'Her davete başka giysi giymek görgüsüzlük!'

'Her davete başka giysi giymek görgüsüzlük!'

07 Aralık 2014, Pazar 05:00
A A

RÖPORTAJ: SERAL CUMALI

Türkiye’de modanın duayen isimlerinden Vural Gökçaylı, haute couture’ün altın çağında Paris’te Jean Patou, Givenchy ve Yves Saint Laurent’le çalıştı. Bugün de sık sık gidip haute couture defilelerini izliyor. Vural Gökçaylı ile Paris’ten döner dönmez buluştuk. Dünyada ve Türkiye’deki haute couture, moda ve giyim adına çok dertliydi...

* Neden Paris’ten bu kadar keyifsiz döndünüz?

Paris hep özlediğim bir yer. 10 senem geçti. Haute couture’ün altın döneminde oradaydım. Jean Patou’nun, Givenchy’nin, Yves Saint Laurent’ın asistanıydım. Şaşaalı defileler gözümün önünde. Şimdi önemli atölyelerin sahipleri el değiştirdi. Başlarına ne idüğü belirsiz insanlar geldi. Yaptıkları kreasyonlar ortada. Paris’e moda haftalarına gitmem. Sonra randevu alırım, koleksiyonları izlerim. Bizim zamanımızda bu tarz defilelerde yer olmazdı, şimdi 3 - 5 kişi izliyor. O zaman İran Sarayı’na defile gönderir ya da onlar gelir Ritz’de kalırdı, orada defile yapardık. 25 parça sipariş ederler, sadece Prenses Eşref ve Farah Diba’dan aldığımız parayla koleksiyonun masrafı çıkardı. Paris’te şimdi daha çok yeni zenginlere dönük harcıalem, saçma sapan şeyler yapıldığını gördüm. Fransız haute couture’ü bu değil!

* Ne kızdırdı sizi böyle?

Haute couture son olarak Oscar de la Renta’yı kaybetti. En büyük kayıp Chanel, Yves Saint Laurent, Givenchy’dir. Givenchy 89 yaşında ve Rusya’da yaşıyor, Bolşoy’a tiyatro kostümü çiziyor. Çünkü Givenchy satın alındı, onu kapının önüne koydular. Kendisi markidir, şatoda yaşardı, tam bir beyefendi. Karl Lagerfeld gibi zıpçıktı değil. Chanel kalksa yaptıklarına ne derdi! Chanel’in dikişine bakın bunlara bakın. Armani 70’inden sonra haute couture yapmaya kalktı hiçbir mesaj veremedi. Para kazanmak için şıklığı öldürdüler. Her şey mala dönüştü, mal satılıyor. Ağzım açık kaldı son gittiğimde.

* Bizde durum ne?

O zamanlar Grace Kelly, Audrey Hepburn, Jacqueline Kennedy moda ikonlarıydı. Jacqueline Kennedy Paris’ten, Chanel ve Givenchy giyinirdi. Fransa’dan giyindiği için Amerika’da eleştirilirdi. Obama’nın eşi Michelle facia giyiniyor. Her giysisi birbirinden kötü. Bize gelince; magazin gazetelerini açın; kaliteye bakın. Her davete başka giysi giymek şıklık değil. Bir giydiğini bir daha giymiyor ama ne giydiğini anlamıyorum ben!

* Bahsettiğiniz kişi Feryal Gülman olabilir mi?

İsim vermek istemiyorum. Her davette, her fotoğrafta başka bir giysi giymekle şıklık olmaz. Şıklığın bir çizgisi olur. Ben ne giydiğini anlamıyorum. Açın gazetenizi; sosyete sayfalarında herkes kendini şık zannediyor. Bir dönem İstanbul’un en şık kadınlarından Mefküre Şerbetçi derdi ki; “Her davette ayrı elbise giymek görgüsüzlük!” Her sezon birkaç elbise yaptırırdı, davetlerde giyerdi. Sonra onları hediye eder, başkalarını yaptırdı. O kalite yok şimdi.

* Bir de çantalar var; sosyete sayfalarında; lüksün simgesi...

Çanta olayı görgüsüzlüğün en büyük simgesi. 20 bin dolarlık çanta! Sen neyi ispat etmek istiyorsun renk renk takarak. Şıklık para gücünü göstermek değildir. Nişantaşı’nda bilmem kaç bin liralık bir çanta, bir tek taş, ayağında da yürüyemiyorlar ama 3000 dolarlık pabuçlar. Parayı hazmetmek lazım!

* Marka logolarının öne çıkmasına ne diyorsunuz?

Jean Patou’da çalışıyordum, Paris’te 68 olayları olmuş, müşteri yok, Amerika’dan da müşteri gelmiyor. Modacılar tedirgin.İlk defa bu hamleyi modaevine girmek için hatırlı bir müşterisinin onayı gereken Christian Dior yaptı, Moda evinin önüne bir butik açtı.Bir tayyör 25 bin franktı moda evinde, 5 bin franka butiğe bir blazer ceket koymuş, düğmelerine de Dior yazmış. Astarında da Dior yazıyor. Coco Chanel, “Bu görgüsüzlük nedir!” demiş. Şimdi Coco Chanel görse, onun logosu da giysilerinde, düğmelerinde, çantalarında kullanıyorlar. Oysa şık bir hanımefendi vizon kürkünü paltosunun içine astar yapacak, göstermeyecek.

* Şık hanımlar yok mu İstanbul sosyetesinde?

Zaman zaman şıklığı yakalayanlar var. Ayşe Beyazıt yaşına başına göre giyiniyor. Gençler bir davette iyi, diğerinde kötü. Bir kadın sabah 9’da da akşam 9’da da aynı bakımda olmalı. Bazı müşterimi akşam davette tanıyamıyorum, çünkü provaya yaka paça bir tarafta geliyor. Ünlülerin gelinliklerine bir bakıyorum, hepsi hazır gelinlikler. Gelinlik bu kadar hafife alınamaz!

'MODA UCUZLADI'

* Nasıl?

Yeni yetme zenginler Elie Saab’dan gelinlik alıyor. Elie Saab Lübnanlı, Arap. Ürdün Kraliyet Ailesi’ne gelinlik yaptım, kızın annesine “Neden Elie Saab’a yaptırmadınız?” diye sordum. “Mösyö Vural o Arap işi” dedi! Ama para öyle bir el değiştirmiş ki; Arap bana geliyor, bizimkiler Arap’tan alıyor gelinliği; “Elie Saab’a diktirdim” diye övünüyor. Aksaray’daki gelinlikçiler bile bundan iyi yapıyor. Amerika’dan Vera Wang gelinlik alıyorlar. Amerika’dan gelinlik alınır mı? Jean pantolon alınır. Müşteri de değişti;

* Neden böyle oldu?

Para el değiştirdi.Biraz taşranın İstanbul’a akması. AVM’lerde dükkan sahibine bakın o da taşralı. O dükkanlar o kiralarla nasıl kar eder. İçinde bir tane müşteri de yok. Nişantaşı’nda her dükkan yabancı bir markanın. Chanel, yanında Tom Ford var, Prada var, Roberto Cavalli var, var oğlu var. Burası müstemleke değil ki! Biz Don Kişot gibi onların karşısında dimdik ayakta duruyoruz. En büyük vergiyi bunlara koymak lazım.

* İlerisi için umutlu musunuz?

Giyinme işinin ileride daha iyi olacağını umut ediyorum.

* Genç modacılardan umutlu musunuz?

Moda Günleri yapıyorlar ama bu yaptıkları konfeksiyon günleri, moda günleri falan değil. Yeni yetme bir modacı, ben modacıyım diyor. Kime yaparlar, kimi giydirirler bilmiyorum. Moda, burada yapılan Moda Günleri kadar ucuz bir şey değil. Bütün dünyada da öyle ama Türkiye’de moda çok ucuzladı. Sen tenis pabucuyla gelinlik, tuvalet giyersen şıklık olmaz!..

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.