Herkes bir ‘eski sevgili’dir

Cumartesi, 02 Aralık 2017 - 05:00

“Gülümsemesi o kadar güzel ki sanırsın Beşiktaş sahaya çıkıyor” yazılmış bir arabanın arkasına.



Parayı harcayan adamlar var. Paranın harcadığı adamlar var.



Pastoral şiir yazan kişiyle olmaz. Düz şiir yazanla da olmaz.



Hayatımı yazsam otobiyografi olur. Yazmazsam olmaz.



Banyoda “Ben delimiyim?” diye bağırdım. Yan odadan “Kiminle konuştuğuna bağlı” diye bir cevap geldi.



“Çıraklığını yapmadığın işin ustası olamazsın.”



Güvendiğim dağlardaki doğa olaylarını küresel ısınmaya bağlıyorum, yoksa insanlar iyidir.



“İnanmak, başarmanın tamamıdır” olsun. Yormayın bizi.


Sevgili yapınca ırk değiştirene bile rastladım.



Görmezden geldiklerimi üst üste koyduktan sonra en yukarı tırmanıp oradan ‘etrafı görme’ projem var.



Fazla TV dizisi izlemek: “Uyuyan Prensesi öperek uyandıran Prens, öteki Prensesin öperek kurbağadan döndürdüğü aynı Prens olmasın, pislik!”



“Yaşını arkadaş sayınla say, sene sayısıyla değil.” (Feysbuk Atasözü)



Kolları havada dans eden kadından korkarım.



Kültürsüzlük belirtisi: Sokak sanatçılarını duymazlıktan gelmek.



Buralar Titanik orkestrası doldu. Enstrümanını kapan televizyonda.


“Sürüden ayrılanı yeni sürü kapar.”



Kış vakti bronzlaşmış adamı samimi bulmam.



“Yıllar yorgun, ben değil” diyen bir Ankaralı adam, pazartesi gecesi bile eğlenceye çıkabilir.



Makarnaya pasta demeyin. Pastaya da keyk demeyin.



“Schengen’e hangi vizeyle gidilir?” sorusuna maruz kalan bir güzel arkadaşım var.



Oğlumuza Gökhan adını koyup sonra “Gökheeeeeen” diye seslenmeyelim.



Pahalı marketin kasiyeri küstah olur.