Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

Her üçü de kazandı aslında

Pazartesi, 11 Ağustos 2014 - 12:04

Sandıkların açılması kısa sürdü ama hele sonu heyecanlıydı: RTE, 64’lerden ufak ufak 52’ye inerken İhsanoğlu 9’lardan 38.5’a, Demirtaş da 7’den 9’a çıktı. Benim idealim İstanbul sonuçlarıydı: RTE: 49.9; İhsanoğlu: 40.8; Demirtaş: 9! Çok daha adil ve demokrasiye uygun olurdu. Olamadı çünkü 30 Mart seçimlerinde katılım yüzde 89.9’du, bu kez 72.3’te kaldı. 10 Ağustos gibi yazın ortasına rastlayan bir tarih için yine de seçmenin demokrasiye olan bağlılığını gösteriyor.

[[HAFTAYA]]

Bir de tabii korku! Seçimi kim kazandı? Ne tuhaf soru demeyin. Tamam, RTE cumhurbaşkanı oldu ama oyları 30 Mart’a göre artmadı, neyse onu aldı. Hayal ettikleri gibi yüzde 60’ları göremedi. Yüzde 52 seçimi almak için yeterlidir, ama 8 kez seçim kazanmış, 12 yıldır ülkeyi başbakan olarak yöneten, bir ay içinde 30 ilde 34 miting yapan, her akşam bir TV ekranında özel yayına çıkan, bütün şehirleri afişleriyle donatan, açılışlar yapan, TRT’de ve havuz kanallarında saatlerce ekranda olan bir aday için azdır az! Karşısındaki çatı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu’nu bir ay önce ortaya çıkana kadar kimse tanımıyordu. Bir tek kez miting yapmadı. Sadece mezarlık, çarşı pazar, kahvehane dolaştı. Bir kez TRT’ye çıktı. Erdoğan’a hiç hakaret etmedi, ne yolsuzluklarını, ne diğer iddiaları konuştu. Bunun karşısında niye Esat’ken Eset olduğunu da anlayamadı. Eşi “Biz aile dostuyduk, niye bize hakaret ediyor?” diyordu!

Böyle yumuşak yumuşak konuşurken yüzde 38.5 oy almış olması da büyük başarıdır! Ve bence seçimin en büyük galibi Demirtaş’tır. Hiç para harcamadı, çünkü yoktu! Ama en kazançlı o çıktı, yüzde 7 olan oyunu yüzde 9.2’ye çıkarırken oransal olarak en büyük artışı sağladı. Ve daha da önemlisi “sempati” kazandı. Gerçi psikolojik sınır olan yüzde 10’u bulamadı ama vakit de yoktu ki.

Keşke ve eğer

Her seçim sonucunda ‘keşke’ler ve ‘eğer’ler konuşulur. Tabii halamın bıyıkları olsa eniştem olurdu demeyeceğim ama eğer Çatı Adayı son anda değil de şöyle altı ay önce belirlenmiş ve CHP seçmenine daha yakın bir isim olsaydı; kampanya için daha çok para ve emek harcansaydı; MHP’den AKP’ye, CHP’den Demirtaş’a oy kaymasaydı çatı adayı da 30 Mart’taki 43 seviyesini tutturur, AKP 49’da kalırdı!

Kolay yönetemez

Erdoğan, cumhurbaşkanı seçilmiştir. Ancak hayırlı olması ve ülkeyi yönetebilmesi için ülkenin yarısını kendine bağlarken diğer yarısını da düşman ettiğini hiç unutmamalı. İşin daha da tatsızı, bu iki yarının da birbirine düşman olması ki, sonuçlarının nasıl vahim olabileceğini düşünmek bile istemiyorum. Şu anda hepimizin ihtiyacı olan, barış ve empati. Erdoğan, seçimi de aldığına göre o saldırgan üslubunu bırakıp herkesin cumhurbaşkanı olmalı. Muhalefet de şimdiden önümüzdeki seçimlere hazırlanmaya başlasa iyi olur!