Hidrorezerv ve PRP

Yeni tedavi yöntemi 'hidrorezerv' ince çizgilerin başladığı 25-30 yaşlarından itibaren, kuru ve yıpranmış ciltlere uygulanıyor. Son dönem adını sıkça duyduğumuz bu yeni sistemin nasıl uygulandığını, hangi yöntemlerle kombin yapılabileceğini araştırdık.

Cumartesi, 02 Mart 2013 - 05:00

Hidrorezerv ve PRP

ESRA ÖZÜBEK

[email protected]

Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Betül Şengör “Cildimizin nasıl yaşlandığını bildiğimiz zaman ne yapmamız gerektiği de ortaya çıkar” diyor. Ve devam ediyor; “Yaş ilerledikçe cilt altında yer alan katmanın yapısında azalma ve ciddi oranda su kaybı oluşur. Dolayısıyla cilt yaşlanmaya başlar. Bu katmanın görevi, cilde dolgunluk-sıkılık kazandırmaktır. Zamanla bu katmandaki damarlar elastikiyetini kaybeder, cildin beslenmesi bozulur, katman çöker, kırışıklıklar derinleşir.

Bu yüzden yapılması gereken, cilde derin nem kazandırmaktır. İşte bu noktada ‘hidrorezerv-dermis içi tedavi’ önem kazanıyor. Hidrorezerv, derin dokunun su rezervinin arttırılması... Böylece cildin üretken hücreleri aktif olarak çalışmaya başlar. Bu hücrelerin temel görevi, cildi serbest radikallere ve yaşlanmaya karşı korumaktır. Tedavi sayesinde cildin nemi artar, savunması güçlenir.”

25 yaşından itibaren dikkat!

Hidrorezerv tedavide, mililitresinde 20 mg hyaluronik asit bulunan bir madde kullanılıyor. Jölemsi yapıdaki bu madde, cildimizde destek doku olarak zaten var. Hayvansal kökenli olmadığı için yan etkisi bulunmuyor ve bağışıklık sistemini zorlamıyor. Ayrıca, hyaluronik asidin 500 kat su çekme kapasitesi olduğu için verildiği yerde sıkılaşma ve dirilik sağlıyor. Hidrorezerv tedavi ince çizgilerin başladığı 25-30 yaşlarından itibaren, susuz, yıpranmış ciltlerde, güneş öncesi ve sonrası nem kazandırmak amaçlı, peeling veya lazer-ışık tedavileri sonrasında kullanılabiliyor. İlk 3 seans 3-4 hafta arayla, 4. seans da 3-4 ay sonra olmak üzere uygulanıyor. Daha sonraki seanslar 6-8 ay arayla koruma amaçlı oluyor. Dr. Betül Şengör yeni tekniği şöyle anlatıyor; “Hidrorezerv’in etkisini artırmak için, kendi kanımızla gençleşmeyi sağlayan kök hücre tedavilerinden PRP ile kombine ediyoruz. PRP ile hücrelerimizi coşturarak su tutma yeteneğini arttırıyoruz.” Dr. Şengör sorularımızı cevapladı:

- PRP nedir?

Platelet Rich Plazma kelimelerinin baş harflerinden alınan PRP; cilt gençleştirme yöntemi. Kanda varolan trombosit sayısı 300 bin kadardır. Ömrü de 4 gündür. Bu hücreler kanın pıhtılaşma veya akışkanlığını, yaranın iyileşmesini sağlar.

- Anti-aging ve PRP ilişkisi nasıl oluyor?

Cildin ışıklarla, lazerle veya kimyasal peelinglerle uyarılması, aslında sınırlandırılmış hasarla cildin gençleşmesini tetiklemek anlamına gelir. Çok hafif hasar yaratır gibi yaparak cildi uyarır, gençleştirir. Bu sayede kolajen ve elastik lif üretilir, dolaşım artar, dokunun uyarılan bölgesi temizlenir, cildin rengi de damarları da iyileşir.

- PRP tedavisinin yan etkisi var mı?

Hayır, çünkü kişinin kendi hücresinin tekrar kendisine verilmesidir. Tedavinin sonucu kişinin yaşı, cildini güneşten koruma şekli, sigara içip içmemesi, stres, beslenme, uyku durumu ile ilişkilidir.

(23.02.2013 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)