'İbo gibi sevgiliyi ben de isterim'

Herkesin yüreğine dokunan 'Suskunlar' dizisi bir kaza sonucunda cezaevine gönderilen dört çocuğun maruz kaldığı fiziksel-cinsel şiddeti konu alıyor. O çocuklardan biri de 'Iska' lakaplı İbo. Pırlanta kalpli, utangaç biri. Müthiş bir sevgili, tutkulu bir aşık... İbo'ya hayat veren Güven Murat Akpınar'la röportaja giderken İbo'yu yanaklarından öpmemi isteyen o kadar çok tanıdık oldu ki...

24 Kasım 2012, Cumartesi 05:00
A A

MERVE ÖZAYTEKİN

mozaytekin@posta.com.tr

- ‘Suskunlar’ dizisinden önce nasıl bir hayatınız vardı?

Aslen Ardahanlıyım. Annem de babam da devlet memuru olduğundan 13 yıl Kars’ta yaşadım. Amcamlar İzmit’e taşındı. Ailesine düşkün olan babam da tayinini İstanbul’a istedi. Ablamla birlikte daha iyi eğitim görmemizi de istiyordu. İstanbul-Kartal’da oturmaya başladık.

- Oyunculuk nasıl gerçekleşti?

Kars’ta oturduğumuz lojmanın lokalinde arkadaşlarla tiyatro yapıyorduk. Çok kötü bir öğrenciydim ama psikolog olmak istiyordum. 17 yaşına geldiğimde bir anda tiyatrocu olmaya karar verdim. Dershaneyi bıraktım. Babama “Tiyatro yapacağım” dedim.

- Babanız ne tepki verdi?

Küstü bana. İki ay filan konuşmadık. O benim futbolcu olmamı istiyordu. Para kazanırım diye değil, gerçekten beni çok başarılı bulduğu için... Ama her şeyden çabuk sıkıldığım gibi futboldan da sıkıldım. Ama barıştıktan sonra birlikte konservatuarlara gittik. Sınavlara girdim; kazanamadım. Sistemi öğrenmiş oldum. Kartal Sanat Tiyatrosu’nda iki yıl geçirdikten sonra İstanbul Devlet Tiyatrosu’na alındım. 6 yıldır ikinci sınıftayım.

- Dizide oynamak, izleyici tarafından sevilmek okulu bitirmeniz için motivasyon olmuyor mu?

Ne yazık ki hayır!

- Ne zaman okulu bitireceksiniz? Aileniz sormuyor mu?

Diplomamı elime almalıyım. Almazsam babam küser!

- ‘Suskunlar’a sizi neden seçtiler?

Bilmiyorum ama seçmelerde bir anda İbrahim rolüne girebildiğim, İbrahim olabildiğim için seçtiklerini söylemişlerdi.

- Para için mi televizyonda şansınızı denemek istediniz?

Çocuk oyunu, tiyatro gibi bir şeyler yapıp para kazanıyordum. Kendi tiyatro grubumuzu kurmuştuk, anlaşamadık, ayrıldık. Tiyatroyu biraz rafa kaldırdım. ‘Suskunlar’dan önce ‘Bizim Yenge’de oynamıştım. Staj gibiydi benim için.

“Dizi için bıyık bıraktım”

- Dizi için mi bıyık bıraktınız?

Daha önce saçıma sakalıma hiç dokunmazdım. Bıyığım değil ama sakalım hep vardır. Bıyığı ise dizi için bıraktım. Saçımı da her hafta dizi için kesiyorlar. Ekmek parası, ne yapacaksın, kestiriyorum!

- ‘Suskunlar’ın İbrahim’i, yani İbo’su çok saf ve temiz. İbrahim’e kızdığınız oluyor mu?

Bir ara çok kızdım. Ben İbrahim’in girdiği durumlara zaten girmem. Ama onun gibi saf taraflarım vardır. Sarp (Akkaya) Abi saflıklarımı bilir ve çok üzerime gelir. Dizide evliyim, parmağımda yüzük olması lazım. Sarp Abi bir anda “Oğlum yüzüğün nerede? Taktın mı?” der. Ben hemen parmağıma bakarım. Genelde parmağımda değilse cebimdedir zaten. Çok güleriz.

- Herkes İbo gibi sevgilisi olsun istiyor...

Ee tabii, yanında ağlıyor, dibinde geziyor... Ben de isterim öyle sevgili! Kadın daha fazla ne isteyecek ki!

- İbrahim tutkulu bir aşık. Siz nasıl bir aşıksınız?

Ben de öyle. Hayatta neyi sevsem, tutkuyla severim. İki sene önce biten son ilişkimde de tutku vardı. Şimdi hayatım çok dolu, yeni birine ihtiyaç duymuyorum.

 Boş zamanlarınızda ne yapıyorsunuz?

İhtiyacım yoksa evden hiç çıkmayabilirim. Arkadaşlarımla gece toplanmaya bayılıyorum. Sohbet ederiz, müzik dinleriz, eğleniriz... Zaten dört-beş kişiyiz. ‘Suskunlar’dan Sarp Akkaya, Murat Yıldırım, Aslı Enver en iyi arkadaşlarım oldu. Sarp Akkaya ve Aslı Enver ile çok yakın oturuyorum, evlerine giderim. Ama Murat Abi’yi görmeye gidemiyorum, Etiler’e gitmeye üşeniyorum. Futbol oynamayı da severim ama sakatlanırım, dizi riske girer diye oynamıyorum.

“Cezaevinden hediyem gelecek”

- Cezaevi sahnelerinde ağladığınız oldu mu?

Oldu, evet. 10. bölümün senaryosu beni çok ağlattı.

- Cezaevinden nasıl tepkiler geliyor?

Size mektup yazıyorlar mı hediye gönderiyorlar mı? Bayrampaşa Cezaevi’nde benim röportajımı okumuşlar. Şimdi bana boncukla bir hediye hazırlıyorlarmış. Dört gözle onu bekliyorum. Ama mektup yazan olmadı.

- Bundan sonraki hayaliniz ne?

Annemle babam emekliliği Didim’de geçiriyorlar. Param olunca ilk hedefim anneme ev almak. Bir de Ardahan’daki köyümüze ev yaptırmak istiyorum.

“Çağıran kadına gidemem”

- Hayalinizdeki kadını tarif eder misiniz?

Hayatıma girmesini istediğim bir kadın tipi yok. O karşıma çıksın, o zaman hayal kurmaya başlayacağım. Karşıma çıktıktan sonra kadının peşinden giderim. Beni çağırana gidemem. Ben göreceğim, beğeneceğim, sonra birlikte hayal kuracağız. İlişki içinde hiç dominant değilim, beceremem de.

- Bir oyuncuyla ilişki yaşar mısınız?

Bilemiyorum, zor. Oyuncuysa her şeyin önünde kendi var demektir. İlişki için de büyük bir engel.

- Diziden sonra kadınların ilgisi arttı mı?

Kızlarla aram hep iyiydi, değişmedi.

(17.11.2012 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;