İnci'nin profiterolü tarihe karışıyor

a
a
Pazar, 19 Eylül 2010 - 05:00


İnci'nin profiterolü tarihe karışıyor

Profiterolü, içi krema dolu hamurdan topların üzerine bol çikolata sosu gezdirilerek servis edilen bir tatlı olarak tarif edebiliriz... “İstanbul’un en meşhur profiterolü nerededir?” diye sorulursa da hemen herkesin aklına Beyoğlu İstiklal Caddesi’ndeki meşhur İnci Pastanesi gelecektir... 1944’te Arnavut Luka Zigori’nin kurduğu İnci Pastanesi’ni uzun yıllardır işleten Musa Ateş ve İnci’nin müşterileri olan İstanbullular bugünlerde çok üzgün. Çünkü pastanenin yer aldığı Cercle d’Orient (Serkldoryan diye okunuyor, Türkçesi Şark Kulübü) binası tamamen yıkılacak. Eğer bu yıkım gerçekleşirse Beyoğlu’nun efsane bir adresi daha tarih olacak...

Merve Özaytekin

mozaytekin@posta.com.tr

Cercle d’Orient binasında bulunuyor

İnci Pastanesi’nin bulunduğu Cercle d’Orient binası İstiklal Caddesi ve Yeşilçam Sokak’ın köşesinde. Ermeni Abraham Paşa buraya bir bina yaptırmak isteyince 1880’li yıllarda Fransız asıllı Levanten mimar Alexandre Vallaury ile anlaşmış. Bugün Caddebostan’da bulunan ‘Büyük Kulüp’ o yıllarda Cercle d’Orient adıyla bilinirmiş. Osmanlı’nın Enver, Talat ve Damat Ferid gibi ün yapmış paşaları, şehrin ileri gelenleri ve gayrimüslimler kulübün üyesiymiş. Cumhuriyet’in ilanından sonra kulübün adı ‘Büyük Kulüp’ olarak değiştirilmiş...

1944’ten beri...

İnci Pastanesi uzun yıllardır Musa Ateş’e emanet. O bu işi pastanın ustası Luka Zigori’den öğrenmiş. Daha 12 yaşındayken Luka Usta ile çalışmaya başlamış. Çok çalışkan Luka Usta 1940’larda biriktirdiği 40 bin TL’yi (1 dolar o yıllarda 38 kuruşmuş) hava parası olarak verip 1944’te Cercle d’Orient binasındaki ilk pastanesi ‘İnci’yi açmış. 50 yıldır pastanede çalışan Musa Ateş “Ben öğrenciyken Luka Usta’dan iş istedim, beni ‘Öğrenciye iş vermem’ diyerek geri çevirdi. Ama sonra da çağırıp işi öğretti. Her zaman ‘Pastacılık sanattır. Sanat altın bileziktir’ derdi” diye o yılları anlatıyor. “İnci’nin profiterolü dünyada tek, Uludağ pastalarının ve paskalya çöreğinin ise üstüne yok” diye de eklemeden edemiyor.

‘İstanbullular için büyük kayıp’

İnci Pastanesi’nin işletmecisi, çalışanları ve çevrede durumu bilenler, İstanbullu’nun elinde kalan son tarihi kalelerden biri daha yıkılacağı için çok üzgün. İşletmeci Musa Bey yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Biz dükkanı tarihi yapısını bozmadan, geleneklerine bağlı kalarak yürüttük. Tarihi bir yerde var olmanın sorumluluğunu hep taşıdık. Yılların eskitemediği Emek Sineması, İnci Pastanesi bu binanın vazgeçilmezleri. Her gün burayı binlerce kişi ziyaret ediyor. Amerika’dan Avrupa’dan sipariş alıyoruz. İnci Pastanesi’nin kapanması ülkenin kaybetmesi demek. Bize yıkılacağı söylendi ama bilgi verilmedi. Mimarlar Odası ‘Emek Sineması’nın olduğu bina tarihidir. Biz onu yıktırmayacağız dediler, dava açtılar. Cercle d’Orient’ın yıkılmasını istemeyen kiracılar olarak bizler de destek verdik ama şimdilik bir gelişme yok. Söylentiye bakılırsa binayı alanlar bugünün en kuvvetli gruplarından (Kamer İnşaat). 5- 6 kiracı dışında herkes onlarla anlaştı. Biz kiracılara binanın yenileneceği söylenmişti. Bu durum bizi çok memnun eder, ama yıkılmasına gönlümüz razı değil. Yıkılırsa biz tekrar İnci’yi açmayacağız. Hepimizin gençliği, çocukluğu da böylece elden gidecek. İnci’nin tarihin tozlu sayfaları arasına konulmasını istemiyoruz. Bu İstanbullular için büyük bir kayıp” diyor. İnci Pastanesi için hala ümit var mı bilmiyoruz ama yıkılırsa gelecek nesillere bu tarihi adresin ve lezzetin sadece fotoğraflardan veya anılardan aktarılacak olması çok yazık...