İnanın ısrar edin ve savaşın!

Yurtdışında blogunu 895 bin kişi takip ediyor, tasarımları her yıl ödül alıyor. Dünyanın en pahalı motorlarını o satıyor. TT Custom Choppers'ın kurucusu Tarhan Telli, Türkiye'de kişiye özel motosiklet tasarlayan tek isim

Pazar, 26 Haziran 2011 - 05:00

İnanın ısrar edin ve savaşın!

RÖPORTAJ: Esra Savaş
[email protected]

Tarhan Telli, yüzde yüz Türk malı motosikletleriyle, dünya devleri Ducati, Harley Davidson gibi markalara kafa tutuyor. Dünyada birçok ünlüye özel motosiklet yapan Tarhan Telli, Türkiye’de de Kenan Sofuoğlu, Beyazıt Öztürk, Kenan Doğulu gibi ünlülere ve iş adamlarına motosiklet yapmış. Yaşınız ne olursa olsun Tarhan Telli’nin hikayesinde işinize yarayacak çok şey var!

 Neden kişiye özel tasarım?

Standart beni yansıtmıyor. Hayatımı hep kendimi yansıtacağım şeylerle yaşamaya çalıştım. Bu çocukken de böyleydi. Şimdi de böyle devam ediyor. Kendi kıyafetlerimi de ben yapıyorum. Evimin iç dekorasyonunu da kendim yaptım. İkinci kattan inmek için evi deldim. Aşağı boru ile iniyorum. 

Bu işe nasıl başladınız?

1996’da ailem bana hurdadan bir araba aldı. ‘Kendi kendine ne yapabiliyorsan onu yap’ dediler. Sanayide bir dükkan kiraladım. Arabayı yapmaya başladım. Bittikten sonra çok keyifli oldu. Araba bitti ama benim yaratma duygum hiç bitmedi.

Okulla aranız nasıldı?

Lise hayatım çok başarısız geçti. Çünkü hiperaktiftim. Beyinde insanların bazı çakarları varmış. Altı kere sekizin kaç olduğunu herkes biliyor ben bilemiyorum. Çünkü odaklanamıyorum. Yazdığımda yazdığım yazıyı okuma ihtimaliniz çok düşük. Çarpım tablosunu hiçbir zaman ezberleyemedim. Kitap okuyamam. En son Cin Ali’yi okudum. Üstü okuduğumda altı okumak istiyorum. En son cümleyi okumak istiyorum.

Çok parlak bir öğrenci değildiniz yani?

Evet. Ama hayal gücüm o kadar yüksekti ki sınır tanımazdı. Hala da öyle. Hangi işle uğraşıyorsam hep sınırları zorladım. Mesela spor yapıyordum. Sonuna kadar yaptım. Lisans aldım. Herkes kayak yapıyordu. Ben snowboard yapmaya başladım. O zaman daha Türkiye’de yoktu. Ne yaptıysam sonuna kadar gitmek isterim.

Üniversitede durum nasıldı?

Üniversite hayatım ise çok başarılı geçti. Çünkü istediğim bölümde okudum. Görsel Tasarım Bölümü’nden mezun olduktan sonra, yüksek lisansı California Üniversitesi’nde Visual Design’da yaptım. Aileme dedim ki ben motosiklet yapacağım. Onlar da ‘nasıl yapacaksın, çok zor’ dedi. ‘Bu işe, kendime ve görsel tasarıma inanıyorum’ dedim. Ve ihtisasımı yapmak için California’ya gitmeye karar verdiğimi söyledim. Git dediler ama tatile gittiğimi sandılar. Ben bir sene boyunca Amerika’da sabah, öğle, akşam kesintisiz para vererek çalışan tek Türk’üm. Bana ‘deli Türk’ derlerdi. ‘Evet deliyim’ derdim ben de. Sizin ne yaptığınızı görmek için çalışıyorum. İksiriniz ne? 50 yıldır motosiklet sektörü California’da yaşıyor... Meğer iksir miksir yokmuş.

Motosiklet üretimine ne zaman başladınız?

Türk malı motosiklet üretimine 2005 senesinde başladım.

O günden bugüne gelişim nasıl oldu?

2009 yılında Avrupa’dan Custom Chrome firması tarafından ‘Best Business Performance in Growing Markets’ ödülü alarak çok iyi bir pozisyon elde ettik. 2008 yılında da ‘International Motorcycles Association’ tarafından ‘Master’ unvanı aldık. Benim dışımda dünyada motosiklet üreten sadece 10 tane master var.

Hayalinizin peşinden gitmek zor oldu mu?

Hayatta idealleriniz vardır ve bu doğrultuda yaşarsınız. Benim idealim bir Türk markası yaratmak ve bunu dünyaya kabul ettirmekti. Motorlarımın fiyatı dünyanın en büyük motosiklet firması olan Harley Davidson’ın üç katı. Bir Türk firması Türkiye’de bir motosiklet yapıyor. Bizi satın almaya çok büyük markalar geldi. İlk kataloğumda ön sayfada motorun üstünde Türk bayrağı vardı. ‘Made in Turkey yazma, daha çok satarsın’ dediler. Satmayayım, hiç umurumda değil. Benim Miami’de de mağazam var. İstersem Made in USA de yazabilirdim. Asla böyle bir şey yapmam. Ben Türk’üm. Bununla da gurur duyuyorum. Böyle bir geçmişi, kültürü olan bir ülke daha yok. Tüm dünyada kabul edilen Alman T.Ü.V’ün güvenlik ve sağlamlık testlerinden geçmek için motoru uçağa koyup Almanya’ya götürdük. Orada üç mide kanaması geçirdim. Bir testten kalırsanız bütün testlerden kalmış sayılıyorsunuz. Bu testlerden geçmeniz dünyaya açılmanız demek. 42 testten de geçtim. Büyük bir firmanın sahibi ‘sen deli misin, kaç tane satmayı düşünüyorsun ki, bu testlere giriyorsun’ dedi. ‘Ben kendime inanıyorum. Ben sizin sattığınız motorun üç katına bu motoru satacağım’ dedim. Sonuna kadar da gideceğim. Testi geçtik. Adam yanıma geldi. ‘Tebrik ederim, inşallah on tane satarsınız’ dedi. Ondan üç sene sonra Almanya’da bir fuarda karşılaştık. Benim standıma geldi. ‘İnanamıyorum, seni tebrik etmek istiyorum’ dedi.

Müşterilerle iletişiminiz nasıl?

Müşteriyi anlamak çok önemli. Oturması, kalkması, saçı, kıyafeti, kişiyi yansıtan renkler çok önemli. Sizi siz yapan çok önemli temalar var. Benim bunları öğrenmem, yakalamam için müşteriyle zaman geçirmem gerekiyor. Müşteri diyor ki bana bunu yap. Al sana fotoğrafı. Olay o fotoğraf değil. Çünkü onu görsel olarak beğeniyor. Yani beyninin bir bölümü beğeniyor. Seni yansıtıp yansıtmadığını bilmiyorsun ki. Bunu ancak onunla birlikte zaman geçirerek öğrenebiliriz.

İstediklerinden farklı bir şey çıkıyor mu?

Çok çıkıyor. Yüzde 40’ı istediğinin farklısını yaptırmak zorunda kalıyor. Mesela müşteriyle konuştuğumda, zaman geçirdiğimde aslında eşi ile motora binmeyi hayal eden ama onu söyleyemeyen biri olduğunu görüyorum. Kendini sınırlamış. Konuşmalarımızda bunun farkına vardırıp eşi ile konuşmasını sağlıyorum. Eşinin de bu fikir hoşunda gidiyor ve böylece tek kişilik motor talebi bir anda iki kişiliğe dönüşüyor.

Motosikleti teslim aldıktan sonra tarz değiştirenler oluyor mu?

 Chanel çanta, full makyaj, ayağında yüksek topuklu ayakkabı, erkek de takım elbiseli. Öyle ki; kahve içerken bile kibarlıktan fincanı ucundan tutuyorlar. Bu çift motosiklet bittiğinde ‘Tarhan hadi biz de Monte Carlo’ya motorlarla gelelim’ dedi. Motora binmeye başladıklarında, çok farklı kıyafetlerle motorun tepesinde 3,5 saat geçiren bambaşka insanlara dönüştüler. Bu çok güzel bir şey.

İlginç istekler oluyor mu?

Ünlü bir Rus müşterim vardı. Dedi ki arkadaşıma tablo alacaktım ama bana motor yapar mısın. İlk başta çok ön yargılı baktım. ‘Adam benle dalga geçiyor. Tablo alacağıma motor alacağım diyor’ dedim. Ama bu adamın motor alması senin için çok iyi bir referans dediler. Ben de motoru yaptım. Evine çağırdı. Motor evin girişinde duruyor. Dedi ki bu motoru evin üçüncü katına sokmak istiyorum. ‘Motoru söküp üçüncü kata çıkaramam’ dedim. Duvarı deldirdi, vinçle motoru yatak odasına koydurdu. Bir ay sonra ‘ne olur gel bu motoru indirelim’ dedi. Ben de sıkıldı sandım. Bana ‘artık dayanamıyorum, bu motora binmek için çıldırıyorum dedi’. Motora da daha önce hiç binmemiş. On gün boyunca eğitim verdim. Şu anda başka hiçbir araç kullanmıyor. O motora biniyor, koruması, şoförü de arkasından geliyor. Ne kadar mutlu oldum tahmin edemezsin. Onu sevdirebildiysem ne mutlu bana.

Başka örnekler var mı?

‘Kurukafadan motosiklet yap, onun üzerine bindim mi başka dünyaya gideyim’ diyen, ‘önünde iki arkada bir lastik olsun’ diyenler var. Tabii hepsinin yapılabilir olması ve testten geçmesi lazım. 

Siparişler nasıl?

Türkiye’de talep büyümeye başladı. 2014 yılına kadar doluyuz. Sipariş alamıyorum. Benim en büyük isteğim gençlere örnek olmak.

Sizde özel bir yeri olan motosiklet var mı?

Onur Tahincioğlu için yaptığım motosikletin bende yeri çok farklıdır. 2006 yılında bana ilk inanan insan o oldu. Mat renklerde askeri temalı bir motosiklet istedi. Tasarım 2006’da Las Vegas’ta birinci oldu. 

En pahalı motoru kime sattınız?

En pahalı motoru Riyadlı bir iş adamına yaptık.

Fiyatlar nasıl?

35 bin euro’dan başlıyor. İsteğe göre fiyatlar da değişiyor. Hayal gücüne bağlı. Mesela 6 bin Swarovski taş kullandığımız motor yaptım. Altın jant isteyenler oldu.

Yakın bir zamanda organizasyon var mı?

TT Custom Choppers’ın organizasyonuyla 3 Temmuz’da gerçekleştirilecek olan ‘Europe Run 2011’ var. TT sahipleri olarak motosikletlerimizle Monaco, St. Tropez, Genova, Milano, Portofino’nun da olduğu 10 şehire gidiyoruz. Bizi orada Fashion TV karşılayacak. Discovery Channel belgesel yapacak. 2009 yılında da yapmıştı. Türk Hava Yolları 1 Temmuz’dan itibaren yurtdışı uçuşlarında TT motorlarının tanıtım videosunu koyacak.

Şimdi neyi hayal ediyorsunuz?

Devlet bana dese ki hadi gel motosiklet yap. Havaalanlarına Made in Turkey olarak koyalım. Hiç para istemiyorum. Ben devletime yapacağım. Türk Hava Yolları konseptine on beş tane motor yapıp koyalım. Türk’ün neler yaratabildiğini gösterelim. Benim facebook’ta 11 bin fanım var. Custom King diye bir blogum var. Bu bloguma iki yılda dünyada 895 bin kişi girmiş. Türkiye’de ise daha 3 bini bulamadık. Türkiye’de beni gençlerin tanıması lazım.Yaptıklarımla örnek olmak istiyorum.

( 19.06.2011 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır. )