Hüseyin Çağlayan kendisini satın aldı

Cumartesi, 16 Ocak 2010 - 05:00

Biz hala kendi kendimize Hüseyin Çağlayan’ın markası Türk mü yoksa Kıbrıslı mı diye düşünürken, marka 2008 yılının Şubat ayında ‘The Fashion Company Chalayan’ olarak Puma’ya satılmıştı. Puma’nın sahibi olan PPR (Pinault Printemps Redoute) grubu, LVMH (Moet Hennessy Louis Vuitton) grubuyla birlikte Fransa’nın iki dev rakibi. Moda dünyasının neredeyse bütün lüks markaları bu iki firmadan biri tarafından alınmış veya iki firma arasında paylaşılmış (ya da paylaşılamamış) durumda. Tam “Hussein Chalayan markasını da PPR grubu kaptı” diyorduk ki geçenlerde önemli bir değişiklik oldu. Hüseyin Çağlayan, markanın büyük yüzdesini tekrar satın almış! Puma ile aralarında bir anlaşmazlık çıktığı söyleniyor. Satış bedeli hakkında hiçbir açıklama yapılmıyor. Ama artık markanın yönetimi tekrar tasarımcısının ve gerçek sahibinin ellerinde. Ayrıca Hüseyin Çağlayan Puma’nın sanat direktörlüğü görevinden ayrılmayacak, aynen devam edecekmiş.

 

Açıkçası ben tasarımcısı hayattayken el değiştiren markalar için üzülüyorum. Sanatın ticarete yenilgisi gibi geliyor. Ayrıca Hüseyin Çağlayan’ın markasının hisselerini önce satması sonra geri alması bana Japon markası Kenzo’nun LVMH grubu tarafından satın alındıktan sonra olanları hatırlattı. LVMH grubu Kenzo markasını kendisine almış Kenzo Takada markasını da tasarımcıya geri satmıştı. Sonra Takada LVMH’ın Kenzo Takada markasının haklarını ihlal ettiğini iddia edip dava açmıştı. Umarım Hüseyin Çağlayan’ın durumu da Kenzo’ya benzemez.

Hüseyin Çağlayan’ın kendi markasını tekrar satın alması Londra’da hazırlanan serginin hemen öncesine denk geldi. ‘Design Museum London’ 21 Ocak -17 Mayıs tarihleri arasında ‘Hussein Chalayan Works 1994 - 2009’ adlı retrospektiv bir sergiyle yaklaşık 4 ay boyunca Hüseyin Çağlayan’ın eski ve yeni çalışmalarının tanıtımını yapacak.

CHANEL SAYESİNDE DÖVME KABUL GÖRECEK

Eskiden dövmeler kaba ve ucuz bulunurdu. 50 sene öncesine kadar dövmesi olanlar sosyal, kültürel ve ekonomik olarak üst sınıftan olmaz, olsa da dışlanırlardı. Hatta dövme bir dönem hapiste yatmış olmanın işaretiydi. Gelin görün ki artık böyle değil. Dövme bir modaya dönüştü. Yani dövmeler demokratize oldu! Etrafınıza bakarsanız farkedeceksiniz ki yeni nesilde dövmesi olmayan neredeyse yok. Louis Vuitton’un da başında bulunan ünlü tasarımcı Marc Jacobs’ın dövmelerinin ne kadar popüler olduğu ve ne kadar çok kişinin onun dövmelerinin aynısını yaptırdığı biliniyor. Yani artık lüks markalar bile bunu destekler halde...

 

Chanel lüks markalar arasında en prestijli olanlardan birisi. 2010 ilkbahar yaz koleksiyonunun tanıtıldığı defilede mankenlerin bacağındaki, bileğindeki ve boynundaki dövmeler acaba gerçek mi diye epey konuşuldu. Çıkartma oldukları ve 1 Mart’tan itibaren 50 Euro gibi ucuz bir fiyata Chanel mağazalarında satılacağı öğrenilince herkesi onu satın alma hevesi sardı. Geçen sezon Chanel’in sınırlı sayıda ürettiği Jade isimli yeşil ojenin ne kadar çabuk satıldığını biliyoruz. Ojeyi alamamış olanlar dövmelerde de aynı başarısızlığa mahkum olmak istemiyor.

Chanel’in baş tasarımcısı Karl Lagerfeld bize resmi olarak şunu kabul ettirdi: Eğer Chanel dövme işine girmişse, artık dövme hem modadır, hem de bir şıklıktır. Ayrıca kesin olan bir şey daha var: Bu çıkartmalar Chanel’in Belçikalı makyözü Peter Philips tarafından geçici dövme olarak hazırlandı ama birçok kişi aynı dövmeyi kalıcı olarak yaptırtacak! Yani artık vücutlarda bile marka logoları göreceğiz. Demedi demeyin...

BURBERRY’DEN COLETTE’E ÖZEL TRENÇKOT

Trençkot denince akla hemen Burberry gelir. Trençkotlar Burberry’nin satış rakamlarının büyük bir yüzdesi ve baş tasarımcısının gözbebeği. Markanın tasarımcısı Christopher Bailey klasik modeli her sezonda farklı yorumlayarak piyasaya sürüyor. Bailey’nin 2010 ilkbahar yaz koleksiyonunda hazırladığı iki süpriz trençkot geçtiğimiz haftaiçi duyuruldu. Paris’in ünlü konsept mağazası Colette için hazırlanan iki yeni model 22 - 27 Şubat tarihleri arasında Colette’de (213, rue Saint- HonorÈ) sergilenecek. Ceket olarak tasarlanan kısa model 1.995 Euro, diğeri ise 2.495 Euro’dan satılacak. Her ikisinin de üzerinde “Burberry exclusive for Colette” etiketi var.

 

Omuz, cep, dikiş kenarı gibi yerlerde drapeler olan bu iki modelin en güzel yanı detayda gizli. Trençkotların yaka altındaki Burberry deseninin üzerine dore zımbalar yerleştirilmiş. Bana kalırsa bu zımbalar trençkot yakalarını kaldıranlara bir mesaj. Christopher Bailey yakası havadakilere şunu demek istiyor “Trençkotu kullanım şekliniz doğru. Aynen böyle devam edin.”