İlk bölümden ne olacağı belli olanlar!

a
a
Perşembe, 23 Eylül 2010 - 05:00

Eski ya da yeni dizilerin bu sezonki ilk bölümlerinden edindiğim izlenimler var. Hatta bir sıralama diyelim buna. İlk sıralama demek en doğrusu. İlkin günahı olmaz hem... Bu yılın ağlatacak dizisi; Öyle Bir Geçer Zaman ki (Kanal D) olacak. Bu yılın güldürecek dizisi; Deli Saraylı (Show TV) olacak... Bu yılın adamı yerine mıhlayacak dizisi Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi (Star TV) olacak. Bu yılın düş kırıklığı yaratan dizisi Lale Devri (Show TV) olacak.

[[HAFTAYA]]

Bu yılın en çok konuşulan dizisi Fatmagül’ün Suçu Ne? (Kanal D) olacak... Bu yılın olsa da olur olmasa da diye düşündürecek dizisi de Aşk Bir Hayal olacak ki (atv), hakkında edilen bir kelime bile duymadım hâlâ...

Aman RTÜK görmesin!

Türk Malı’ndaki (Show TV) tişörtler çok dikkat çekici. Geçen bölümde de bir tanesinin üstünde Aşkpirin yazıyordu. Malum Aspirin’den uyarlama... Benim ilgimi çekmedi ama bir doktor dostumun çekmiş, uyardı. Dolaylı ya da açık ilaç reklamının kesinlikle yasak olduğunu biliyoruz ekranlarda. Sadece bilgi amaçlı bile olsa ürün adı telaffuz ettiğinizde ateşe düşüyorsunuz... Aman diyorum, böyle ayrıntılara dikkat. Avrupa Yakası’nda giydiği tişörtler yüzünden Ata Demirer’in başına gelenleri unutmuş değilim. Aynı gadre uğramasını istemem Türk Malı’nın da...

3 boyutlu belgesel

Önceki akşam Türkiye’nin ilk üç boyutlu belgeselinin kutlama yemeği için İz TV ekibiyle bir araya geldik. Belgesel diyorum, ilk diyorum, üç boyutlu diyorum... İstanbul, Kapadokya ve memleket denizleri üçgeninde ülkenin çok farklı detaylarını barındıracak bir çalışma bu. İstanbul’u Ayasofya’dan arkeoloji müzesine kadar anlatan, Kapadokya’yı kuş bakışından yer altına kadar gezen, denizlerimizin altındaki büyük kaynağı canlı gibi resmeden bir belgesel... Bitince ülkenin medarı iftiharı olacak, “Türkler bu işi de kıvırmış” diye dudak uçuklatan bir iş izleyeceğimize emin olduğum bir belgesel... Televizyonculuk sadece dizi yayınlamak değil. Kameralı endüstride geldiğimiz son noktayı belgeseller üzerinden izlemenizi rica edeceğim. Dizilerle değil, işlerle övünebilmek adına...

Fox Spor çalışıyor...

Fox TV’de önceki gece bir tavsiye üzerine izlediğimiz Gündem Futbol bende yıllar öncesinin Televole lezzetini bıraktı. Fenerbahçeli Guiza’yla derbi izlemeler, Şükrü Saracoğlu’ndan maç öncesi gizli kamera görüntüleri filan derken ciddi bir emeği gördüm... Şu kadarını söyleyeyim ki, tematik kanallar dışında karınca gibi çalışan Fox Spor servisinin neredeyse hiçbir işinin altı boş değil...

Gündem Futbol biraz daha erken saatte yayınlansa, ertesi günü mesaiye gidecek olan futbolseverin de yüzü gülecek. Benden söylemesi...

O zamanlar o vecizler yoktu efendim!

Hadi itiraf edeyim. Öyle Bir Geçer Zaman ki adlı dizinin (Kanal D) neredeyse her sahnesinde boğazım düğümleniyor. Çocukluğumdan birkaç detay buluyorum belki...

Belki de şimdi hepsi sonsuzluğa yürümüş ailemin o çok özlediğim sıcaklığı gelip sarıyor tam kalbimden beni. Bir şeyler buluyorum kendime ait. Küçük Osman’ın yerine koyuyorum kendimi; belki ben biraz daha suskun bir çocuktum ama Osman kısmen hepimizin çocukluğudur... Oyuncu seçimindeki özen, tarihlerdeki titizlik, diyaloglardaki sarsıcılık filan derken üst üste iki bölüm izlemek bile koymuyor insana. Hele ki normalde küfür nedeniyken bu tekrarlar... Belki bu yüzden toz konsun istemiyorum bu dizinin üstüne.

Belki de bu yüzden Ali Kaptan’ın masadan kalkan annesine “Nereye anne daha karpuz kesecektik” gibi son dönem reklam filmlerinden fırlamış repliği içine etsin istemiyorum duygularımın... Sanat yönetmeninin gösterdiği özeni, diyalogları yazan arkadaşlardan da bekliyorum yani. 1967 yılında kızlar kıyafetleriyle “ortalık yıkmazlardı” çünkü bunu da hatırlatarak!

Boşluk dolana kadar devir biter!

Lale Devri’nde (Show TV) “olmayan” şeyi çözdüm. Dizi bu görkemiyle inceden bir Aşk-ı Memnu havası yaratıyor insanda. Ama buradaki karakterlerin içi boş... Dolması zaman alacak belli ki. Emina Sandal’ın sesini değiştirerek de dolamayacak o boşluk. Ve dolsun diye beklerken dizi kalkıp gidecek hayatımızdan... Bunu istemem ama göreceksiniz; gidecek!