Beraber gezmeyi, film izlemeyi o filmi konuşmayı, alışveriş yapmayı, yemek yapmayı çok severiz. Arada gidilecek yer, yenecek yemek konusunda didişiriz, bu da ilişkinin tuzu biberi.

Nasıl bir annesin?

Biraz evhamlı, eski usul, çocuğum adına en doğrusunu ben bilirim diyen bir anneydim, ama artık daha rahat ve sakin olmaya çalışıyorum. Yeni nesil anne babalar artık birer pedagog gibi bilinçli hareket ediyor. Her şeyden değerli, öncelikli olduğunu hissettirmeye çalışıyorum.

Formun, güzelliğin için özel olarak yaptığın şeyler var mı?

Vallahi bu konularda benim kadar istikrarsız kadın az bulunur. Bazen bir karar veririm, yediğime, içtiğime dikkat ederim. Genellikle de ölçüyü kaçırırım. Cildimi beğenirler, maalesef gereken özeni göstermiyorum. Hiç cilt bakımı falan yaptırmam, kendi ilkel yöntemlerimle kurcalarım, sürekli siyah nokta avındayım. Rahat bıraksam eminim çok daha iyi görünecek. Ama en önemli güzellik tüyom sigara ve alkolden uzak duruşum, bir de su içmeyi ihmal etmem.