İki milyon memur uyardı

Memur dünkü uyarı greviyle son 20 yılın en geniş katılımlı eylemine imza attı

İki milyon memur uyardı

ÜLKE ÇAPINDA HAYAT DURDU

Toplu sözleşme ve grev hakkı tanınmadığı için, yıllardır hükümetle ‘toplu görüşme’ masasına oturmak zorunda kalan memurlar, son toplu görüşmelerde zam dahil hiçbir talepleri dikkate alınmayınca harekete geçti. Hükümetin 2010’da memura yüzde 2.5 artı 2.5 zam yapma kararını bütçe tasarısına da taşımasının ardından, yüzbinlerce memur dün ‘uyarı grevi’ gerçekleştirdi. Gece yarısı trenlerin durdurulmasıyla başlayan grev, ülke çapında hayatı felç etti. Ulaşımdan sağlık ve eğitime tüm hizmetler durdu.

EVREN: BU SADECE BAŞLANGIÇ

Grevdeki memur dün meydanlara da çıktı. İşçi sendikaları ile mimar, mühendis ve tabip odalarının da desteği sonucu, 2 milyona yakın çalışan son 20 yılın en geniş katılımlı eylemlerini gerçekleştirdi. KESK Başkanı Sami Evren, “25 Kasım bir başlangıçtır. Bu eylemin dikkate alınmaması, işçilerle birlikte çok daha büyük grevlerin habercisi olacaktır” dedi. Greve, toplu görüşme masasının bu yılki temsilcisi Memur-Sen destek vermedi. Ancak Evren, Memur-Sen üyelerinin de greve katıldığını belirtti.

AYIPLI DEMOKRASİDE AÇILIM OLMAZ

KESK Başkanı Sami Evren, İstanbul Beyazıt Meydanı’nda yaptığı konuşmada, memuru grev noktasına getirenin siyasi irade olduğunu söyledi. Bütçeye işsizlikle nasıl mücadele edileceğine ilişkin tek bir cümlenin bile konulmadığını belirten Sami Evren, “İstihdamsız büyüme hedefleniyor” dedi. Dört yılda bir seçim yaparak demokratik olunamayacağını belirten Evren, “Türkiye’nin ayıplı demokrasiyi geride bırakması, toplu pazarlığı tanıması gerekir. Çalışma yaşamı demokratikleştirilmeden, ‘açılım’ yapılamaz” diye konuştu.

AK PARTİ'DEN TEPKİ GELDİ

Bu arada hükümetten memur grevine ilişkin tek açıklama Ak Parti’nin Tanıtım ve Medya’dan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’ten geldi. Çelik uyarı grevini eleştirerek şöyle konuştu: “Bir sitemleri varsa, nazları varsa bize yapabilirler. Biz onların hükümetiyiz. Ancak kamu çalışanları vatandaşın günlük hayatını ızdıraba dönüştürme hakkına sahip değildir. Trenlerin çalışmasını engellemek, sağlık kurumlarında bazı girişimlerde bulunmak, kamu sendikacılığı anlayışıyla bağdaşmıyor.”