Candaş Tolga Işık

İnanma ceketim,inanma...

Çarşamba, 10 Mart 2010 - 05:00

Deprem olunca Başbakan’ın Şanlıurfa seyahatini yazamadım.

***

Hava güneşli ve sıcaktı…

Günlerden pazar…

Mavi beyaz çizgili gömlek ve ceketiyle çıktı kürsüye Başbakan…

Herkes çok şaşırdı.

Çünkü böyle havalarda hele bir de günlerden pazarsa ceketi atardı Başbakan...

Yanındakilere sordum…

“Bu havada bu ceket de neyin nesi?” diye

“Sorma” dediler…

“Geçen yerel seçimler öncesi yine Urfa’dayız. Başbakan kürsüde konuşuyor. Hava o kadar sıcaktı ki bir ara ceketini çıkardı… Konuşması bitince yanındakiler ‘Efendim her zamanki gibi harika konuştunuz. Urfa tamamdır. Ceketinizi aday gösterseniz seçimi kazanır’ dediler. Ankara’ya dönerken bir baktık ki Başbakan’ın ceketi kayıp!”

“Eee…” dedim.

“E si var mı? Dedikleri çıktı! Keramet ceketteymiş. Başbakan’ın ceketi gidince Urfa da elden gitti. Seçimi kaybettik! Malum seneye yine seçim var. ‘Birileri yine ceketimi araklayıp seçim kazanmasın’ diye temkinli davranıyor şimdi Başbakan!”

Adamcağız tam sözünü bitirmişti ki…

Bir anons duyuldu…

***

“Sıradaki şarkı Urfa Belediye Başkanı Ahmet Fakıbaba’dan Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan için geliyor…”

Tanrı bütün kullara rızkını dağıtırken

Kimi sırtüstü yatar kimi boşta gezerken

Kul Ahmet erken kalkar haydi ya nasip derdi

Kimseler anlamazdı ya nasip ne demekti

Kul Ahmet bir gün bir ceket diktirdi

Mahalleye dert oldu kul Ahmet'in ceketi

Herkes gömlek giyerken  Ahmet ceket giyerdi

Konu komşuya dert oldu kul Ahmet'in ceketi

Mahalleli kahvede muhabbet peşindeyken

Leylekler lak lak edip peynir gemisi yüklerken

Bir gün bir yoksul öldü...

Ama bir kefen parası bulamadı mahalleli

Kul Ahmet dedi yalan dünya çıkardı ceketini

Örttü garibin üstüne kaldırdı cenazeyi

Sonunda herkes anladı ya nasip ya kısmeti...

İbreti âlem oldu Ahmet beyin ceketi…

Meğer cekette değilmiş keramet!