Hemcinsine aşık olanlara saygı duymak için 10 sebep

Pazartesi, 04 Ağustos 2014 - 08:32

Azımsanmayacak bir süredir ilişkiler hakkında yazıyorum. Elimden geldiğince ve konu aşk olduğu sürece cinsiyet ayrımına gitmiyorum. (Tamam bazen erkekgillere takıldığım oluyor ama o işin esprisi sadece!)

Kadın da eşit ilişkide erkek de benim gözümde. İkisi de eşit derecede sevip eşit derecede hata yapabilen varlıklar. Nasıl cinsiyet ayrımı yapmıyorsam, cinsel tercih ayrımı da yapmıyorum yazılarımda da, düşüncelerimde de. Ama bazen pozitif bir ayrımcılık yapmak gerekiyor. Ayırmadan, ötekileştirmeden çizgiyi çekmek şart oluyor. Özellikle son dönemlerde çok kanıma dokunan bazı konulara değinmem gerek.

 Şimdi bu yazıyı yazarak belki ben de bir ayrım yapıyormuşum gibi görünebilir sana. Ama şunu bil ki; anlayan, anlamayan, kafası basan ve basmayan herkesin anlayacağı dilde yazabilmek için yapıyorum bu ayrımı. Ve bu yazıyı hemcinsine aşık olanlar için kaleme alıyorum.

Peki ama neden? Neden durup dururken yapıyorum bunu? Çünkü bazı straightler ve tüm homofobikler fena halde kanıma dokunuyor şu aralar. Arkadaşlarımın karşısına geçip “Biz sizin gibileri çok seviyoruz” cümlesine “Sakın yanlış anlamayın” diyerek devam edip “Hayatımıza çok başka bir renk katıyorsunuz, çok eğlencelisiniz” veya “Gay bir arkadaşım anlattı” diye hikayelere başlayanlara, belki de içimdekileri kusamadığım için yazıyorum bu satırları.

 Öncelikle şunu kafana sok: Bir numaralı kural, “Biz, siz yok!” Kalıplar yok! Önyargı yok! Gruplaşma yok! Ötekileştirme hiç yok! Eğer bu kafada değilsen konuşmaya bile başlama! Çünkü yapabileceğin en büyük ve en son hata olur bir ayrıma gitmek. O noktadan sonra kimse seni ciddiye almaz! Alınmayı da hak etmezsin zaten... O yüzden bil ki şu anda hemcinse aşık olanlardan bahsederken ben de bir ayrıma gitmiyorum, ben de önyargılı davranmıyorum. Çünkü biliyorum ki bir insanı önyargıya aldığım zaman tanımaya zamanım da fırsatım kalmayacak. Ben sadece sana anlamayı beceremediğin ve belki de hiç beceremeyeceğin bazı şeylerden bahsetmek istiyorum.

1- Eşitlikçi olmaları

Hemcinsini gerçekten sevmek aslında bir lütuf. Kıskançlıkla, kuyu kazmakla, eleştirmekle uğraşmadan hemcinsini anlamak ve onlara saygı duymak biz sözde heteroseksüellerin anlayabileceği ve becerebildiği bir şey değil. O bambaşka bir kafa. Senin belki de hiç ulaşamayacağın bir Nirvana! Sırf bu yüzden bile saygının en hasını hak edecek bir durum.

2- Dibine kadar sevmeleri

Sen hiç tüm zorluklara, yasaklara,  baskılara, yargılanmalara rağmen inatla ve gururla sevebildin mi birini? O sevgiyle beslenip, onunla nefes aldın mı? 31 yıllık hayatımda gördüğüm en büyük aşkları hemcinsine aşık olanlarda gördüm ben. Karşılık beklemeden, önüne çıkan ilk engelde arkasını dönüp kaçmadan, vücutlarındaki en son enerjiye kadar sevebilmenin ve sevişebilmenin tanımıydı o aşklar... Bazen susmayı, bazen gözyaşlarını içine akıtmayı bazense ikinci planda kalmayı gerektirecek kadar gerçeklerdi. Dünyanın en saygı değer duygusu aşkı bile daha ulvi ve saygı değer bir hale getirebilecek nitelikteydiler... (“Abi sizdeki aşk kimse de yok” diyorsun ya işte ondan bahsediyorum burada!)

3- Zorluklarla baş edebilmeleri

Hayatı zor mu sanıyorsun? Bir de hemcinsine aşık olmayı dene! Önyargıları, yasakları, kalp kırıklıklarını, hem fiziksel hem duygusal şiddeti gör! Üniversal sorunlarla savaş. Sen olduğun ve numara yapmadığın için ötekileştirilmekle uğraş! Beceremezsin. Kaldıramazsın. Öylesine güçlüdür işte hemcinsine aşık olan. Sen anlayamazsın...

4- Dostlukları

Gerçek dostluk nedir bilir misin? Sana ne kadar zor olsa da, seni kıracağını hatta yıkacağını bilse de sana doğruları söyleyendir. Düştüğünde yanında olan, kalktığındaysa kıskanmayandır. Seni hatalarınla ya da zaaflarınla yargılamayandır. Sırf duymak istediklerini yalan olduğunu bile bile söylemeyendir. İşte tam da böyle bir dosttur hemcinsine aşık sana dost olanlar...

5-Cinselliği yaşayış şekilleri

Cinselliğinle ne kadar barışıksın? İhtiyaçlarınla? Zevklerinle? Neyi sevdiğini, neden zevk aldığını ne kadar biliyorsun? Yoksa hala “orgazm” demeye bile utanıyor musun? Seksi sadece bir ihtiyaç olarak mı görüyorsun? Cinselliğin, tercihlerin ve zevklerin senin en değerli parçalarından biri. Sen önce kendini tanımalı sonra da kendini tanıyan herkese saygı duymalısın! Özellikle de hemcinsine aşık olanlara, cinselliğini onlarla paylaşanlara... Çünkü gerçek anlamda tensel çekim ve cinsel birleşmenin son noktasını yaşayan onlardır.

6- Ayrımcı olmayışları

Ayrımcılık yapma dedim ya sana, çünkü hemcinsine aşık insan sana karşı bir ayrımcılık yapmıyor. Ne tercihlerinle ilgili ne de cinsiyetinle ilgili üstelik. Etrafında kadınlara saygı duymayanlara bir bak, sonra da dön hemcinsine aşık olan arkadaşlarına bak. Kadını yargılamayan, ötekileştirmeyen, ona gerçekten saygı duyan kimmiş gör! Hem erkeği hem kadını da anlayabilen, eşit derecede hormon taşıyan insanlar olduklarından dolayı ne erkeğe ne de kadına hiçbir şekilde ayrımcılık yapma gereği duymuyorlar.

 7- Kültürel birikimleri

Hemcinsine aşık olan kişi önce kendini tanımak, duygularını, hislerini, arzularını anlamak için kendini geliştiriyor. Ondan sonra karşısındakini anlamak için çabalıyor ve en son da kendini doğru anlatabilmek için sürekli kafa yoruyor, okuyor, eğitim alıyor. Çünkü kültürel eksikliği ve ayrımcılığı yaşamamak ve kendini çok iyi bir şekilde ifade edebilmek adına devamlı kendine yatırım yapmak zorunda kalıyor. Senden benden çok kafa yoruyor insan ilişkilerine, duygularına. Çünkü o, en büyük kavgayı verıyor hayatta: “Beni, olduğum gibi kabul et” diyor herkese! İşte tam da buna saygı duymayı öğrenmelisin öncelikle!

8- Aile içi savaşları

Hemcinse aşık kişi önce ailesini, dostlarını sonra toplumu ve bazen de tüm dünyayı alıyor karşısına. Sırf istediği ve dilediği kişiyi sevebilmek için; evde, okulda ve hatta işteki baskılarla savaşıyor. Aile ya da mahalle baskısı gördüğünü mü sanıyorsun? Bir de onun çektiklerine bak yakınmadan önce. Bazen çocukluğunda yaşadığı fırtınaları senin bu sabah ne giydiğini hatırladığın kadar net hatırlıyor ve taşıyor kalbinde. Bir ömür yürüğünden atamayacağı öyle travmalarla savaşıyor ki, hayatı boyunca taşıyor onların izlerini. Kimi, sevdiklerine kendini olduğu gibi kabul ettirebilecek kadar şanslı, kimiyse ailesi tarafından bile dışlanacak kadar yalnız. Tüm bu zorluklara rağmen sen ayağın taşa çarptı diye ağlarken o, sapasağlam dimdik ayakta.

9- Çevreye ve topluma saygıları

Etrafında olup bitenlere, savaşa, eşitsizliğe, haksızlığa, ekonomiye, politikaya, sanata, hemcinsine aşık olanlar kadar duyarlı olanı gördün mü? Sen tatilde güneşlenirken onlar sokaklardaydı. Onlar savundu senin gibilerin haklarını. Çünkü onlar en küçükten beri tanıştılar haksızlıklarla. Kendi çektiklerini çekmesin istediler hiç kimse. Hiçbir zaman kapatmadılar gözlerini dünyada olup bitene. (Bana inanmıyorsan Gezi olaylarındaki yürüyüşlerini hatırla bir kere daha!) Ve hep en cesur ve en önde onlar oldu. Çünkü o kadar dışlandılar ki yeri geldiğinde, kaybedecek hiçbir şeyleri yoktu aslında! Sırf bu yüzden toplumun iyiliği için yapılacak bir şey olduğunda gözlerini bile kırpmadan attılar kendilerini sokaklara...

10- İş hayatındaki başarıları

İş hayatında zor patronlarla, kıskanç iş arkadaşlarıyla mı karşılaştın? Yazık sana. Bir de hemcinsine aşık olanın kariyerini düşün bakalım. Her zaman senden daha fazla çalıştılar ezilmemek için. Başarılı olmak zorundaydılar çünkü. Her fırsatta damgalanmamak, işlerinden olmamak ve hak ettikleri saygıyı görmek için daha çok uğraştılar. Ne zaman statü sahibi oldular, o zaman tercihlerinin önüne geçebildi zekaları, başarıları, karakterleri. Mecburlardı başarılı olmaya, o yüzden de durmadan yükseldiler. Çalışkanlıklarıyla da en büyük saygıyı onlar hak ettiler.

 Şimdi dur ve biraz düşün. Ama ciddi bir şekilde düşün. Sen, ben, biz ya da siz var mı gerçekten? Hala var diyorsan önce kendini tanımaya çalış derim. Çünkü Tanrı katında hepimiz aynıyız özünde. Sadece hayatı daha zor olanlar ve armut ağzına düşenler var bu dünyada. O yüzden ne yaparsan yap saygıda kusur etme kimseye!

10