İbni Arabi kimdir? İbni Arabi nasıl öldü?

Diriliş Ertuğrul'un son bölümünde Ertuğrul'u idam masasından kurtaran İbni Arabi kimdir sorusu günün en çok aratılan isimlerinden biri oldu. Tarihimizde çok önemli bir kişiliğe sahip olan asıl adı Muhyiddin İbnü'l-Arabi ya da tam adıyla Muhyiddin Muhammed bin Ali bin Muhammed el-Arabî et-Tâî el-Hâtimî ile ilgili detaylar ve hayat hikayesi haberimizde...
 

08 Mart 2018, Perşembe 15:29
A A
İbni Arabi kimdir? İbni Arabi nasıl öldü, kabri nerededir ? Diriliş Ertuğrul dizisi ile hayatımıza giren ama aslında tarihte çok önemli bir sufi müelliftir. Muhyiddin İbni Arabi, Tasavvuf ve İslâm düşünce tarihinde büyük etkileri bulunmuştur.  17 Ramazan 560 (28 Temmuz 1165) tarihinde Endülüs’ün güneydoğusundaki Tüdmîr (Teodomiro) bölgesinin başşehri olan Mürsiye’de (Murcia) doğdu bilinmektedir. Osmanlı Devleti'nin kurucusu Ertuğrul Gazi'nin hayatını kurtaran ve tarih kitaplarına adını altın harflerle yazdıran İbni Arabi kimdir sorusunu meraklıları için haberimizde yer verdik.
 

İBNİ ARABİ KİMDİR

Babası Ali b. Muhammed, Abbâsî Halifesi Müstencid-Billâh’ın kumandanı ve yöre valisi Muhammed b. Sa‘d İbn Merdenîş’in hürmet ettiği bir kişiydi, aynı zamanda filozof İbn Rüşd’ün yakın arkadaşıydı. İbnü’l-Arabî babasının çok Kur’an okuyan, fıkıh ve hadis ilmiyle uğraşan takvâ sahibi bir zat olduğunu, Nûr isimli annesinin ise ensar soyundan geldiğini, Fâtıma bintü’l-Müsennâ adlı bir kadın velînin sohbetlerine katıldığını söyler.

Amcası Ebû Muhammed Abdullah b. Muhammed el-Arabî ve dayıları Ebû Müslim el-Havlânî ile Yahyâ b. Yâgān da devrin önemli sûfî ve siyasî şahsiyetleri içerisinde adları geçen kimselerdir. İbnü’l-Arabî’nin yetişmesinde bu kişilerin tesirleri olduğu yine kendi ifadelerinden anlaşılmaktadır (el-Fütûĥât, I, 185). İbnü’l-Arabî soylu bir Arap sülâlesinden geldiğini (Dîvân, s. 47), ceddinin Benî Tay kabilesine mensup bulunduğunu ve meşhur sûfî Hâtim et-Tâî’nin de büyük dedelerinden biri olduğunu belirtmektedir. İbnü’l-Arabî’nin görüşlerini takdir edenler onun tasavvufta otorite oluşunu kendisine “Şeyhü’l-Ekber”, dinî ilimlerde müceddid oluşunu da “Muhyiddin” lakaplarını vererek ifade etmek istemişlerdir.

İBNİ ARABİ NASIL ÖLDÜ? MEZARI NEREDE


İbni Arabi 16 Kasım 1240'ta Suriye'nin Şam ilçesinde hayatını kaybetmiştir. Kabri Şam şehri dışında Kasiyun dağı eteğindedir. 1516 yılında I. Selim, Şam’ı Osmanlı toprağı yaptığında oraya türbe, camii ve imaret inşa ettirdi. Medfun bulunduğu türbenin kubbesinde -İbn Arabi'nin kendisine ait olduğu iddia edilen- 'bütün yüzyıllar yetiştirdikleri büyük insanlarla tanınır, benden sonraki yüzyıllar benimle anılacak' mealindeki bir beyit yazılıdır.



DİRİLİŞ ERTUĞRUL'DA İBNİ ARABİ SAHNESİ

İbni Arabi, Gıyaseddin Keyhüsrev'e "Ertuğrul'un Alaaddin Keykubat'a sadık kaldığını, devlet için cenklere girmiş, canını dişine katarak devletine nice yurtlar edinmiş, zaferler kazanmış yiğit bir bey olarak tanıtıyor. Bir kara iftirayla ertuğrula reva görülen bu muamele vicdana hakikate yapılan bir zulüm olduğunu dile getiriyor. Tüylerin diken diken olduğu bu konuşmanın ardından Gıyaseddin Keyhüsrev, Ertuğrul Bey'in suçlu bulunduğunu söylüyor. ama İbn-i Arabi pes etmiyor ve Ertuğrul'u korumaya devam ediyor. Keyhüsrev'in tereddütlü bakışları Ertuğrul Bey'in suçlu olmadığını söyler nitelikteydi. Sadettin Köpek'in söze girerek Keyhüsrev'in İbn-i Arabi'yi dinlememesi gerektiğini söyledi fakat Gıyaseddin Keyhüsrev, "Hükmümdür. Delillerin yeterli olmadığını, merhum sultanımızın Ertuğrul Bey'e olan itibarını, İbn-i Arabi'nin kefilliğini göz önünde bulundurarak. Ertuğrul Bey'in masum olduğuna ve azad edilmesi gerektiğine kanaat getirdim" buyuruyor. Saadettin Köpek'in itirazına ise Keyhüsrev'in tepkisi sert oluyor.
 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;