Hukuk derken adalet unutuldu

Çarşamba, 04 Şubat 2015 - 05:00

Cumhurbaşkanı Erdoğan önceki gün “Hukuk başka bir şeydir, kanun başka bir şeydir. ‘Hukuk mu kanun mu’ derseniz benim savunacağım şey hukuktur” dedi.

Ardından ekledi; “Benim hukukumu bir yasal düzenleme koruyamıyorsa ben ona hukuk diyemem.” Ne Cumhurbaşkanı’nın ne de hükümetin söyleminde ve çıkarmak istediği yasalarda hâlâ “Adalet” kavramına yer yok.

Çünkü hukuk tek taraflı, adalet çift taraflıdır, dengelidir. Son hızla TBMM gündemine getirilen İç Güvenlik Yasası da adaleti değil hukuku temsil ediyor. Ama bu yasa belli ki yönetenlerin hukukunu korumak için çıkartılıyor.

Sosyal medya da attığınız bir twit sizi Terörle Mücadele Yasası’na aykırılıktan hakim karşısına çıkartırken yeni yasa barışçıl bir eylemde polise öldürme yetkisi bile getiriyor. Silaha bile 1 yıl hapis cezası verilirken bu yasa ile sapana 2 yıl hapis cezası getiriliyor. Eğer bir gösteride polisin sıktığı gaza karşı yüzünüzü bir örtüyle kapatırsanız 5 yıl hapis istemiyle yargılanacaksınız.

Polise gözaltı yetkisi


Toplumsal olaylarda neredeyse yargısız infaz anlamına gelecek şekilde polisin silah kullanma yetkisi artırılıyor.

Mevcut durumda acele hallerde mahkeme kararı olmadan 24 saat olan telefon dinlemesi 48 saate çıkartılıyor.

Eğer araç kiralarsanız fişleniyorsunuz.

Yasa ile müşteki, mağdur veya tanık ifadeleri kişinin ikametgahında ya da işyerinde alınılabilecek.

Kamu düzenini sağlamak amacıyla vali tarafından alınan karara aykırı davrananlar, 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak. Polise neredeyse savcı yetkileri veriliyor.

“Suç şüphesiyle” üstünüzü, eşyanızı ve aracınızı aranabilecek.

Dahası şu anda savcıların yetkisinde olan gözaltı kararı kolluk amirine de verilecek.

Polis toplumsal olaylarda 48 saate kadar kişileri gözaltına alabilecek. Peki Başbakan Ahmet Davutoğlu bu yasayı nasıl tanıtmıştı hatırlıyor musunuz? “Reformlar bir tarafından özel hayatın mahremiyetini korumaya, insan hak ve özgürlüklerinin tahkim edilmesine yönelik reformlardır” demişti.

Yasa bu haliyle çıkarsa ortada ne özel hayat kalıyor ne de insan hakları. Bu yasa toplumsal muhalefete karşı iktidarı koruyan bir kanundur.

Peki adaleti getirir mi? Elbette hayır.