İçinde Türkiye, Kürdistan eyaleti ve İslam unsurları geçen bir proje

Çarşamba, 20 Kasım 2013 - 05:00

Başbakan Erdoğan, dünkü grup konuşmasında “Anasır-ı İslam kavramını 1. Meclis zabıtlarında görecekler” deyip Atatürk’ün şu konuşmasını örnek verdi: “Meclis-i âlinizi teşkil eden zevat yalnız Türk değildir, yalnız Çerkez değildir, yalnız Kürd değildir, yalnız Laz değildir. Fakat hepsinden mürekkep anasır-ı İslâmiyyedir (İslam unsurlarından oluşur).”

Mustafa Kemal, bu konuşmayı Kastamonu Mebusu Yusuf Kemal’in ‘Türk ırkçılığı’ kokan sözlerine müdahale için 1 Mayıs 1920’de yapmıştı.

Atatürk’ün başka sözü de var
Arşivlere bakınca Erdoğan’ın konuşmasını yazanların, Atatürk’ün ‘din ve millet bilinci’ kavramına bakışıyla ilgili başka bir referansı gözden kaçırmış olduğu görülüyor. Bu örnek Atatürk’ün 1931’de yazdığı medeni bilgiler kitabından: “Din birliğinin de bir millet teşkilinde müessir olduğunu söyleyenler vardır fakat biz, bizim gözümüz önündeki Türk milleti tablosunda bunun aksini görmekteyiz. Türkler, Arapların dinini kabul etmeden evvel de büyük bir millet idi”

Atatürk bu kitapta din birliğinin Türkiye’de ulus bilinci oluşmasında o kadar etkili olmadığını, hatta ülkeyi Arap etkisine soktuğunu anlatıyor. Atatürk’ün bu konudaki en son ve geçerli görüşü bu olmalı.

Belli ki Erdoğan Atatürk’ün 1923 öncesi görüşlerini aktarmayı istiyor. Ama bu çelişki ayrı bir analizin konusu.

Barzani ve Misak-ı Milli
Sadede gelelim.. Erdoğan 16 Kasım’da “Kürdistan” demişti. Dün de tarihi bir hatırlatma için olsa bile “Kürdistan eyaleti” dedi.

Devletin kontrolündeki İmralı’dan dışarı mesaj gönderen, devletle sürekli görüşen Abdulah Öcalan, Nevruz konuşmasında “İslam bayrağı” altında birlikte yaşamaktan bahsederek Misak-ı Milli sınırları içindeki Kürtlere ‘birlik çağrıları’ yapmıştı. Türkiye dışındaki Misak-ı Milli toprakları 16 Kasım’da Diyarbakır’a gelen Barzani’nin kontrolünde. Barzani’cilere ait nasname.com’da “İslam bayrağı sözü çok önemli” diye yazılıyor.

“Anasır-ı İslam” ve “Kürdistan eyaleti” sözeri yan yana gelince insanı tuhaf tuhaf düşündürüyor. Toprakları genişlemiş, rejimi değişmiş bir Türkiye... Sonuç gelecekte böyle olmasa bile gelişmeleri yönlendirenler bugün için bu kalıplar içinde hareket ediyor. Ne de olsa Osmanlı bakiyesi topraklarda etkin olmak istediğini saklamayan siyasi iktidarımız var.

https://twitter.com/hakancelenkk