İki haftaya kadar büyük göç başlar!

Çarşamba, 25 Şubat 2015 - 05:00

“Survivor All Star” (TV8) haftanın dört günü ekranda olacak. Cumartesi, pazar, pazartesi ve salı geceleri benim diyen dizilerin karşısına geçerek... Bu da demektir ki iki hafta içinde kanalların yayın akışında ciddi değişimler olacak. Açıkçası ben bazı dizi ve kanalların saatlerini bu değişime göre kurduğunu biliyorum. Hatta ciddi bir göç dalgası başladı... Bakın şimdiden günü değişenleri sıralayalım da kim, neyi, nerede izleyeceğine karar versin. Star TV, “Kardeş Payı” isimli diziyi cumartesi gecesine taşıdı. Belki maç yayını dolayısıyla diye düşünenler olabilir. Bana göre değil... Cumartesi gecesi iddiayla giren “Ve Kazanan” isimli yarışma reyting karnesinde çok da parlak sonuçla çıkmayınca yeni bölümü yarın Beşiktaş- Liverpool maçı sonrasında yayınlanacak... Bu bir tanıtım hamlesi de olabilir ama yarışma yerini severse orada kalır. “Kardeş Payı” ise izleyici garantili bir iş olarak cumartesi gecesine yayılır...

[[HAFTAYA]]

Gala gecesi gün değiştirdi!

Bu arada “İşte Benim Stilim” (TV8) isimli yarışmanın gala gecesi cumaya taşındı. Yani artık cumartesi ekranında rakibi “Bu Tarz Benim”in (Show TV) karşısında olmayacak. Gala gecelerinde başa baş çıkan bir rekabeti farklı gecelerde izleyeceğiz... Hafta içi dört günün hesabı alınarak final geceleri yapılacak. Bu da “Survivor All Star”ın TV dünyasına bir armağanı. Aynı zamanda haftada iki güne çıkıp hafta içine taşınan “Yetenek Sizsiniz Türkiye” yarışması da öyle... Bu arada bu hesaplarla ilgisi olmayan değişimler de var. Mesela “Sevdam Alabora” (atv) isimli dizi artık pazar akşamları yayınlanacak. Bakalım salı gecelerinde bulamadığı ilgiyi bu yeni gün ve saatinde bulabilecek mi? Bu arada yayını pazar akşamlarına alınan “Acil Servis” için de hayırlı bir gelecek görünmüyor. Show TV bu reytinglerle işi devam ettirir mi; açıkçası hiç de emin değilim!

Yönetmen tarzını konuşturunca...

“Beş Kardeş”in (Kanal D) ikinci bölümünün özeti şu; benim için tatmin edici bir mahalle/aile dizisi çıkmış. Ama daha çok yönetmen Onur Ünlü’nün işlerine ilgisi olan kitlenin beğeneceği bir anlatım dili var. Nedir o? Unutulduğunu sandığımız ama ilk duyuşta damara bağladığımız bir dönemin ünlü arabesk şarkıları. Müslüm Baba’nın, Ferdi ağabeyin şarkılarını sıklıkla duymak, bir... Onur Ünlü’nün daha önceki işlerinde mesela dizide “Leyla ile Mecnun”, sinemada “İtirazım Var” gibi sıkı işlerden kopup diziye sirayet eden tipler. Bir imam kardeş, bir İsmail Abi ile İskender Baba arasında gidip gelen büyük ağabey, iki... Olağandışı bir tip ve tiplemeyle dikkat çeken yüzler. Mesela hikayedeki Melike karakteri gibi sıra dışı bir kız çocuğu, Canan’ın ağabeyi gibi anlama ve izah etme özürlü heyula tip, üç... Ve ille de birlikte hareket eden bir karakter kalabalığı, dört. Bunlar yönetmenin tarzını belirginleştiren birkaç ayrıntı. Fazlasını elbette dizi ilerledikçe göreceğiz... Sonuç mu; “Leyla ile Mecnun” hatta “Ben de Özledim” gibi kült bir TV işi ortaya çıkacak gibi. Çok reyting almasa da yokluğunda içimizin burulacağı...

Alternatif olabilir!


Best Of Aşk isimli albümüyle yeniden hayatımıza giren Sinan Akçıl önceki gece “Burada Laf Çok” (CNN Türk) programında oyunculuğa hazırlandığını söyledi... Açıkçası Sinan’ın düşündüğü esas adam ağırlıklı bir drama değil. Okul ağırlıklı bir gençlik dizisi ya da yine genç izleyiciyi eksenine oturtan bir komedi işi... Dizi oyunculuğuna şimdilik bölümlük konuk olduğu işlerle (Kiraz Mevsimi/FOX) göz kırpan Sinan’ın Hollywood albümlerinden fırlamış gibi duran tipini dikkate alınca, işin içine şarkılarını da sokarsa oyunculuğuyla çok ciddi bir alternatif olacağını düşünüyorum... Bunu ben düşünüyorum ama bakalım kim yapacak?

Dizide kaybolacağına perdede büyüyecek!

Her şey TV ekranından ibaret değil. Türk Sineması’nın gişede yakaladığı skorlara bakarsak izleyici farklı bir mecrada ısınabileceği hikayeler de arıyor... Mart ayının ilk haftası vizyona girecek olan “Yeni Dünya” işte böyle bir hikaye. Başrolleri Erkan Petekkaya, Şükran Ovalı ve Türkiye’nin ilk down sendromlu çocuk oyuncusu Soner Erzincan paylaşıyor... Filmde, o hepimizin genleriyle oynayan köyden kente göç hikayesinin trajik toplam raporu işleniyor. Down sendromlu bir çocuk ve onun engelli babasının gözünden köyden kente gelişte yaşanan travmanın fazlasıyla gerçekçi bir dille işlendiğini görüyoruz. Daha doğrusu ben öyle gördüm... Bu film için bir ay boyunca ayağına ağırlık koyarak aksak bir adamın psikolojisini ezber eden ayrıca on küsur kilo vererek “göçün karanlık yüzünü” perdeye taşıyan Erkan Petekkaya’nın performansının yanında Soner Erzincan isimli genç oyuncunun “aklın sınırlarını zorlayan” öyküsü de hikayeye girenin yüzünde tokat gibi patlıyor... “Yeni Dünya” isimli sinema filmi belki TV ekranında 100 bölüm oynayarak gerçekliğini tamamen yitirebilecek güçlü bir hikayenin özeti ve sinemanın sarsıcı diliyle meseleyi 12’den vuruyor... Caner Erzincan’ın çektiği bu filmi şimdiden bir kenara not edin. Hakikaten gişeye değil insana oynayan müstesna işlerden biri olarak tarihe geçecek!

Yandex.Metrica