iPad Air'in içinde ne var?

iPad Air'i piyasanın en iyi tabletlerinden biri yapan özelliklere yakından bakıyoruz!

iPad Air'in içinde ne var?

Yapılan pek çok incelemeye göre, iPad Air, Apple'ın beşinci jenerasyon tablet ürünü, herhangi bir tabletin mükemmelliğe en çok yaklaşabileceği ürün olarak gösteriliyor. Bu mükemmel beş yıldızlık alet ise, yıllar boyu süren tasarım süreci ile teknolojik yenilemeler ve geliştirmeler sonucu ortaya çıkmış durumda.

Bu gelişmeleri ise, adım adım takip etmek mümkün: Biraz daha fazla piksel şuraya, ekstra megahertz buraya, daha hızlı Wi-Fi, daha etkili Bluetooth ve benzerleri... Bütün bunlar kağıt üzerinde gayet güzel gözüküyorlar. Peki gerçek dünyada bu özelliklerin anlamı nedir? Bu yazı boyunca, iPad Air'in özelliklerini inceleyeceğiz.

iPad Air'i en uygun şartlarda satın almak için tıklayın...


Ekran

iPad Air modeli, 9.7 inçlik ekranı ile 2010 yılında ilk olarak piyasaya çıkan orijinal iPad'in boyutlarını koruyor. Ancak, bu ekranın içerisinde bulunan teknoloji, orijinal iPad'ten itibaren oldukça gelişmiş durumda. Ekranın LCD paneli, artık HD'nin 2048x1536 piksel çözünürlüğünden daha yüksek bir çözünürlüğe sahip ve Apple bu ekran çözünürlüğünü Retina Display olay adlandırıyor.

Temel olarak bakılır ise, Retina Display adı, süper yüksek çözünürlüklü ekran anlamına gelen bir marketing adından çok farklı değil. Yani bu ismi belirli bir teknolojik standarda yerleştirmek çok mümkün değil. iPhone insan gözünün kol uzaklığında algılayabileceğinden daha fazla piksel yoğunluğuna (inç başına piksel veya PPI) sahip durumda. iPad Air bu noktada geri düşüyor ancak, 50 inç ekrana sahip bir HD televizyonun sahip olduğunun iki katı pikseli bulunmakta.

Ayrıca, PPI her şey demek değil. Parlaklık gibi diğer özellikler de önemli bir yere sahipler. iPad Air, 426 nit'e ulaşabilmekte ki bu sayı, günümüzde mevcut olan tabletlerin arasında ilk üçe girmekte. Bu durum da bir güç koruyucu olarak çalışıyor. DisplayMate'in testlerinde belirttiğine göre, iPad Air'in ekranı IGZO LCD arka düzlemeye sahip ki bu arka düzlem, daha önceki Retina Display'lerde kullanılan "the-Si amorphous Silicon LCD"lere göre %57 daha etkili durumda.

Diğer testlerde gözüktüğüne göre ise, iPad Air gün ışığında daha önceleri olduğundan daha iyi ve sadece %6,5 yansımaya sahip ve renkleri neredeyse "tamamen" kesin bir şekilde gösterebiliyor. Bunun sonucu da, neredeyse yaşayan, parlak ve canlı bir ekranın yanı sıra, güneş ışında da kullanabileceğiniz ve sadece birkaç saat içerisinde sizi terk etmeyen bir tablet oluyor.


Grafik ve İşlemci

iPad Air, IMG'nin PowerVR G6430 GPU ürününü kullanmakta ki aynı ürünü  iPhone 5S'in içerisinde de görebiliyoruz. Söylelene göre, sadece bu fark ile iPad 4'e göre %40-70 arasında bir performans gelişimi ile karşılaşılabiliyor. Buradaki en büyük avantaj ise Apple tabletlerde HD oyun oynamayı sevenleri karşılıyor. "Frame rate"leri güçlendiriliyor, görseller daha yumuşak ve enerji tüketimi daha düşük, böylelikle de daha uzun süre oyun oynamanız mümkün oluyor.

iPad Air, ayrıca OpenGL ES 3.0 sürümünü kullanmakta. Böylelikle de iPad sahipleri, normalde konsollar ve PC oyunları için ayrılmış olan grafikler ve görsel etkiler ile karşılaşabiliyorlar. Tabii ki bu konuda 64-bit Apple A7 çipleri de yardım etmiyor değil.

Apple, işlemci saat hızları hakkındaki ayrıntıları açıklamıyor ancak, iPad Air'in içerisindeki Apple A7 64-bit işlemcilerin ARM V8 Cortex mimarisi üzerine kurulmuş, iki çekirdek sahibi ve 1.4 GHz hızına sahip olduğu düşünülüyor. AnAnTech'in testlerine göre, performans hızı iPad 4'e göre %80 daha yüksek durumda.

Bilgisayar seviyesindeki bu 64-bit çipin yarattığı fark, iPad Air'de iPhone 5S'ten çok daha belirgin bir durumda. En temel seviyede bakıldığında, çoklu görevler daha hızlı, performans daha yumuşak ama bu çipin yarattığı en büyük avantaj 3D modelleme, tasarım, fotoğraf ve video düzenlemesi ile müzik yapımı gibi yaratıcı endüstrilerde gözüküyor. Bu çip ile beraber, iPad Air üzerinde GarageBand ile 32 parça yaratmak mümkün oluyor.

Ancak, iPad Air'in sınırlı hafızası (1 GB RAM) yüzünden çipin potansiyelinin sadece bir kısmını görebiliyoruz. Söylentisi dolaşmaya başlamış olan iPad Air 2 gibi gelecek modellerde yer alacak olan arttırılmış hafıza ile, Apple'ın tabletinin gerçek anlamda bir PC yerini tutması mümkün olabilir.

iPad Air'i en uygun şartlarda satın almak için tıklayın...


Hareket

A7 işlemcinin yanında, tabletin daha etkili bir şekilde çalışmasını sağlayan ekstra bir işlemci daha bulunmakta. Bu ekstra işlemci, M7 "hareket eş-işlemcisi" olarak adlandırılmakta. Bu işlemci, asıl üniteden ayrı olarak çalışmakta ve iPad'in pusulası, ivmeölçeri, üç eksenli denge çarkı gibi parçalarından daha etkili bir şekilde toplayarak, Nike+ Move gibi fitness uygulamalarını besliyor.

M7, amacı için özel olarak üretildiğinden dolayı, A7'nin aynı işlemler için isteyeceğinden çok daha az kaynak kullanıyor. Bu da, pil ömrünün uzaması anlamına geliyor.

Az önce de söylendiği gibi, iPad Air hem ivmeölçere hem de üç eksenli denge çarkına sahip. İvmeölçer, ivme gücü, yönü ve hareket hızı gibi verileri belirtirken, üç eksenli denge çarkı belirli bir eksen üzerindeki dönüşü hesaplıyor.

Bu iki parça, iPad Air içerisinde mükemmele yakın bir uyum içerisinde çalışıyorlar. Bir yarış oyununda bir yöne dönmek için tabletinizi bir yöne doğru yatırdığınızda ya da geniş ekran moduna geçmek için aletinizi yan yatırdığınızda, çalışanlar işte bu denge çarkı ve ivmeölçer.


Hafıza

Apple, Mac bilgisayarlarının aksine iPad'lerinde ne miktarda RAM bulunduğunu belirtmiyor. Yapılan testler, tablette sadece 1GB DDR3 RAM olduğunu gösteriyor ki bu, 3GB RAM sunan bazı Android tabletin çok altında yer alıyor.

Bu durum da, pek çok kullanıcı için düşük hafızadan kaynaklı sorunlara yol açabiliyor. Ürünün içerisinde yer alan RAM, işlemci ile beraber çalışarak kullanıcıların daha fazla işlemi aynı anda yapmalarına imkan tanıyor. Genel düşünce ise, daha fazla uygulama 64-bit işlemciden faydalanmaya başladıkça Apple'ın tabletlerin sahip olduğu RAM miktarını arttırması gerektiği yönünde.


Bağlantı Yöntemleri

Apple iPad Air, çift Wi-Fi anteni ve birden fazla verinin aynı anda yüklenebilmesini sağlayan bir teknoloji olan MIMO uyumluluğuna sahip durumda. Teorik olarak, bu iki teknoloji beraber kullanıldığında, teorik yükleme hızı iki katına çıkarak 300Mbps'ye yükselebilmekte ancak bu hıza sahip geniş bant bağlantıları halen oldukça nadir durumda.

Her halükarda, bu bağlantı gücünün anlamı, dosya paylaşımı, film izleme, uygulama indirme ve benzeri pek çok aktivitenin biraz daha hızlı yapılabileceği anlamına geliyor. Mobil veya telefon verileri anlamında ise, iPad Air ile 2G, 3G ve daha önemlisi 100Mbps hızına ulaşabilen 4G LTE ağlarını kullanabiliyor.

Bluetooth ve AirPlay Bağlantısı

iPad Air'in içerisinde, pek çok farklı bağlantı teknolojisi bulunmakta. Bu bağlantı seçenekleri ile de çevrenizdeki diğer araçlar ile rahatlıkla bağlanmanız mümkün oluyor. Tablet, en yeni jenerasyon düşük enerjili Bluetooth bağlantısına sahip durumda. Bu bağlantının en önemli özelliği ise, kullanıcıların Bluetooth sahibi hoparlörlere, fitness kol bantlarına veri aktarmanızı veya Bluetooth klavyenize, iPad Air'in pil ömrünü yok etmeden daha uzun süre bağlı kalabilmenizi sağlaması.

Apple, aynı zamanda AirPlay teknolojisini de kullanmakta. Bu teknoloji ile de, Wi-Fi üzerinden diğer cihazlara medya gönderebilmeniz mümkün. Bir Apple TV ürününe sahipseniz, Wi-Fi aracılığı ile iPad ekranınızı ve sesleri televizyonunuza aktarabiliyorsunuz. Ayrıca, AirPlay kullanan pek çok hoparlör de bulunmakta.


Pil ve Şarj

iPad Air'in pili, daha önceki ürünlere göre daha ufak, bu yüzden de Apple'ın tableti daha ince ve hafif olarak üretmesi mümkün olmuş. Ancak, A7 ve M7 işlemcilerinden enerji verimi ile IGZO LGC arka düzlem tarafından sunulan düşük gereksinim internette gezerken, video izlerken veya müzik dinlerken pil ömrünün 10 saate kadar uzamasını sağlıyor.

Ayrıca, bataryanın küçük olması, daha düşük şarj zamanı anlamına geliyor. iPad Air'in tamamen şarj olma süresi 4.1 saat sürüyor. Bu zaman dilimi, iPad 4 için 5.7 saate kadar uzayabiliyordu. Şarj işlemi ise, Apple'ın eski yönteme göre %80 daha küçük olan yeni bağlantı yöntemi USB-to-Lightning kablosu ile sağlanıyor. Ancak, Lightning teknolojisi daha yeni olan USB 3 veya Thunderbolt yerine USB 2.0 teknolojisini kullanıyor. Bunun anlamı da, veri aktarımının olabileceğinden daha yavaş olması...


Kamera

Apple, iPad Air'in arka kamerası üzerinde, en son iPhone modellerine göre çok daha az odaklanmış durumda. Neredeyse 10 inç boyutlarındaki bir ürün ile fotoğraf çekmenin veya video kaydı yapmanın rahatsızlığı düşünülür ise, bu durum pek de şaşırtıcı olmuyor. Ancak, kamera ile halen oldukça kaliteli fotoğrafların çekilmesi mümkün.

Apple, iPad 4'te kullandığı algılayıcının aynısını iPad Air'de de kullanmış durumda. Kamera, bugünün standartlarında oldukça mütevazi sayılabilecek 5 MP değerine ve f 2.4 aralığına sahip iken, 3.3mm geniş odak uzunluğunu da bünyesinde bulundurmakta. Çekimler, düşük ışık altında bir miktar kalite kaybetmekteler ama bunun beklenilmeyen bir şey olduğunu söylemek çok doğru olmaz. Ayrıca, 1080p HD kalitesinde video çekimi yapmak mümkün; yani televizyonunuzda rahatlıkla izleyebileceğiniz bir video elinize geçiyor.

Ancak, kamera konusunda asıl etkileyici olan, 1.2 MP ve ailenizle rahat bir konferans imkanı tanıyan 720p video çekim seçeneği sunan ön kamera oluyor. Ayrıca, garip de olsa gayet iyi bir selfie çekme imkanı tanıyor. Apple, bu kamera modüllerini sadece 7.5 mm derinliğinde olan bir tablete sığdırmak adına oldukça etkili bir işlem başarmış durumda...

iPad Air'i en uygun şartlarda satın almak için tıklayın...

Resimlerle: iPhone ve iPad için en gereksiz 13 aksesuar!

Kaynak: CHIP Online