İlk gün korkusu

a
a
Cumartesi, 25 Eylül 2010 - 05:00

Yuvaydı, ilkokuldu, birdi, ikiydi, üçtü derken, Derin 5’inci, Duru ise 2’nci sınıf oldu. 20 Eylül’de sınıfta Derin’le, ardından da Duru’yla başlangıç günü fotoğrafı çekerken yılların nasıl çabuk geçtiğini düşündüm.

2000 yılının Nisan ayında Derin’i ilk kucağıma aldığımda her zaman bebek kalacakmış gibi geliyordu bana. Emzirmeler, alt değiştirmeler, gaz çıkarmalar... Böyle sürüp gidecekmiş gibiydi. Çocukluğumdan beri ‘evcilik kızı’ olmadığım için bu durumdan bayağı muzdariptim.

Bir arkadaşım “Hiç söylenme, keyfini çıkar, bir bakmışsın ilkokula başlamışlar. İlkokuldan sonrası göz açıp kapayıncaya kadar bitecek. Ondan sonra zaten onlar senden yavaş yavaş uzaklaşmaya başlayacaklar” demişti.

Sabret, göz açıp kapayıncaya kadar geçecek

İlk aşamada dedikleri oldu doğrusu! Giydir, soy, yıka, yedir, yatır dönemleri sancılı da olsa bir çırpıda geçip gitti. İlkokula başladığında bana çoook erişilmez geliyordu ki Derin bir anda 5’inci sınıf öğrencisi oluverdi. Bizim ufaklık da 2’nci sınıf oldu. Büyüdüklerini en çok okulun ilk günlerinden anlıyorum artık. İlk gün sancısı tarihe karıştı çünkü. Oysa yuvanın ilk gününde o ürkek, çekingen, yanımdan ayrılmayan, tanımadığı yemeği yemeyen, hatta mümkünse insanlarla göz göze bile gelmek istemeyen çocuklar yok artık.

Çantalarını sırtlarına takıp gidiyorlar okula. Albümdeki ilk gün fotoğraflarının 2000-2001-... diye devam eden düzenli görüntüsü bozulmasın diye, fotoğraf çektirmek için gidiyoruz artık okula. Ve her seferinde derin bir ‘oh’ çekiyor insan bu görüntüye. Bebeklikleri sevimliydi, tamam ama büyümeleri, bağımsız olmaları da sevindiriyor insanı. Çocuğu yuvaya başlayan arkadaşlarımdan göz yaşartan hikayeler dinleyince yazma ihtiyacı hissettim eskileri... Şimdi ben de onlara söylüyorum; “Sabret, göz açıp kapayıncaya geçecek!” Herkese iyi haftalar..