Candaş Tolga Işık

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170731.candaş_tolga_ışık_25.png

İkinci darbe girişimi

Salı, 27 Eylül 2016 - 16:00

İlk önce İslamcı yazar Fatih Tezcan ardından da Öcalan’ın sorgusunu yapan Albay Atilla Uğur’un dile getirdiği ikinci bir darbe girişimi ihtimali şu sıralar yine Türkiye’nin gündeminde...


Peki, sahiden böyle bir ihtimal var mı? FETÖ’yü sıradan bir terör örgütü görüp özellikle 15 Temmuz sonrası yürüyen “temizlik” sürecine bakarak “Bu iş bitti, belleri kırıldı” demek mümkün. Ancak resme biraz daha dışarıdan bakılırsa meselenin ne 15 Temmuz’dan ne de FETÖ’ den ibaret olduğu görünüyor. Mesele ne mi? Mesele esasen şu: Suriye ve Irak’tan sonra Türkiye’yi de bölmek. Parçalamak. Bölgede halen güçlü bir aktör olan ve uluslararası güçlerin bu coğrafyada istedikleri gibi at oynatmalarına izin vermeyen Türkiye’yi etkisiz kılmak. 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi bu planın bir parçasıydı. Başaramadılar. Fakat vazgeçmeyecekleri çok açık. Hedef belli: Türkiye’ye diz çöktürmek. Bunu ikinci bir askeri darbe girişimiyle mi yaparlar yoksa başka alçak tuzaklar mı kurarlar, orası şüpheli. 15 Temmuz benzeri ikinci bir askeri kalkışma ihtimali hiçbir zaman “ihtimal dışı” değil. Ancak Türkiye’ye diz çöktürme operasyonunda en az ikinci bir askeri kalkışma kadar dikkatli olmamız gereken başka tehditler de var.


O tehditler ne mi? Uluslararası finans “mafyası” marifetiyle Türkiye’yi hedef alan bir ekonomik darbe girişimi ihtimali son derece ciddiye alınmalıdır. Aynı şekilde FETÖ, PKK, DEAŞ başta olmak üzere Türkiye’de faal terör örgütleri marifetiyle toplumun fay hatlarını tetikleyerek, bir iç savaş ortamı yaratma senaryosu da göz ardı edilmemelidir. Geldiğimiz noktada Türkiye karşısında bir terör konsorsiyumu kurulduğunu görmek zorundayız.


Gözümüzü kulağımızı kışlalardan çekecek değiliz elbet. Ama darbeyi kışladan beklerken başka bir yerden vurmalarına da izin vermemeliyiz. Ve hepsinden daha önemlisi şunu bir an olsun bile aklımızdan çıkarmamalıyız: Türk halkının bu hainler ordusu karşısında en büyük destekçisi birlik ve beraberlik duygusudur. Çare belli: Bütün ayrılıkları, anlaşmazlıkları, farklılıkları bir kenara bırakıp Yenikapı Ruhu’na dört elle sarılmak...