Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

Herkesin gözü Ankara'da!

Cumartesi, 22 Mayıs 2010 - 05:00

On gün önce CHP kurultayını izlemeye gitmeye kimsenin niyeti yoktu. On gün önce kurultay delegeleri dışında CHP’nin kurultay yapacağından kimsenin haberi yoktu. On gün önce CHP diye gündem yoktu! Bugün CHP kurultayı olduğunu toplumun yüzde 90’ı biliyor. Bir yüzde 80’i de bundan olumlu ya da olumsuz, heyecan duyuyor. AKP’den hoşnut olmayan ama CHP’ye küskün seçmen geri dönüyor, partinin oyları bugün seçim olsa yüzde 32’ye çıkıyor. Başbakan Erdoğan’ın dayanamayıp il başkanlarına yaptığı toplantıda önce Baykal’a, sonra Kılıçdaroğlu’na giydirmesinin nedeni bu. Gündem dışı kalmaya dayanamadı. Gerçi Zonguldak’ta erkeklerinin maden ocağından çıkarılmasını bekleyen gözü yaşlı ailelere “Onlar alışık, bu mesleğin kaderi bu, onlar öleceklerini biliyordu” gibi laflar edince tepki toplayıp manşet olmuştu ama, şehit cenazesinde de “Askerlik yan gelip yatma yeri değildir” dediği için biz de ona alışıktık zaten! Yine de Baykal’a Brütüs’ü hatırlatıp timsah gözyaşlarından bahsederek, kaset faillerini parti içinde aramasını önermesi ilginçti. Ama Kılıçdaroğlu’na “İşsizlikten bahsediyor, sanki biz bilmiyoruz, sen nasıl düzelteceksin, iktidar olamayacaksın ki!” demesi vahimdi! Bu ya tedavi edilmesi gereken bir süperegodur, ya da tehlikeli bir diktatörlük özlemi. Ne ki buna izin vermezler. Kimin iktidar olacağına hâlâ seçmen karar veriyor ve seçmenin gözü de bugün Ankara’da, yeni bir isim, yeni bir heyecan ve yeni anlayışla değişme sinyali veren CHP’de. Tabii burası Türkiye, bu yazının mürekkebi kurumadan bir başka bomba patlayabilir, yeni bir gündem yaratılabilir. Ama, nefesini tutmuş bekleyen herkes gibi ben de şimdiden daha az karamsar, daha umutlu olduğumu söyleyebilirim, en azından bir ışık var.

Yeni CHP’den beklentiler ne?

CHP’nin başına Kılıçdaroğlu’nun gelecek olması neden bir heyecan yarattı? AKP iktidarının kendisini temsil etmediğini, tam tersine ürküttüğünü, tedirginlik yarattığını, öteki hissettirdiğini düşünen seçmenin yeni CHP’den beklentisi ne? İktidar alternatifi olacak bir parti! Baykal ve ekibi muhalefetle yetinen bir izlenim verdi. İki: Kendisinin hissedebileceği, hatta onun için çalışabileceği bir parti. Baykal ve ekibi, kapalı, dar kadro zihniyeti içinde yeni, parlak herkese kapıyı kapattı. İçlerine kimseyi almadı. Başa geçebilir kaygısıyla alternatif olabilecek herkesi tırpanladı. Parti içi iktidar mücadelesini önledi. Bastırılmış, sindirilmiş bir parti yarattı. Ne gençlik kolu görebildik, ne kadın kolu. Ne büyük parti toplantıları. Ankara’ya, Meclise, Salı toplantılarına hapsolmuş, Anadolu’da esamesi okunmayan bir parti. Kılıçdaroğlu’nun mütevazi kimliği, ekip çalışmasına ve parti içi demokrasiye önem verecek olması, darmadağın bir görünüm veren sosyal demokratları tekrar CHP çatısı altında toplayabilir. 3: Polemikçi değil, projeci politika. Başbakan’ın demeçlerine polemikle yürütülen siyaset, dosyalı, belgeli sorgulamaya, projeli vaatlere dönüşebilir. Hemen yarın iktidar olamasa bile güçlü bir muhalefetle dengeli bir siyaset yaratılabilir. Ve buna herkesin ihtiyacı var! AKP’nin de, iktidarda kalacak olsa bile.

Uç istekler

CHP’den beklentilerini açıklayanlar sadece sosyal demokratlar değil. Bir kesim, çözse çözse CHP çözer deyip, Gürsel Tekin’in çarşaf açılımını hatırlatıp başörtüsü sorununu çözmesini bekliyor Kılıçdaroğlu’ndan. Tuncelili olmasına güvenip Kürt açılımı yapmasını bekleyen, Alevi olduğuna bakıp Alevi açılımı isteyen de yok değil. Tabii ki varoşlar yemeğe bekliyor, sofranın boş olduğunu göstermek için, işsizler kahveye. Bu tabloya bakıp 7.5 yıllık iktidarının başarılı olduğunu söyleyebilir mi AKP? Ve bu beklentilerin hepsini karşılayabilir mi CHP? Unutmamalı ki CHP’nin bir tabanı var ve Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak da!