İhmal etmemeniz gereken '7 ölümcül işaret'!

a
a
Pazar, 17 Nisan 2011 - 05:00

Vücudunuzu en iyi kendiniz tanırsınız. Bir şeylerin yolunda gitmediğini anlatmak için size mesaj yolladığında vücudunuzu dinlemeyi öğrenmek, sağlığınız açısından çok önemlidir. Belirtiler, bazıları önemli bir sonuç doğurmadan gelip geçebilir. Ancak, bazı belirtiler var ki, onları asla ihmal etmemelisiniz. Herhangi biriyle, özellikle de benim sizlerle bugün paylaşacağım ölümcül belirtilerle karşılaşırsanız ne yapmanız gerektiğini öğrenmek için aşağıdaki maddeleri okumalısınız.

Asla ihmal etmemenizi önerdiğim bir numaralı ölümcül belirti: Geçmeyen bulantı Risk: Kalp krizi

Göğüs ağrısı kadın ve erkeklerde en yaygın belirti olsa da çoğu kadın ilk başta kalp kriziyle bağdaştırılmayan ve belirgin olmayan belirtiler yaşar. Peki, en şaşırtıcı semptomlardan biri olan bu inatçı mide bulantısı neden bir kalp krizi belirtisi? Bunun nedeni, ağrı komşu bir bölgeden veya mevcut hastalık ya da yaralanmanın asıl yerinden uzakta bir bölgeden algılandığı zaman oluşan ‘yansıyan ağrı’ durumudur. Kalbimizde ağrı hisseden sinir uçları yoktur bu yüzden omurgaya sinyaller yollar ve daha sonra omurga da vücudun geriye kalan kısımlarına sinyaller yollar. Kalp krizi geçiren kadınların yüzde 95’i aşağıdaki belirtilerden birini krizden önce yaklaşık bir aya yakın süre boyunca hissettiklerini belirtti. Yapmanız gereken belirtileri, ve bu belirtilerin sıklıklarını ve şiddetini fark etmek.

Göz ardı edilmemesi gereken kalp krizi belirtileri:

-Göğüste basınç, gerginlik ve sıkışma hissi veren ağrı. - Kol, omuz, çene, boyun ve sırta (özellikle sol taraf) yayılan ağrı. -Nefes darlığı. -Baş dönmesi, terleme, halsizlik, aşırı yorgunluk. -Ölümün yaklaştığı hissi. -Baş ağrısı, bulanık görme, sersemlik, bayılma. -Hazımsızlık, bulantı ve kusma gibi gastro-intestinal semptomlar. - Öksürük ve çarpıntı. - Bu belirtileri yaşıyorsanız ve kalp krizi geçirdiğinizi hissediyorsanız 112’yi arayın ve “kalp krizi geçiriyorum” deyin. Ambulans gecikirse birinin sizi acil servise götürmesini sağlayın. -Aspirin çiğneyin; bu, kalp kasının zarar görmesini azaltabilir. -Uzanın.

Ölümcül Belirti: Midenizin sağ üstünde birden başlayan ve artan ağrı
Risk: Safra taşı

Safra kesesi, vücudun en küçük organlarından biridir. Karaciğerin tam altında bulunan safra kesesi, yağ sindirimi için gerekli olan safrayı biriktirir ve ince bağırsağa yollar. Safrada aşırı kolesterol olduğunda, safra kesesinde taşlar oluşmaya başlayabilir, bu da dayanılmaz ağrılara, enfeksiyona ve diğer komplikasyonlara neden olabilir. Enfeksiyon karaciğer veya pankreasa sıçrayabilir ve müdahale edilmezse ölümcül olabilir. Enfeksiyon oluştuğunda veya safra kesesinin patlaması gibi daha ciddi bir durumda ameliyat gerekir. Ateşle birlikte de görülebilen bu ağrıyı hissederseniz derhal doktora gidin.

Ölümcül Belirti: Bulanık, gölgeli veya çift görme
Risk: Diyabet

Yaşlanma, görmede değişikliklere neden olabilir ama bunun belirtileri ayrıdır. Diyabet, 20 ile 74 yaş arası kişilerde körlüğün birinci nedenidir. Kontrol altına alınmamış kan şekeri seviyesi gözlerdeki dahil vücuttaki bütün damarlara zarar verebilir. Zarar görmüş damarlar göze kan taşıyamaz. Hasar görmüş damarların yerini almaya başlayan yeni damarlar görmenizde kalabalık yaratarak ağaç dalları gibi gölge yapmaya başlar. Bu yeni damarlar aynı zamanda kanamaya da neden olabilir. Bulanık, gölgeli veya çift görüyorsanız hemen bir doktora gidin. Bu belirtiler yok edilebilir ve şeker seviyenizi kontrol altında tutarsanız daha büyük zararlar önlenebilir.

Ölümcül Belirti: Sürekli baş ağrısı
Risk: Beyin anevrizması

Anevrizma geçiren kişiler ağrıyı ‘hayatlarının en şiddetli baş ağrısı’ olarak nitelendiriyor. Anevrizma, atardamarın balon şeklinde anormal genişlemesidir. Eğer şiddetli bir baş ağrısı hissediyorsanız, bu atardamarın çatlamış olması anlamına gelebilir ve bu durum yüzde 40 ölümcüldür. Yüksek tansiyonunuz varsa, beyin anevrizması geçirme riskiniz daha fazladır. Eğer menopoz dönemindeyseniz, östrojen seviyesindeki düşüş de bir risk faktörüdür. Eğer bu belirtileri veya bunlardan birini yaşıyorsanız derhal doktora başvurun.

-Gözün üstünde veya arkasında ağrı 

- Boyun ağrısı

-Yüzün bir tarafında hissizlik

Ölümcül Belirti: Geçmeyen bacak krampı
Risk: Derin ven trombozu (venöz tromboz)

Bacaktaki bir kramp, ağrı veya hassasiyet derin ven trombozu belirtisi (DVT) olabilir. Bu ağrı bacakta, akciğerlerinize doğru ulaşabilecek ve oradaki bir atardamarı tıkayabilecek bir pıhtı olduğunun işaretidir. Bu durum gerçekleşirse, kalbiniz durabilir ve yalnızca birkaç dakika içinde ölebilirsiniz. Belirtiler arasında baldırda ağrı ve şişlik, diz arkasında ağrı veya kalçada ağrı ya da hassasiyet bulunuyor.

Ölümcül Belirti: Dişeti kanaması
Risk: Lösemi

Sağlıklı bir insanda kan bileşenleri normal bir şekilde çalışır: Kırmızı kan hücreleri (alyuvar) oksijen taşır, beyaz kan hücreleri (akyuvar) enfeksiyonla savaşır, ve trombositler ise kanı pıhtılaştırır. Ancak lösemili veya vücudun kan üreten hücreleri (kemik iliği ve lenf sistemi de dahil olmak üzere) kanserli olan bir insanda düzgün şekilde görevini yapmayan akyuvarların sayısı daha fazladır. Sonuç olarak, yeteri kadar trombosit yoktur ve kan pıhtılaşması gereken yerde pıhtılaşmaz. Lösemili kişilerde kanama ve morarma daha kolay gerçekleşir. Diğer belirtiler arasında ise burun kanaması, gece terlemesi ve güçsüzlük ya da yorgunluk hissi bulunuyor. Bir kan testi ile doktor lösemiyi teşhis edebilir.

Ölümcül Belirti: Nefes darlığı
Risk: Astım

Astım krizi, solunum yollarındaki kasların daralması, solunum yollarını döşeyen epitelin yangısı (inflamasyonu), ve yoğunlaşmış aşırı mukus üretimi sonucu meydana gelir. Bu üçünün birleşmesiyle akciğerlerinize daha az hava gitmesi anlamına gelen nefes darlığı olur. Ciddi bir seviyeye ulaşırsa kalbiniz de durabilir. Astım belirtilerinden mustaripseniz doktorunuza başvurun ve alerjenler, evcil hayvan kepeği, soğuk hava ve bunalım gibi astım tetikçilerinden uzak durun.

Et tüketmek vücuda ve beyne ne kadar faydalı?

Yeni yapılan bir araştırmaya göre günde 102 gram (bu miktar çoğu fast food lokantasındaki küçük hamburgerlerden daha az) kırmızı et tüketen kadınlar, 28 gramdan daha az tüketen kadınlara oranla yüzde 42 daha fazla felç geçirme riskine sahip. İşlenmiş etler daha da kötü. Peki, et nasıl zarar verir? Asıl şüpheliler atardamar tıkayan doymuş yağ ve işlenmiş etteki yüksek tuz miktarı. Bu iki şüpheli de hücreye zarar veren serbest radikallerin üretimini hızlandırıyor ve felcin asıl nedeni olan yüksek tansiyonu artırıyor. Protein kaynağı başka sağlıklı yiyecekler varken neden riske giriyorsunuz?
Balık: Somon ve alabalık kalp dostu omega 3 yağları açısından zengindir.
Derisiz tavuk eti, hindi göğüs kıyması, tofu ve yağsız süt ürünleri: Bu düşük kalorili proteinler kas geliştirici etki yaratır ve daha uzun süre genç kalmanızı sağlar.
Kuru yemişler: Sadece protein kaynağı olmakla kalmıyorlar, aynı zamanda çoğu (ceviz, badem) kötü kolesterolü (LDL) düşürüyor.
Fasulye: Baklagil ailesinin bu üyesi, lif açısından oldukça zengin ve kolesterol düşürücü flavanoidler içeriyor.

Egzersiz ve soğuk algınlığı ilişkisi

Haftada 5 gün veya daha fazla egzersiz yapıyorsanız soğuk algınlığına daha az yakalanırsınız ve daha kısa sürer. Peki bu hasta olsanız da egzersiz yapmaya devam etmeniz gerektiği anlamına mı geliyor. Tam olarak öyle değil. İşte devam etmeniz ve etmemeniz gereken durumlar...
Nezleyseniz: Eğer belirtileriniz boyun hizasından yukarısı için geçerliyse (burun akıntısı, boğaz ağrısı, hapşırma) hareket halinde olmak genellikle sinüslerinizi temizlemeye ve daha iyi hissetmenize yardımcı olur. Belirtiler boyun hizasından aşağısı için geçerliyse (göğüse inen öksürük, üşüme, bağırsak bozukluğu), ateş olmasa bile kendinizi yormamanız daha iyidir.
Ateşiniz varsa: Egzersiz yapmak ateşinizi daha da yükseltebilir ve vücudunuzun susuz kalmasına neden olabilir.
İshal veya kusma durumu varsa: Şaka mı yapıyorsunuz? Tabii ki bu durumlar geçene kadar dinlenin ve enerji veren içecekler tüketin.
Yavaş yavaş düzeliyorsanız ama tamamen iyileşmediyseniz: Düşük tempoda başlayın ve birkaç gün içinde yavaşça tempoyu artırın.
Son söz: Vücudunuzu dinleyin.

Gerçek köşesi: Gerçekten beynimizin küçük bir bölümünü mü kullanıyoruz?

Aslında, beynimizin tamamını kullanıyoruz, ama farklı zamanlarda farklı bölümlerini kullanıyoruz. Beynimizin tamamına ihtiyacımız olmasaydı, daha küçük beyinlerimiz olurdu. Ama siz, nörolojik galaksiniz yani beyniniz etrafında gezinen 100 milyar nöronların hepsini kullandığınıza emin olun.

Dr. Öz Show Digitürk Home TV’de hafta içi her gün 13:30 ve 19:00’da.

Bu yazı 10 Nisan 2011 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır

3