İntihar mı cinayet mi?

Bugün, Hollywood'u sarsan ünlü aktrist Marilyn Monroe'nun ölüm yıldönümü. Asıl adı Norma Jeane Mortenson olan Monroe, 5 Ağustos 1962 günü, yatak odasında ölü bulunmuştu

İntihar mı cinayet mi?

20. yüzyılın seks ikonlarından olan Marilyn Monroe, kayıtlara göre aşırı dozda sakinleştirici alarak intihar etti. Ancak ölümünün ardındaki sır perdesi tam olarak çözülebilmiş değil. Bazıları CIA’in onu öldürdüğünü iddia ederken, bir kanıya göre de doktorlarının ihmali sonucu, kaza eseri öldü.

Peki Marilyn Monroe gerçekte nasıl ve neden öldü? İntihar mı etti yoksa öldürüldü mü? İşte bugüne dek ölümüyle ilgili ortaya atılan teoriler ve gerçekler…

1. Marilyn Monroe intihar etti

Marilyn Monroe, 5 Ağustos 1962'de Los Angeles'daki evinin yatak odasında ölü bulundu. O sırada 36 yaşındaydı. Monroe’nun komşuları ve bazı görgü tanıkları, gizlice bir ambülansa bindirildiğini ve birkaç saat sonra evine tekrar getirildiğini söylüyor. Bu esnada kimliği belirsiz kişilerin Monroe’nun evine girip bazı eşyaları aldığı da iddialar arasında. Zira Monroe’nun bir intihar mektubu bulunamadığı, günlüğü de dahil olmak üzere bazı özel eşyalarının kayıp olduğu, evin kahyası Eunice Murray tarafından da doğrulandı. Her ne olursa olsun, otopsi sonucunda ölüm sebebi “yüksek dozda Barbitürat alımı” (sakinleştirici ve uyku ilacı) ve “muhtemel intihar” olarak kayıtlara geçti.

Ancak bu noktada kafaları karıştıran bazı bulgular da var. Polisler 5 ağustos ünü sabaha karşı Monroe’nun evine geldiklerinde, onu çırılçıplak ve bir kutu sakinleştiriciyle yan yana buldular. Raporlara göre yüzükoyun, yüzü bir yastığa gömülü şekilde yatıyordu. Kolları vücudunun iki yanında hareketsiz şekilde duruyordu ve bacakları dümdüzdü. Soruşturmayı yapanlar, Monroe’nun birisi tarafından bu halde yatırıldığını düşünüyor. Zira aşırı dozda ilaç almak, bacaklarda kramp oluşmasına ve kusmaya sebep olur. Monroe’nun vücudunda ise bu tip bir bulguya rastlanmamıştı.



2. CIA Monroe’yu öldürdü, ölümüne intihar süsü verdi

Marilyn Monroe’nun ABD başkanı John F. Kennedy ile aşk yaşadığı, hatta aynı dönemde Kennedy’nin kardeşi Robert (Bobby) ile de ilişkisi bulunuyordu. Öyle ki, Monroe’nun sakinleştiricilerin ve alkolün etkisindeyken direkt olarak Oval Ofis'i aradığı, Kennedy’yle görüşmek için diller döktüğü birkaç kez yazılıp çizilmişti.

1962’de Monroe Madison Square Garden’da “Mutlu Yıllar Bay Başkan” şarkısını söyledikten sonra, söylentiler iyice ayyuka çıktı. Aynı yıl Monroe’nun Kennedy’lerle görüşmeyi durdurması istendi. Monroe ise, yakın çevresine kardeşlerin ona yaşattığı acıları ödeteceğini, hatta “onları ifşa edeceğini” söylemeye başladı.

Bir komplo teorisine göre, Monroe ile birlikteliğinin politik kariyerine zarar vereceğini düşünen Kennedy, CIA’deki bir birime, bu olayı “halletmesi” konusunda emir vermişti. CIA de, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı herkesçe bilinen, uzun zamandır depresyonda ve dengesiz durumda olan Monroe’ya yüksek dozda ilaç vererek, onu intihar etmiş gibi gösterdi.



3. John F. Kennedy’nin kardeşi Bobby onu öldürdü

2013 yılında ortaya çıkan belgelere göre, Marilyn Monroe’yu sürekli takip eden, Hollywood’un ünlü özel dedektiflerinden Fred Otash, öldüğü gece neler olduğunu biliyordu. 1992’de ölen Otash’in günlükleri, 2013 yılında kızı tarafından bulundu ve pek çok gazetede manşet oldu. Monroe’nun evine dinleme cihazları yerleştiren Otash, günlüğüne “Marilyn Monroe’nun ölümünü dinledim” şeklinde not düşmüştü. Kennedy taraftarları Otash’i “yatak odalarını dinleyen bir sapık” olarak görüp onunla alay ederken, magazin basını günlükte yazanları “Kennedy ve Monroe kesinlikle bir ilişki yaşıyordu” olarak yorumladı.

Otash’in günlüklerine göre, Monroe öldüğü gece hem Başkan Kennedy ile, hem de kardeşi Bobby ile büyük bir kavga yaşamış, kardeşlerin kendisini “Bir et parçası gibi oradan oraya savurduğunu” yazmıştı. Günlükteki notlarda “Monroe çığlık çığlığa bağırıyordu ve kardeşler onu susturmaya çalışıyordu. Kadının yatak odasındalardı ve Bobby bir yastığı yüzüne bastırıp, komşular duymasın diye onu susturmaya çalıştı. Sonunda sesi kesildi ve Bobby de oradan bir an önce çıkmanın yollarını aradı.” yazıyor. Otash, kısa bir süre sonra, Monroe’nun ölüm saatinin yaklaşık olarak bu kayıtları yaptığı saatler olduğunu öğrenmiş.



4. Doktorları onu yanlışlıkla öldürdü

Bir başka teoriye göre Monroe’nun ölüm sebebi doktorları. O sıralar 3. Kocası Joe DiMaggio’yla ayrılık arefesinde olan ve ağır bir depresyon yaşayan Monroe, terapistlerinin tavsiyesiyle güçlü sakinleştirici ilaçlar kullanıyordu. Nembutal adlı sakinleştirici ilaca bağımlılığının azalması için doktorları ona kloral hidrat da yazmıştı. Bu yüzden Monroe’nun elindeki sakinleştiricileri karıştırdığı ve ilaçlardan zehirlenerek ölmüş olabileceği de iddialar arasında. Bir başka iddia da doktorların, ilaçların bir arada kullanılmasının ölümcül sonuçları olabileceğini bilmediği ve bu yüzden yanlışlıkla onun ölümüne sebep olmuş olabileceği şeklinde.

4