Hiç koyup çok almak!

Cumartesi, 23 Ağustos 2014 - 05:00

Bu yaz efsane şekilde üç kanalda birden tekrarları yayınlanan “Güldür Güldür” hakikaten yılın joker işi oldu diyebiliriz... Bir dönem Kanal D’nin “Arka Sokaklar” isimli dizisinin tekrarlarının kırdığı rekorları anımsatan reytingleriyle rölantide yayıncılık yapan TV kanallarının can simidi olan bu programı Show TV 2014 başı itibarıyla yayından kaldıracaktı. Kaldırmadı ve kazandı. Hiç koyup çok almak diye buna derler sanırım!

[[HAFTAYA]]

Ali Biçim’e ne oldu?

FOX’un yeni dönem tanıtımları içinde “Ali Biçim Show”u göremedim. Açıkçası ince bir hayal kırıklığı da yaşamadım değil... Çünkü mevcutta yayını devam eden bu şov programı için Ali, Amerika’ya giderek atölye izlenimlerinde bulunmuş, ne, nasıl yapılıyor görmüştü... Bizim ekranda talk şov işlerinde ciddi bir alışıldığın dışına çıkamama meselesi var. Ali, yaz aylarında bilindik konuk sıkıntısına rağmen bir şekilde ekrana sürülmüş önemli bir gösteri adamı adayıydı... Geçici yaz reytinglerine bakılarak alınan bir kararsa “yeniden gözden geçirmeli” derim. Her ne kadar ekran ışığını beğenen az olsa da bazı ışıklar sonradan voltajını yakalayabilir ihtimalini de göz ardı etmemek lazım...

Okan Bayülgen ne mi yapacak?

Bu soruya ilk yanıt hep benden gelir. Ve hep de doğru çıkar. Okan Bayülgen bu yıl Star TV ekranında olacak. Şov yapacak. Belki ilk haline yani miladına dönecek... Geçtiğimiz yıllarda girdiği logoların altlarında bana göre bir atölye çalışması yaptı. Çok tenkit aldı. Eskimekle suçlandı. Ama yerini doldurmak da mümkün olmadı... Küçük Okancıklar yaratmak yerine, yaşıyorken değerini bilmek gerekiyor. Okan seveni ve sevmeyeniyle ciddi bir kitlenin adamıdır. O ilk “Gece Kuşu” haliyle kendisini tanımayan, tanımak için de zorlanmayan yeni kuşağı avucuna alacaktır diye düşünüyorum... Başkalarını olabilir ama beni hiç yanıltmadı. Göreceksiniz, yine öyle olacak!

AKIL TUTULMASI MI?

Benimle birlikte Mehmet Türk kardeşimiz de sahalara döndü. Alın size sezonun ilk şikayeti; “Önceden televizyon kanalları, farklı yerli dizilerin tekrarlarını yayınlarlardı. Bir yerli dizinin tekrarı biter, sonra da başka bir yerli dizi tekrarı başlardı. Ancak durum değişti... TV2’de “Kavak Yelleri”, “Kuzey Güney”, “Merhamet”. Atv’de “Çocuklar Duymasın”, “Alemin Kıralı”, “Adanalı”, “Selena”. Star TV’de “Pulsar”, “Küçük Kadınlar”, “Geniş Aile”, “Yalancı Yarim”, “Baba Ocağı”, “Kadın İsterse”. Kanal D’de “Akasya Durağı”, “Geniş Aile”, “Acemi Cadı”, “Arka Sokaklar”. FOX’ta “Çocuklar Duymasın”, “Ömre Bedel”, “Güldür Güldür” gibi birçok yerli dizinin tekrarlanan son bölümünden sonra yeniden birinci bölümü başlıyor. Bitiyor, yeniden birinci bölümden başlıyor... Yani başka bir yerli dizi tekrarına gerek duymuyorlar. Bu bir akıl tutulması mı ya da bitpazarına nur yağdı da nurunun nurunu kullanmak mı anlamak mümkün değil?”...

BAHD hakkında denecek tek şey...

“Bana Artık Hicran De”! Bir dizi adından ziyade geçen yüzyıl yazarlarından Kerime Nadir romanlarından birinin adı gibi duran bu isim Kanal D’nin eylül ayı içinde yayına süreceği yeni dizisinin ismi... Dizilerde ilginç isimler dönemi yaşıyoruz. Sanırım “Adını Feriha Koydum” ile başlayan bu süreç geçen sene “SBSV” (Sana Bir Sır Vereceğim) ya da “BSK” (Babam Sınıfta Kaldı) gibi kısaltmalarla anılan tuhaf bir noktaya vardı. Bildiğim kadarıyla önümüzdeki sezon itibarıyla dizilere resmen aydın havası muamelesi yapacağız. Neyse. Konumuza dönelim. “Bana Artık Hicran De” (BAHD) isimli yeni dizinin izlediğim fragmanı itibarıyla Türkiye’de artık dizi çekim kalitesinin sinema diline ulaştığını gördüm... Hatta şu kadarını söyleyeyim, yeni sezonun en kaliteli tanıtım filmiyle biraz erken tanıştım. Sanırım rakiplerinin bu yükselen çıtayı daha yukarı taşımak için harikalar yaratması gerekiyor. Bu gazla bekliyorum artık...

ÇORAP SAKLAMA DOLABI

Dekorasyon programları içinde müstesna bir yeri olan “Evim Şahane”nin (Kanal D) sunucusu mimar Selim Yuhay bu yıl pratik keşifleriyle çok konuşulacağa benziyor... Eylül ayında hafta içi her gün yeniden yayınlanmaya başlayacak programlarının içinde artık Selim Yuhay’ın kendi icatları da sıklıkla yer alacak... Bir tanesini geçtiğimiz günlerde benimle paylaştı bile. Salon ortasında çorap çıkaran erkekler için tasarladığı bir çorap saklama dolabı... Hem uzaktan kumanda sehpası hem de çorap saklama dolabı olarak kullanılabilen bu aparat fikri çok hoşuma gitti... Selim, “Daha bende neler var bir bilsen?” dedi. Hiç şaşırmadım, bunu akıl eden zihin en az efsane “Zihni Sinir” kadar yaratıcı olabilir. İzleyip gidereceğiz Selim’in keşiflerine olan fena merakımızı...