Hormon takviyesi almak neden zararlı olabilir?

Pazartesi, 06 Haziran 2011 - 05:00

Amerikalılar’ın hamburgerlerinin porsiyon büyüklüğüne veya her gün mantar gibi çoğalan internet sitelerine baktığımızda, onların “ne kadar çok, o kadar iyi” olarak düşündüklerini anlayabiliriz. Buna paralel olarak, geçici çözümler üreten birçok firma da kilo alımından güçsüz kaslara kadar bütün sağlık problemlerine çözüm olarak ekstra hormon sunuyor. Ancak, hormon sistemimiz bir hesap defterinden daha karmaşık olduğu için “ne kadar çok, o kadar iyi” felsefesi burada geçerli değildir. Nasıl ki evinizdeki bütün muslukları aynı anda açmaz, ısıyı en yükseğe çıkarmaz veya bütün ışıkları açmazsanız, vücudunuzda da bunu yaptığınızda sisteminize aşırı yüklenme yapılmış olur ve bu da kısa devreye sebep olur. Hormonlarınızı kilo vermek veya diğer rahatsızlıklar için kendi başınıza anabolik steroidlerle (sentetik bir hormon grubu) yüklediğiniz her seferde vücudunuzun kontrolden çıkmasına neden oluyorsunuz.

Örneğin: Sıklıkla, testosteronu metabolize eden androjenik steroid veya diğer takviyeler kullanan atletlerle ilgili haberleri okuruz. Bu aşırı testosteron büyük problemlere neden olabilir. Ayrıca yan etkiler olarak, kardiyovasküler sorunlar ve böbrek problemleri gibi daha ciddi sıkıntılar da yaratabilir. Vücudunuzu hormon takviyeleriyle desteklemeye çalışıyorsanız, başınıza gelebilecek en iyi şey, kaybedeceğiniz şeyin sadece paranız olmasıdır, çok özel durumlar olmadıkça ve doktorunuz tarafından kontrollü olarak uygulanmadıkça uzak durun!

Yorgun olduğunuzda neden gözaltı halkaları oluşur?

Hepimiz, gözlerimizin altında, ince bir deriye sahibiz. Bu bölge vücuttaki en ince derinin olduğu ve koyu, kirli kanı gösteren bölgedir. Eğer ayakta duruyorsanız veya dik bir şekilde oturuyorsanız orada kan daha çok birikir. Uyku yetersizliğinin yanı sıra, koyu halkalar alerji veya astım nedeniyle de oluşabilir. Bunlar da daha çok kanın göz altındaki dokularda birikmesine ve o bölgede şişlik oluşmasına neden olabilir.

Aile geçmişi kalp rahatsızlığı riskini nasıl etkiler?

Ailenizden size geçen genler, hayatınızda pek çok şey için belirleyici görev yapar. Ama unutmayın ki anneniz genlerinizden daha etkilidir; onun çorba tarifleri veya sigara alışkanlığı gibi... Bunlar genetik değildir. Hastalık riskinin yaklaşık yüzde 25’i genlerle size geçer ve genlerinizin getirdiği durumları büyük ölçüde kontrol edebilirsiniz. Genlerin bütün yaptığı diğer genleri izlemek veya protein fabrikası olarak görev yapmaktır. Ve hangi fabrikaların çalışıp çalışmayacağı da sizin kontrolünüz altındadır. Yani yaşlandırıcı yağlar damarlarınızı sertleştirip yıpratan geni çalıştırırken, yürümek de kanser gelişimini azaltan geni çalıştırır.

Tansiyonu kontrol altında tutmak diyabet için neden önemlidir?

Yüksek tansiyon atardamarlarınızı yaşlandırarak diyabetin etkilerini güçlendirebilir. Hem tansiyonun hem de kan şekerinin yüksek olması atardamarların duvarlarında çatlak veya deliklere neden olur. Yaşlanmış damarlar da kanı kalp, beyin, penis ve klitoris gibi önemli noktalara taşıma becerisini kaybeder. Bu da kalp krizi, felç, cinsel iktidarsızlık ve orgazm kalitesinde azalma olasılıklarına neden olur. Biraz fiziksel aktivite insülinin glukozu (kan şekeri) hücrelere taşıma becerisini büyük ölçüde geliştirebilir.

Tiroid bezinin asıl görevi nedir?

Boynun iki tarafına yerleşmiş kelebek şeklindeki tiroid bezleri hipofizin yolladığı kimyasal sinyalleri aldıktan sonra tiroid hormonu üretir. Tiroid hormonunun asıl görevi, hücrelerinizin yaşama, çoğalma ve ölmesine neden olan kimyasal değişiklikleri, yani hücrelerinizin metabolizmasını düzenlemektir. Metabolizmanızı elektrik faturanıza benzetebilirsiniz. Hiçbir evin elektrik faturası aynı değildir. Bazıları çok elektrik harcarken bazıları daha az harcar. Bazıları 20 dakikada duş alırken bazıları 20 saniyede çıkıverirler. Hepimiz evlerimizde enerjiyi farklı şekilde kullanıp tüketiyoruz ve hepimiz yine vücutlarımızda da farklı şekillerde kullanıp tüketiyoruz. Ve bu da kilo kontrolünde önemli bir rol oynuyor. Bazı metabolizmalar genetik olduğundan, hızlı çalışan veya yavaş çalışan metabolizmalara daha doğmadan sahip olmuş olabiliyorsunuz. Bu düzenleme biraz da tiroid hormonunuzdan kaynaklanıyor.

Vücuttaki en aktif kaslar hangileridir?

Vücudunuzdaki en aktif kaslar bacaklarınız, sırtınız veya kollarınızdakiler değil, gözlerinizdeki kaslardır. Gözlerinizin 2 milyondan fazla çalışan parçası ve saatte otuz altı bin bilgi parçacığını işlemden geçirebilme becerisi vardır. Üstelik, sürekli hareket ederler; hatta açık olmadıklarında bile. Unutmayın, REM uyku ifadesinin açılımı hızlı göz hareketi demektir. Bu da gözlerinizi vücudunuzun en güçlü araçlarından biri haline getirir. Hatta o kadar güçlüdür ki birçok kültür, gözü gücün sembolü olarak kabul etmiştir. Bakışla birine kötülük ya da zarar verebilme gücü olarak kabul edilen nazar da bu gerçekten çıkmıştır.

Tamamen ölümcül olan kanser türü var mıdır?

Kanser ölüm cezası değildir. Aslında, yüzde 100 ölüm oranı olan bir kanser türü yoktur. Evet, pankreas kanseri gibi bazı kanser türleriyle karşılaşan insanlar daha düşük hayatta kalma oranına sahip. Ancak birçok kanser son derece başarılı iyileşme oranına da sahip. Hatta, birçoğu önlenebilir. Yaşlandıkça daha sık rastlanan prostat kanseri gibi bazı örneklerde ise, kanser sizi öldürmeden veya siz onu öldürmeden kanserle aynı anda yaşamak bile mümkün. Sonuç: Kanser her zaman öldürücü değildir. Akıllı korunma yöntemleri ve erken teşhisle birlikte büyük avantaj sağlayabilirsiniz.

Uzun süre vejetaryen beslenen kişiler neden sindirim zorluğu çeker?

Uzun bir süre et yememiş olan vejetaryenler tekrar et yediklerinde rahatsız olurlar. Çünkü vücut normalde gerekli olduğu şekilde, eti en iyi şekilde sindirmek için midedeki sindirim enzimlerini ve ince bağırsaklara doğru var olan enzimleri salgılayamaz. Bu da, et yediğinizde bir reaksiyon oluşmasını tetikler: Ağırlık hissi oluşur, iyi sindiremezsiniz, böylece iyi hissetmezsiniz ve tadını çıkaramazsınız.

Dr. Öz Show Digitürk Home TV’de hafta içi her gün 13:30 ve 19:00’da.