Hüseyin Çelik'ten BDP'ye sert eleştiri

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın açıklamalarını değerlendirirken, “Bu malum parti bir mağduriyet havası oluşturarak, bölgede daha avantajlı bir hale gelmeye çalışıyor” dedi

a
a
Pazartesi, 27 Aralık 2010 - 20:02


Hüseyin Çelik'ten BDP'ye sert eleştiri

Çelik, 3 saat süren Ak Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı. Çelik, bir soru üzerine BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın açıklamalarını değerlendirirken, “Bu malum parti bir mağduriyet havası oluşturarak, bölgede daha avantajlı bir hale gelmeye çalışıyor” dedi.

Hüseyin Çelik, Demirtaş'ın sözlerinin “şık olmadığını, kaba düştüğünü” ifade ederek, şöyle konuştu: “Sayın Başbakanımız, vahdetin de tevhidin de şirkin de Türkiye'de en iyi bilenlerden birisidir. İnsanlar farklı farklı insanlar olarak yaratıldığı gibi kavimler olarak da yaratılmıştır. Sayın Başbakan dün konuşmasında çok net bir şekilde vurguladı. Farklı kavimlerin varlığını kabul etmek ve onlara saygı duymak, insanlığın da inancımızın da gereğidir.

Elbette insanlar birey olarak farklı olduğu gibi etnisite olarak da farklıdırlar. Tüm bu farklılıklara saygı duymak, onları olduğu gibi kabul etmek, onların örf ve adetlerine saygı duymak onların kültürüne saygı duymak, onların kendileri olarak ve kendileri kalarak hayatlarını sürdürmelerini sağlamak, elbette insani bir görevdir, devletlerin de görevidir. Biz çokluk içinde birliği savunuyoruz. Buna tarihi geçmişimiz için de kesret için de 'vahdet' deniyor. Çokluk içinde birlik, en demokratik olan duruştur. Farklılıklar olacaktır.”

Gökkuşağında renklerin olacağını, renklerin biribirine dönüşme mecburiyeti olmayacağını ifade eden Çelik, “Halıdaki renkler ayrı ayrı olacaktır ama kimse halıyı makası alıp parçalayamayacaktır” dedi.Başbakan Erdoğan'ın dünkü söyleminden “Türkçülerin” ve “Kürtçülerin” rahatsız olduğunu belirten Çelik, şöyle devam etti:“Sayın Başbakan, 'Türkçü' ve 'Kürtçü' diye karşı olduğunu net bir dille ifade etmiştir ama Türkler ve Kürtler, Kürtçüler ve Türkçüler değil, Sayın Başbakanın bu söyleminden hoşnut olmuşlardır, memnun olmuşlardır. Esas ülkemizde kardeşliğimizi, barışı farklılıklara rağmen ülkede huzur içinde bir arada yaşamayı temin edecek olan da budur.

Farklılıklar elbette kabul edilmelidir ama farklılıkları ön plana çıkararak farklı emeller beslemek demokratiklik olarak ifade edilemez. Doğu ve Güneydoğu ile ilgili hükümetimizin yaptıklarını ve tabu olan meselelere neşter atmasını kamuoyu takdir ve destekle izliyor. OHAL'i bizim hükümetimiz kaldırmıştır. Faili meçhul cinayetlerle anılan bölgemizde bunlar olmadığı gibi, eski faili meçhullerin aydınlanması sağlanmaktadır. Memlekette hakim olan derin devlet, onların uzantısı çeteler çökertilmiştir, onlardan hesap sorulmaktadır.

Aslında demokrasi gibi kaygısı olan bütün halkların kardeşliği gibi kaygısı olan bütün insanların Sayın Başbakan'a ve hükümetine bu manada teşekkür etmesi gerekiyor. Kötü muamele ve işkence Türkiye'nin gündeminden çıkmıştır.” Kürtçe kanal açıldığını, üniversitelerde Kürtçe lisans ve lisansüstü eğitim konusundaki çalışmaları da anlatan Çelik, bunlardan rahatsızlık duyanların olduğunu kaydetti.

MALUM PARTİ

Kürtçenin tabu olduğu bir dönemden bugünlere gelindiğini anlatan Çelik, bu adımları atan hükümetin Başbakanına teşekkür edilmesi gerektiğini söyledi. Çelik, şöyle devam etti:

“Ama bu tartışmaların temel iki sebebi var. Birincisi bu özellikle malum parti, bir mağduriyet havası oluşturarak bölgede daha avantajlı hale gelmeye çalışıyor. Çok masum talepler ileri sürdükleri halde bunların yansıma bulmadığını, karşılık bulmadığını iddia ederek halka gideceklerdir. Bu aşırı söylemler, bu marjinal çıkışlarla bir taraftan da diğer uçtaki siyasi parti, barajın altından kurtarılmaya çalışılıyor. Bunun özellikle halkımız tarafından çok iyi bilinmesi gerekmektedir. Başbakanımız niyetler ve varılmak istenen hedeflerle ilgili çok aydınlatıcı bilgileri dün verdi.”

2