Hrant Dink cinayeti nedeniyle Türkiye 'soykırım suçlusu' muamelesi görecek!!!

Cuma, 27 Ağustos 2010 - 05:00

Hrant Dink cinayeti nedeniyle Türkiye ileriki yıllarda ‘soykırım suçlusu’ muamelesi görecek. “Katili yakalanmış bir cinayetin 1915’deki olaylarla ne ilgisi var?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Aralarında 85 yıl olan bu iki olay arasındaki benzerlik, kurbanların Ermeni olması yanında devletin olaya yaklaşımıdır. Devlet olayları aydınlatmak yerine gerçeğin üstünü örtmeye çalışıyor. Aradan 85 yıl geçtikten sonra “Ermeni katliamı için komisyon kuralım, arşivleri açalım” diye tavır alan devlet, üç yıl önce işlenen cinayetin üstünü örtmeye çalışıyor. O yüzden de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye’yi, Hrant Dink’in yaşam hakkını koruyamadığı için, ayrıca öldürüldükten sonra sorumluları yargı önüne çıkarılmadığı için mahkûm etti. Bu mahkumiyetin geleceği ortadayken Türk Dışişleri Bakanlığı AİHM’e, Hrant Dink’i ‘Nazi’ liderine benzeten, kendisinin sorumlu olduğunu söyleyen bir savunma gönderdi. Savunma basına yansıdığı günlerde hükümet aslında AİHM’in verdiği kararı da öğrenmişti. Hemen Adalet Bakanı ve Dışişleri Bakanı “Türkiye’nin savunması kabul edilemez, çok üzgünüz” diye açıklamalar yaptılar.

Olayın varacağı nokta belli!

Bu arada Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Hrant Dink’in kardeşi Hosrof’u alelacele Huber Köşkü’ne çağırdı ve üzüntülerini iletti. Ardından hükümet yetkilileri Dink Ailesi’ne ‘dostane çözüm’ önerisinde bulunmak için hazırlık yaptı. “AİHM’deki davanızı geri çekin, biz de özür dileyip size maddi tazminat ödeyelim” önerisini hazırladılar. Tam bu aşamada kendisini liberal olarak tarif eden ve Hrant’ın dostu olan köşe yazarları devreye girdiler. Dışişleri’nin yaptığı savunmayı yerden yere vurdular. Bunda Hrant’ın uğradığı haksızlık mı, yoksa hükümetin karar karşısında zor durumda kalacağı düşüncesi mi etkili oldu bilmiyorum! Dertleri Hrant Dink’in uğradığı haksızlıksa, katillerin yargılandığı 14. Ağır Ceza’daki davayı takip eder, polisleri aklayan İçişleri Bakanlığı’nı mercek altına alırlardı.

Olayın varacağı nokta şudur; Devlet görevlilerinin hiçbirisi yargılanmayacak! Türkiye tazminat ödeyecek. Veee Hrant Dink’i canından eden saldırı dünya genelinde ‘soykırımın son halkası’ diye anılacak.

Bu utanç yaftası bir ülkenin, devletin ve halkın boynuna asılacak.

Taraf yazarı Emre Uslu’ya bir teklifim var

Taraf gazetesinden Emre Uslu, 24 Ağustos’ta “Hanefi Avcı: Kurguyla kuşku arasındaki cemaat” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Benim yazdığım ‘Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları’ isimli kitabın, Hanefi Avcı’nın yazdığı “Haliç’te Yaşayan Simonlar: Dün Devlet, Bugün Cemaat” isimli kitabın öncülü olduğunu iddia ediyor. İki kitabın da Dink cinayetinde ihmali ortaya çıkan İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Fuat Yılmazer’i hedef aldığını söylüyor. Sanki hem Hanefi Avcı hem de ben hiçbir sorumluluğu yokmuş gibi Ali Fuat Yılmazer’i hedef almışız. Ayrıca benim kitaptaki belgeleri Hanefi Avcı ve çevresinden aldığımı iddia ediyor.

Şimdi Emre Uslu’ya şu teklifte bulunacağım; sen iddialarını ıspatlarsan ben hemen gazeteciliği bırakacağım.

Ben, senin söylediklerinin yalan olduğunu belgeleriyle ıspatlarsam sen de Amerika’ya, geldiğin yere döneceksin...